17 Ocak 2013 Perşembe
Ortaya Karışık

NASIL DA GÜZEL DOLANDIRILIYORUZ

17.01.2013

Lafı hiç dolandırmayacağım. İşte iki ünlü ve işte bu hafta yaşanan iki olay

‘Terör örgütü hesabınızdan para çekiyor, hesaplarınızı hemen bizim üzerimize geçirin’ dolandırıcılarının en son kurbanı Ümit Sayın oldu.
Koskoca Sayın, nasıl yer bu numarayı diye düşünmeyin, ‘koskoca’ kimler düştü bu tuzağa... Hatırlayın Korgeneral Nejat Bek’i bile kandırmışlardı. Önceki gün de emekli öğretmen A.S.’yi dolandırıyorlardı ki eşi fark edip polise giderek engelledi. Kadınlar daha uyanık galiba bu konuda. Ümit Sayın’ın şansı da kız arkadaşı oldu. Eda, soluğu Çengelköy Karakolu’nda almasaydı kim bilir daha ne kadar para giderdi...
Ümit Sayın’ı aradım, hem geçmiş olsun hem de nasıl düştün bu tuzağa demek için. Dolandırıcılar son derece profesyonelmiş, inandıracak her şeyi yapmışlar. Örneğin hangi bankada ne kadar parası var bunu bile biliyorlarmış. (Bu çok tuhaf değil mi? Banka içinde hesaplar hakkında bilgi veren bir ortak mı var?)

Kadınlar daha uyanık
Telefonunu açık tutmasını ve kendilerinden başka hiç kimseyle konuşmamasını söylemişler. Tam beş buçuk saat aç susuz konuşmuş onlarla Ümit. Üstelik şarjı bittiği için iki tane de bataryası dolu yeni cep telefonu satın almış. Acayip detaylar da var tabii, bu kadar basit değil. Seni kendi ev telefonundan arıyorlarmış. Hatta, “155’ten arayacağız”     deyip +0155 no’lu bir hattan çalıyormuş telefonun. O sırada sana gelen mesajları da okumana izin vermiyor, “Sakın açma, terör örgütü yerini tespit eder” diyorlarmış. Halbuki okusan, polisten gelen, “Şu anda dolandırılıyorsunuz” mesajlarını göreceksin ya neyse... Ümit diyor ki dolandırıcılara, “Kız arkadaşım beni çok merak etmiştir, onu arayıp durumu anlatın.” Arıyorlar, ona da başka bir yalan uyduruyorlar, “Esenler Polis Merkezi’ne gelin” diyorlar ki o  saatte Eda’nın bulunduğu yerden oraya gitmesi en az iki saat. Dedim ya, kadınlar daha uyanık, hemen Çengelköy Karakolu’na gidiyor yanındaki arkadaşıyla birlikte. Dolandırıldığını   fark ettiğinde Ümit Sayın da aynı         karakola gidiyor. Allah’tan Eda erken davranmış ve hesapların bir kısmına     el koydurmuş bulunuyor.
Ümit hâlâ olayın şokunda.  Giden 19 bin lirasına mı, beş saatine mi, yaşadığı strese mi yansın bilemiyor.

Ama konu alışveriş olunca...
Bu hafta İzel’in yaşadığına ne demeli peki? Onunki de bambaşka bir hikaye. Cep telefonuna bankadan bir mesaj geliyor: “Kartınıza puan yüklendi. Hemen kullanın, 22 Ocak’a kadar bin lira harcamayı unutmayın. Kullanılmayan puan geri alınır.” İzel de o sırada Bağdat Caddesi’nde dolanıyor. Madem öyle, şu bin lirayı harcayayım bari diyor, bir mağazadan aslında hiç de ihtiyacı olmayan bir sürü şey alıyor. Üstelik bin lirayı da hayli geçiyor... Ama bakıyor ki yaptığı alışveriş puan yerine hesaptan düşüyor, bankayı arıyor. Müşteri temsilcisi, “Aaa siz yanlış anlamışsınız. Biz kartınıza bir miktar puan yükledik, siz de bin liralık alışveriş yaparsanız puanınız aktif hale gelecek ve anlaşmalı olduğumuz otel ya da restoranlarda size indirim sağlayacak” diyor! İzel bir cep telefonundaki mesaja bir de elindeki torbalara bakakalıyor... Eee konu alışveriş olunca kadınlar da uyanık olamıyor...