24 Temmuz 2012 Salı
Çini mürekkebi

‘Arada sırada dövme krizim tutuyor’

05.11.2011

Tanınmış klip yönetmeni Murad Küçük: “Hayatımı, özellikle de hatalarımı unutmamak için bedenime not alıyorum”

Murad Küçük vücudu dövme kaplı, sakallı, chopper motorsiklet kullanan, deri ceketi ve pantolonunun yanından sarkan zinciri eksik olmayan bir adam. Yani ‘serseri’ denilince akla ne geliyorsa onda mevcut. Asabi de üstelik. Kolay kolay arkadaşlık edilmiyor, ne düşünüyorsa pat diye suratınıza söyleyiveriyor.
Türkiye’nin en popüler şarkıcılarına klip çeken bu adam işinde de aynen böyle. Yüzbinlerce hayranı olan bir yıldıza “Şarkıyı hiç beğenmedim! Buna klip falan çekmem” diyebiliyor. Başarılı, klipleri çok konuşuluyor; o yüzden de kimse bu huysuz adamla kavga etmek istemiyor. Sıla, Tarkan, Bedük, Murat Boz, Sertab Erener çalıştığı isimlerden sadece birkaçı.
Bizim onu Çini Mürekkebi’nde ağırlama sebebimiz ise dövmeleri. Küçük’ün cezaevi tarzında dövmeleri var. Karanlıklar, leke gibi görünüyorlar. Renkli ve iç açıcı dövmelerin makbul olduğu bir dönemde onunkiler epey şaşırtıcı. O ise çok memnun. “Karamsarım, içimde bastıramadığım bir öfke var. Bunu dövme ve sporla dışa vurabiliyorum” diyor. Küçük, haftada dört-beş gün spor yapıyor ve vücudunda boş yer kalmayana kadar da dövme yaptırmaya devam etmeyi düşünüyor.



Küçük, “Acı eşiğim yüksek” diyor. Adem elmasının (sanırım en çok acı veren bölge burası) üzerinde arzu kelimesinin Rusçası yazılı. 


* İlk dövmenizi 29 yaşında yaptırmışsınız. Bu, sizin gibi dövmeyi fazlasıyla seven biri için geç bir yaş...

Benim gençliğimde “Askerden önce dövme yaptırma, çok dayak yersin” derlerdi. Ben de dinledim ama içten içe de çok istiyordum. 2000 yılında da ilk dövmemi yaptırdım ve bir sene içinde vücudun neredeyse yarısı kaplandı.

* Ne tarz dövmelerden hoşlanıyorsunuz?

Cezaevi dövmelerini seviyorum. Rusya’da mahkumlar koğuşa yeni gelene hiç soru sormaz; kimdir, ne suç işlemiştir, hepsini vücudundaki dövmelerden anlarlar. Benimki de bu mantık. Biraz da “Memento” filmi gibi. Hani orada adam unutmamak için her şeyi vücuduna dövme olarak yaptırıyordu. Ben de hayatımı, özellikle de hatalarımı bedenime not alıyorum.

* Kaç dövmeniz var?

İnan bilmiyorum. 20’nin üzerindedir. Kollarım, boynum, bacaklarım dolu. Boş yer kalmayana kadar devam etmeyi düşünüyorum. Zaten artık iyice ‘normal’leştik. Etrafta o kadar çok dövmeli insan var ki. Demek ki yıllardır Türk milleti dövmeye karşı bastırılmış bir istek duyuyordu ve bu
ortaya çıktı.

* Kimileri dövmenin yaygınlaşmasından rahatsız. “Bilen bilmeyen yaptırıyor” diyorlar. Sizce?

Ben rahatsız değilim. Onlar sayesinde sokakta daha rahat hareket edebiliyorum. Eskiden yaratık görmüş gibi uzaklaşanlar artık gülümsüyor. Yaşlı teyzeler, çocuklu kadınlar beni görünce yollarını değiştirirlerdi. Şimdi yanıma gelip “Evladım ne güzeller, ben de genç olsam yaptırırım” diyenler var.

* Vücudunuza ne sıklıkla dövme yaptırıyorsunuz?

Bu bir çeşit kriz. Benim de arada sırada dövme krizim tutuyor. Dövme makinesinin tenime değdiği anı seviyorum, o acıyı özlüyorum. Gece yarısı dövmeci arkadaşlarımı yataktan kaldırıp dövme yaptırdığım olmuştur.

* Dövmeleriniz profesyonel ortamlarda sizi zora sokuyor mu?

Sektörde görüntüm hakkında konuşuluyordur ama umurumda değil. Dövme biraz da bu özgürlüğü veriyor size. İnsanlar uzak duruyorlar, çekiniyorlar. Ben yalnızlığı seven bir adamım. O yüzden de insanları ürkütüyorsam bu işime geliyor. Hani yerliler savaşa gitmeden düşmanı korkutmak için yüzlerini boyarlarmış ya, aynı mantık.