02 Mayıs 2010 Pazar
Aziz Kedi
Aziz Kedi azizkedi@gmail.com
Endirekt Serbest Vuruş

DÜRÜST, TARAFSIZ, AHLAKSIZ HABER: ZAYTUNG!

02.05.2010



Almanca gazete anlamına gelen ‘zeitung’ sözcüğünden türeyen Zaytung hareketi, internette fırtına estiriyor. Bu sitede haberler, son paragrafa kadar gerçekle   örtüşüyor. Ama o noktadan itibaren yazıların gerçek olmadığı anlaşılsın diye cıvıtmaya başlanıyor. Bu hareketin yaratıcılarıyla konuştum


Bundan dört ay kadar önce Zaytung’la karşılaşınca,  -içeriğin çok komik olması bir yana- Türk ve dünya medyasına getirilen sağlam bir eleştiri sergilendiği için pek heyecanlanmıştım. Sonra sitenin sahibi ve editörleri komple arkadaşım çıktı, daha da şaşırdım. Gizli kapaklı başlayan Zaytung hareketi, bugün günde 200 bin ziyaretçi ağırlayan bir referans kaynağına dönüştü. Önümüzdeki günlerde daha da büyüyecekler. Zaytung’un mimarı Hakan Bil ve editörlerinden Anıl ile röportaj ettim. İstedim ki enformasyondan dezenformasyona savrulan biz zavallı okurlar, Zaytung’u daha yakından tanımış olalım. Dikkat! site sahibi ve yazarları isimleri ve suretlerinin bilinmesini kesinlikle istemiyorlar. Çünkü sakata gelmek, hiç bu kadar kolay olmamıştı :)



Yaptığın (ız) işin ne kadar önemli olduğunun farkında mısın?
Hakan Bil: Mümkün mertebe olmamaya çalışıyorum. Öyle bir önem atfedersem ona göre hareket etmek gerekiyor. Lüzumundan fazla ciddiye almak gibi sakıncalı sonuçlar doğurabiliyor.

İletişim teorisyenlerinin dikkat çektiği bir yöne doğru gidiyoruz sanki. Yani ‘gerçek’ haberle sizinkiler pek farklı değil? Nasıl oluyor bu?
Hakan Bil: Standart medya dilini kullanırsan yazdığın her şey ciddi bir haber gibi görünüyor, içerik ne olursa olsun. Açıp bir gazete haberini okuyorsun ‘belirtildi’, ‘ifade edildi’, ‘altını çizdi’, ‘vurguladı’ gibi belli başlı kalıplar görüyorsun.

Edilgen çatılı fiil çekiminin, ‘passive voice’in gücü diyebilir miyiz buna?
Anıl: Zaytung haberlerinin, gerçek gazete haberi ile örtüştüğü nokta genelde son paragrafa kadar oluyor. Biz oralarda cıvıtıyoruz artık anlaşılsın gerçek olmadığı diye. Bazen işe yaramıyor.

Haberlerde en çok güldüğüm şey şu: müthiş ince bir siyaseten yanlışlık var, amiyane tabirle küstahlık. O kadar ustaca yapılıyor ki gülüyorsun.
Anıl: Abi sen de biliyosun, biz hep beraber on seneye yakın bi süredir küstahlık yapıyoruz aramızda. Onu site yapınca bu oluyor.
Hakan Bil: O etki, aslında tam olarak okur üzerine yaratmaya çalıştığımız şey. Yani, okuyan bir yandan “Allah belanızı versin” desin, bir yandan da ‘kıh kıh’ gülsün. ‘Ahahaha’ diye değil.

Sitenin tasarımı son derece sakil. Ama hiç dikkat çekmiyor?
Hakan Bil: Ya o biraz siteyi yapan kişi olarak benim, tasarımdan zerrece anlamamamdan kaynaklanıyor. Bunun önemli olduğunu düşünsem, adam gibi bir tasarım da yaptırırdım. Fakat o sakil tasarımın, amatör ruhun bir tezahürü olarak orada kalmasında bir sakınca görmüyorum.
Anıl: Ben tasarımcı değilim! Eğitimciyim :)

Her biriniz çok yeteneklisiniz . Neden internette yer almayı seçtiniz?
Anıl: “Al ayda 10 bin” deseler, hemen giderim.
Hakan Bil: Ben de!

Zaytung ne demek?
Hakan Bil: Zaytung, Almanca ‘zeitung’ sözcüğünün okunuşu abi. O da gazete demek. Daha doğrusu biraz yanlış okunuşu.
Anıl: Bir de kızıyolar ona Almanca bilenler biraz, ‘tsaytung’ gibi okunur diye.

Önünüzdeki örnek The Onion. Onion ücretsiz bir kampus gazetesi olarak yola çıktı ve büyüdü. Sizde böyle hedefler var mı?
Hakan Bil: Evet var. Gelecekte olursa olur. Başladığımda Onion çizgisinde bir şey yapmak istiyordum ben. Elimde öyle video mideo imkanı olmadığı için de tekstten girdim. Sonra işte ortaya içerik olarak bir şeyler çıkmaya başlayınca, iyi kötü bir web sitesi meydana geldi. 

Sen nasıl dahil oldun Anıl?
Anıl: Ben galiba askerdeydim bu başladığında. Sonra döndüm, bir zaman sonra celp geldi Zaytung idari işler yazı bürodan. Gel başla dediler.

KİM?BU?ERSİN ÖZBÜKEY?
Şimdi kadro nasıl?
Hakan Bil: Ben ve beş editör var. Bir kişi hariç hepimiz Ekşi Sözlük yazarıyız, ya da eskiden öyleydik. 1500 de kayıtlı yazar var. Ama bunlardan içerik olarak katkıda bulunan 50- 60 kişi var. 

Günde kaç kez ziyaret ediliyorsunuz?
Hakan Bil: 200 bine yakın hafta içi, hafta sonu 100 bin civarı. Hafta sonu yatışa geçtiğimizden haber falan girmiyoruz çünkü.

Haberlerin öznesi ve nesnesi olarak karşımıza çıkan ‘Ersin Özbükey’ ismini kim salladı?
Hakan Bil: Ersin’i ben attım. Her habere farklı isim uydurmaya üşenince oldu. 

Bugüne kadarki en büyük sazanlık neydi?
Hakan Bil: Sierra Leone’deki Türkiye Büyükelçisi ile ilgili bir haber yaptık. 12 sene orada unutulan bu adam, Türkiye’ye dönebilmek için  parla- mentodan Ermeni Soykırım Tasarısı’nı geçiriyor... Neyse bu habere önce milliyetçi forumlardan tepki geldi. Amerika’daki Türkler ve ardından Amerika’daki Ermeni cemaati duydu. Olay tamamen karıştı yani.



ZAYTUNG’UN YARATICILARININ HABER TOP 5’i:

1. O Kadar da Güzel Olmayan Başarısız Genç Kız, Son Yolculuğuna Uğurlandı.
2. Televizyonda Yeteri Kadar Anayasa Tartışması İzleyen Vatandaşa, Hukuk Diploması Verildi.
3. Alman Ampute Milli Futbol Takımı’nda Sakatlıklar, Teknik Ekibi Düşündürüyor.
4. Sürtünme Yoluyla İlişkiye Girmeye Çalışan Çift, 10 Hektar Ormanlık Alanı Ateşe Verdi.
5. Milli Birlik ve Beraberliğe İhtiyaç Olmayan Günler Kesinleşti.