05 Kasım 2012 Pazartesi
Alt

“ZiRVEDE DEĞERSiZ OLDUĞUMU ANLIYORUM”

22.03.2012




Dünyada 8.000 metreyi aşan 14 zirveden 6’sını gören Tunç Fındık, yedincisi Annapurna için yolculuğuna başladı. Dünyanın en tehlikeli dağı Annapurna macerasından önce CADDE’yi
ziyaret eden Fındık, 14 zirveyi de tamamlayan 28’inci kişi ve ilk Türk olmayı hedefliyor



Yüksek irtifa dağcılığında Türkiye’nin en başarılı ismi Tunç Fındık, bilişim şirketi İnnova sponsorluğunda dünyanın en tehlikeli dağlarından 8.091 metrelik Annapurna’nın zirvesi için yolculuğa pazartesi başladı. Tırmanışı 40 günde tamamlamayı hedefleyen Fındık’ın nihai hedefi, yeryüzünde yüksekliği 8 bin metreyi aşan 14 dağın tamamında zirve yapmak. 14’ün altısını gören Tunç Fındık, diğerlerini de üç yılda tamamlamayı hedefliyor.
Tunç Fındık’la bu destansı macerasının şerefine gazetede bir araya geldik. Tunç’un, Bilkent Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünden aynı dönemden sınıf arkadaşım çıkması röportajı daha da fantastik kıldı. O dağcılıkla, ben tembellikle meşgulken tanışma fırsatı bulamamıştık. 

14 zirveyi kendine ne zaman hedef belirledin?

2001’de Everest ve 2005’te Cho Oyu zirvelerine tırmandıktan sonra, 2006’da 8.516 metrelik Lhotse’ye çıkarken karar verdim. Bedenen ve ruhen çok iyi hissediyordum. Performansım yüksekti, “Bunu neden yapmayayım?” diye düşündüm. Proje 2006’dan beri sürüyor diyebiliriz.
Şu an yolun  yarısındayım. Farklı altı, toplam yedi, 8.000’liğe çıktım. Sanırım, sponsorlara bağlı olarak önümde dört yıllık bir zaman dilimi var. 2001’den beri yedi 8.000’lik zirveye ulaştım: Everest (2001), Cho Oyu (2005), Lhotse (2006), Everest (2007), Dhaulagiri (2009), Makalu (2010) ve Kanchenjunga (2011). Tibet, Pakistan ve Nepal’de daha sekiz 8.000 metrelik zirve beni bekliyor.

14 zirveyi kaç kişi tamamlayabildi?

Yeryüzünde 8.000 metre yüksekliğini aşan
14 dağ var. Bunların hepsi de Himalaya ve Karakurum sıradağlarında; Çin, Nepal ve Pakistan’da. Söz konusu 14 dağın tümünün zirvesine tırmanma girişimi bir tür ‘dağcılık maratonu’dur. Karşılaştırma kabul etmez derecede risklidir. Bu dağlar yükseklik sırasıyla: Everest, K2, Kanchenjunga, Lhotse, Makalu, Cho Oyu, Dhaulagiri, Manaslu, Nanga Parbat, Annapurna, Gasherbrum 1, Broad Peak, Shishapangma ve Gasherbrum 2’dir. 
Dünyada 2012’ye kadar bunu bitirmiş sadece 27 kişi var. Ben bu projeyi bitirince, tabii ki ilk yapan Türk ve dünyada sayılı kişilerden biri olacağım.

 En zorlayan, zorlayacak tırmanış hangisi?

Dhaulagiri çok zor ve tehlikeliydi, Makalu ve Kanchenjunga da öyle... Fakat en zor tırmanış Annapurna olacak. 8.091 metrelik irtifasıyla dünyanın en yüksek 10. dağı Nepal-Himalayalar’daki Annapurna, yüksek dağcılıkla uğraşan dağcıların en hazır olduklarında ve 14x8.000’in son etaplarında gitiği bir dağ. Yüzde 50 ölüm oranıyla en tehlikeli 8.000’lik zirveler sıralamasında açık arayla ilk sırada. Bu nedenle de popüler bir dağ değil. Hem buzda, kayada teknik tırmanış, hem de belli etaplarda çığ riski içeren bir dağ.  Annapurna’nın zorluk ve riskleri haricinde, 8.000 metrede insanın yaşaması bile başlı başına zor. 5.000 metrede atmosfer basıncı ve oksijen oranı üçte ikiye, 8.000 metredeyse üçte bire düşüyor. Sadece nefes almak, yaşamın gerektirdiği normal işleri yerine getirmek bile büyük dert oluyor o koşullarda.
Kaldı ki, kayada ve buzda teknik tırmanış yapmak, ağır yükler taşımak, zirveye çıkmak...
Eksi 50 derece soğuk, fırtınalar, devasa çığlar, açlık, susuzluk, müthiş yorgunluk, korku, endişe ve bilinmezlik... Ve 2 ay boyunca ilkel koşullarda yaşam tabii.

Annapurna için nasıl bir rota izleyeceksin?

Orta Nepal’de 700 metredeki Pokhara’ya araçla gideceğiz. Oradan ana kampa varmak icin yürümeye baslayacağız. Yürüyüş 6 gün sürecek ve zorlu olacak. Dik yerlerden geçilecek, 4.500 metrelik bir yüksek geçitten de geçerek 4.700 metredeki Annapurna ana kampına varacağız. Tırmanış buradan dağın 1950’de çıkılan ilk rotası kuzey yüzünden olacak. Tırmanış önce teknik kaya, sonra teknik buz etaplarından oluşacak. Dağda 5.000, 6.000 ve 7.200 metre olmak üzere
3 yüksek kamp kuracağız.
40 gün sürecek çıkışta her şey yolunda giderse nisan sonu zirveye ulaşmayı planlıyoruz.

Zirve duygusunu merak ediyorum.

Önce çok mutlu oluyorsun. Ama zirveye ulaşıp inerken de başına bir şey gelebilir. Olay bitmiyor. Bir bütün olarak algılandığında zirveye çıkmak çok büyük bir macera, çok büyük bir sevinç ve tatmine yol açıyor. Her şeyin rengi farklılaşıyor... Zirveyi göremediğinde her şeyin rengi koyu ve tatsız oluyor. Kötü şeyler yaşayıp, çok canın yanmışsa bile zirveye çıktığında her şey daha farklı oluyor. Dünya oradan daha farklı görünüyor. Zirvenin 10 metre altından manzarayı göremeden dönmek de mümkün ama zirveden dünya bir uçtan diğer uca ayaklarının altında, 200 kilometre önünü görüyorsun.

 Tanrı kompleksi gibi bir duygu oluyor mu?

O kadar havalanamazsın zirvede. Çünkü zor ve ağır bir ortamdasın ki, eziliyorsun. Çok küçük, değersiz ve önemsiz olduğunu anlıyorsun. Dağların bence en önemli yanı insanlara ne kadar küçük ve değersiz olduklarını anlatması. Orada hiçbir şeyin değeri yok, yaşamını sürdürebilmek önemli.

Tırmanışın maliyeti?

8.000 metrelik bir tırmanış çoğu zaman   40-50 bin dolara patlar. Hükümetlerden alınan tırmanış izinleri, seyahat masrafları, sigorta ve olası kurtarma-can sağlığı hazırlıkları, malzemeler, beklenmedik masraflar, yeme içme derken, her biri ortalama iki ay süren bu tırmanışlar oldukça pahalıya mal olabiliyor.







Buz ve kaya tırmanış etaplarından oluşan ‘Kuzey Yüzü’ rotasından Annapurna’nın zirvesine ulaşmaya çalışacak Tunç Fındık’a tırmanışında İranlı dağcı Azim Geychisaz ve İsviçreli dağcı Guntis Brands’ın dahil olduğu bir ekip eşlik edecek.






158

Himalayaların Kuzey Nepal’de yer alan zirvesi olan Annapurna’nın adı Nepal’in hasat tanrısından geliyor. 2007’ye kadar
158 zirve tırmanışı gerçekleştirilmiş;
58 kişiyse bu tırmanışlarda hayatını kaybetmişti. Yeryüzünde en az çıkılmış 8.000 metrelik dağ olan Annapurna, dağcılar arasında ‘hata affetmeyen zirve’ diye adlandırılıyor.



“700 ZiRVEYE TIRMANDIM”

 Bugüne kadar kaç zirve yaptın?


Binlerce tırmanış yaptım. Toplam 7.5 yılım dağda, tırmanışta geçti! Ülkemiz ve yurt dışında 700’den çok zirveye çıktım, 300’den çok ilk kış çıkışı, ilk çıkış ve yeni rota, kayada yüzlerce kısa tırmanış rotası buna dahildir. Türkiye’de en çok Niğde-Aladağlar, Isparta-Dedegöl, Adapazarı-Geyve ve Antalya-Beydağları taraflarında tırmanıyorum. Yeni favorim Erzurum  ve Tortum taraflarında donmuş şelale tırmanışı. Yurt dışı favorilerim arasında Himalayalar, özellikle Nepal’in yüksek dağları var. Yaptığım pek çok 6.000 ve 7.000 metrelik tırmanış zaten ilk Türk çıkışı statüsünde, çoğu 8.000 metrelik dağın ise ilk Türk çıkışı oluyor.

Ne zamandır tırmanıyorsun?

Artık 20 yıldır dağlar ve tırmanmış hayatımda var. 10 yaşımdan beri, yani kendimi bildim bileli doğaya çıkmayı seviyordum. İzcilikle, kampçılık ve yürüyüşle doğa sporlarına başladım, mağaracılık ve dağcılıkla lise biterken tanıştım. Bilkent’te  ağırlıklı olarak dağcılık ve tırmanışa yöneldim. Dağ öyle bir şey ki, orada  zorlu bir şeyler yaptığınızda daha da fazlasını yapmak istiyorsunuz. Zamanla, dağların bir parçası olmanızı sağlayan fiziki ve manevi bir altyapı oluşuyor. Dağdaki ‘basit yaşam’ın güzelliği, sadeliğiydi aslında çeken. Gündelik varlığını basitçe sürdürebilmek, şehirde unuttuğumuz bir olay.

 Biraz sponsordan bahsedelim. Nasıl buldunuz birbirinizi?

İnnova, 2012’deki iki farklı 8.000’lik çıkışımı destekliyor, Annapurna ve K2. İnnova zirvede olanları ve zirveye gidenleri kendi hizmetleriyle destekleyen bir kuruluş. Bunun için de ortak bir noktada biraraya gelmemiz zor olmadı, çünkü zirve tırmanışlarım somut olarak bunu ifade ediyor. 14x8.000 projemin ivme kazandığı bu günlerde bunun benim için ne kadar değerli bir destek olduğunu tahmin edebilirsiniz. The North Face, Globalstar Avrasya, CNN Türk ve Solgar  gibi, beni bu yolda daima destekleyen partnerlerim de var.