12 Ağustos 2010 Perşembe
Dr. Hasan İnsel
Dr. Hasan İnsel hinsel@milliyet.com.tr
Saatleri Durduralım

HAŞiMOTO HASTALIĞI NEDiR?

12.08.2010

Endokrinoloji uzmanı, Prof. Dr. Taner Damcı ile orta yaş arasında kendinden çok bahsettiren Haşimoto hastalığı hakkında konuşuyorduk. Aslında bu hastalık, doktor muayenesi, kan tahlilleri ve sonografi ile kolayca teşhis edilebiliyor. Ama çoğu zaman hastalar belirsiz şikayetlerinin üstünde durmuyorlar ve çoğu zaman hastalık, check-up sırasında yapılan kan tahlillerinde ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Damcı ‘Haşimoto’ konusunda dikkat edilmesi gereken bilgiler verdi. İşte dikkat edilmesi gerekenler:

* Orta yaşlarda, huzurlu ve keyifli bir şekilde yaşamının tadını çıkartanları bekleyen tatsız sürprizlerden biri de hipotiroittir. Hipotiroid, tiroit hormonlarının kanda çok az bulunması durumudur ve kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. 
* Tiroit bezinin, yeteri kadar hormon üretememesinin nedenleri çeşitlidir. Ama orta yaşlarda bunun sebebi çoğu kez ‘Haşimoto tiroidi’dir. İlk kez Hakaru Haşimoto isimli bir Japon doktor tarafından tanımlandığı için hastalığa bu isim verilmiştir.
* Hastalık, bağışıklık sisteminin vücuda yabancı olanı algılama ve tahrip etme gücünün hatalı çalışması sonucu oluşan bir sorundur.
Hasta vücut, kendi tiroit dokusuna karşı savaş açar ve onu tahrip eder. Bağışıklık sisteminin, tiroit dokusunda tahribe yol açan bazı maddeler üretmeye başlamasının nedeni bilinmiyor ama kolaylaştırıcı bazı faktörlerin bu işe zemin hazırladığı kuşkusuz.

TEŞHiS KOLAY, TEDAVi MÜMKÜN
Haşimoto hastalığında teşhis kan analizleri (TSH, T3 VE T4, otoantikor ölçümleri), ultrasonografi ve sintigrafik incelemelerle konulur. Tedavi için dikkatli bir hasta izleme programı gerekir. Tedavinin süresi ve ilaç dozu, her hasta için farklıdır. Burada önemli olan, doktorunuzun tedavisini aynen uygulamak, ona haber vermeden ilaç dozlarını değiştirmemek ve daha önemlisi ilacı kesmemektir.
Haşimoto hastalığı, gençler ve erkeklerde de görülmekle birlikte, özellikle orta ve ileri yaşlı kadınları ilgilendiren bir sorundur. Sigara içen kadınlar da, hipotiroid sorunu ile daha sık karşılaşılır. Sigaranın içindeki thiocyanate’in tiroit bezinin iyodu kullanmasını bozduğu belirtiliyor. Sigara içen ve Haşimoto tiroidine yakalanan bir kadında, hipotiroid riski daha fazla.  
Tanısı kolay, tedavisi mümkün olan bu sorunu fazla büyütmeye gerek yok. Fakat gerekli hassasiyeti göstermekte yarar var.

BAZI ETKENLER ZEMİN HAZIRLAR
Stres ve üzüntünün, Haşimoto hastalığına yol açabileceği biliniyor. Ağır depresyonlar, ciddi panik ataklar, uzun süreli üzüntü, endişe ve korkuların ardından Haşimoto hastalığına yakalanan pek çok hastamız var. Bu hastalığın fazla miktarda iyot alınması, bazı ilaçların kullanımı ve bazı mikrobik etkenlere maruz kalınması ile ilişkili olabildiğini gösteren bulgular da mevcut.

AİLENİZDE GÖRÜLEBİLİR
Hastalığın, genetik olabileceğinin bilinmesi önemli. Haşimoto tiroidinin, akrabalar arasında daha sık görülmesi, hastalığın oluşumunda genetik (ailesel) bir zeminin katkı yaptığının kanıtı sayılıyor. Bu genetik eğilim, özellikle kadın hastalarda daha da belirgin. Bu nedenle ‘Haşimoto tiroidi’ tanısı olan bir kadınsanız, kız çocuklarınızı, kız kardeşlerinizi, anne, teyze ve halalarınızı uyarmanızda yarar var.

35’ten sonra tsh testi
Haşimoto hastalığı, diğer sebeplerle meydana gelen hipotiroitler gibi, son derece sinsi, yavaş seyirli ve gözden kaçan belirtilerle seyreder. Hastaların çoğu yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, sersemlik hissi, odaklanma eksikliği, uyuşukluk ve uyku halini orta yaşlı olmalarına ya da depresif ruh hallerine bağlar. Kuru ve kırık saçlar, saç dökülmeleri, cilt solukluğu ve kurumaları, kansızlık diye geçiştirilir. Kilo alma, kilo vermede zorlanma da menopoz ve benzeri orta yaş gelişmeleri arasında değerlendirilir. Böylece çok değerli zamanlar boş yere kaybedilir. Bu nedenle 35 yaş sonrasının yıllık rutin değerlendirmelerinin arasına ‘TSH testi’ de konulmalıdır. Ancak bu şekilde hipotiroitin ve Haşimoto hastalığının erken tanısı kolaylaşır.