05 Aralık 2012 Çarşamba
Objektif

Burada bizden önce kimler vardı?

18.11.2009

17. yüzyıla ait Osmanlı Tahrir Defterleri’nden 252’si incelendi; kayıtlarda bulunan 41 bin 295 konurgöçer ‘cemaat’in adı, aşireti, boyu ve bulunduğu yer 6 ciltte toplandı.

Anadolu aşiretleri hakkında birçok araştırma yapılmış olmakla beraber, en kapsamlısı yeni yayımlandı. 17. yüzyıla ait Osmanlı Tahrir Defterleri’nden 252’si incelenmiş, kayıtlarda bulunan 41 bin 295 konurgöçer ‘cemaat’in adı, aşireti, boyu ve bulunduğu yer bilgisayara geçirilmiş.
Bilgisayar programını Prof. Yusuf Halaçoğlu hazırlamış. Tahrir Defterleri’ni Halaçoğlu başkanlığında, aralarında Feridun Emecen ve Erhan Afyoncu’nun da bulunduğu 12 akademisyen tarihçi okumuş.
Ve büyük boy toplam 6 ciltte 2800 sayfa tutan bu dev eser meydana gelmiş. Bu muazzam çalışma, Türkiye’nin Sosyal ve Kültürel Tarihi Projesi’nin ilk eseri. Projenin amacı, “Türkiye’nin tarihi nüfus yapısını” araştırmak...
Başta Prof. Yusuf Halaçoğlu olmak üzere, bu muazzam çalışmayı başaran tarihçilerimizi kutluyorum.
Eserin büyük bir özenle basılmasını ve fevkalade ehven fiyatla araştırmacılara sunulmasını sağlayan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Ali Birinci’yi de kutluyorum.

Kürt mü, Türkmen mi?
Tabii önce bu meseleye baktım; “Ekrad” (Kürtler) diye kaydedilen aşiretlere... Ve bir de Osmanlı’nın “Boz Ulus” ve “Kara Ulus” diye kayda geçirdiği aşiretlere... Çünkü birçok tarihçimiz “Boz Ulus”un Türkmen, “Kara Ulus”un Kürt aşiretleri olduğunu yazıyor.
Kayıtlar gösteriyor ki, bu çok kesin bir tasnif değil.
Kitaba yazdığı girişte Prof. Halaçoğlu da anlatıyor: Defterlere “Ekrad” diye kaydedilmiş birçok Türkmen aşireti var, “Ekrad-ı Döğerlü” gibi... Hatta birçok yerde “Ekrad-ı Türkmân” yahut “Kürt Beydillüsü” veya “Karaca Kürd” gibi aşiret isimleri geçiyor.
“Boz Ulus Türkmenlerinden Kürt Hasan oğulları cemaati” kavramına ne dersiniz? Kürt mü, Türkmen mi? “Kara Ulus, Boz Ulus” terimleri de kesinlik ifade etmiyor.
Halaçoğlu’nun ayrıntılı olarak gösterdiği gibi, Osmanlı bu terimleri göçebe veya yarı göçebe aşiretleri tanımlamak için ve ‘şehirliler’den ayrı bir kategoriyi nitelemek için kullanmış, çok defa etnik bir tanım niteliğinde değil.
Mesela Kürt aşireti oldukları bilinen Bazeki ve Milli aşiretleri, Tahrir Defterleri’nde bazen Ekrad diye, ama çok defa da Türkmen Boz Ulus ve Döğer boyuna dahil olarak kaydedilmiş. (Cilt 1, sf. 291)
Siverek’te Kürtçe konuşan, Bursa’da Osmanlı’yı kuran Karakeçili aşiretine mensup cemaatler bazen Kayı aşiretine, bazen Avşarlar’a, bazen de Bayındır’a bağlanarak Tahrir Defterleri’ne yazılmış.

Aşiretlerin haritası
Demek ki bu kavramlarda bugünkü anlamda standart yok. Zaten ‘standardizasyon’, modernleşmenin ortaya çıkaracağı bir düşünme ve tasnif tarzıdır.
Kaldı ki, Tahrir Defterleri etnik kimlikleri belirlemek amacıyla değil, vergi kayıtlarını tutmak amacıyla düzenlenmiştir.
Ancak, kitabın sonuna eklenen haritalara baktığımızda “Ekrad” denilen aşiretlerin yoğunlukla Güneydoğu’da yerleştiği görülüyor ve hepsinin değil ama önemli bir bölümünün Kürt olduğu anlaşılıyor.
Haritalarda net olarak görülen bir gerçek daha var: Aynı bölgede “Ekrad”dan başka Eymür, Avşar, Salur, Bayındır, Döğer gibi Türkmen aşiretlerinden ‘cemaat’lerin de bulunduğu görülüyor.
Çarpıcı gerçek, etnik realitenin varlığının yanında, ayırmanın imkânsızlığıdır.
Araştırmacılar için çok değerli bir kaynak eser, tekrar kutlarım. 


Geri kalmışlığımızın nedeni göçebelik mi?
Çalışmada ortaya çıkan dikkat çekici bir bulgu da, konargöçer aşiretlerin kaydedildiği Tahrir Defterleri’nde Ermenilerden sadece üç cemaat görülüyor ki, bu yok demektir. Süryaniler de öyle... Bunun sebebi, çoktandır göçerlikten çıkıp yerleşik hayata geçmiş olmalarıdır.
Eserin çok önemli bir tarafı da bu: Bizde yerleşik hayata geçişin ne kadar geciktiği görülüyor.
Tahrir Defterleri, 17. yüzyıla ait olduğuna göre, Avrupa’da göçebe kavimleri ifade eden Kavimler Göçü bin yıl geride kaldığı halde Anadolu’da
göçebelik hâlâ önemli idi. Bugünkü birçok sorunumuzun kökleri oraya kadar gider! Geri kalmışlık, gecikmiş uluslaşma sorunları.



“Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar”
Prof. Yusuf Halaçoğlu
T. S. K. T. P.
Fiyatı: 67,50 TL
ARAŞTIRMA