26 Eylül 2012 Çarşamba
Anibal Güleroğlu
Anibal Güleroğlu guleranibal@yahoo.com
Ekran Arısı

Hamsici Temel’e ‘Moskova’nın Şifresi’ vız gelir…

23.11.2012

 

Nasreddin Hoca’nın pabucunu dama attıran Temel öyle bir karakter ki, onunla renklenen her konu doğal bir çekicilik kazanıyor. İşin içine Temel sokulmuşsa gülmek, güldürmek ve popüler olmak garanti!

Havasından mı, suyundan mı yoksa temel gıdası haline getirdiği hamsisinden mi bilinmez, Karadeniz insanını farklı kılan parlak zekâyı temsilen yaratılan Temel’in ‘şifre çözme’ serüveni de, bu çekicilikten nasiplenen bir sinema yolculuğu.

‘Sümela’nın Şifresi Temel’ filminde üç namlulu tabancanın mucidi Temel, Karadeniz fıkralarından bir potpuri sunarak şifre çözme merakına kapılmış ve Sümela’nın damında aradığını bulamayıp yere inerek mafyaları birbirine kırdırmıştı. Sevdiği zengin kıza kavuşmak uğruna kendince bir kahramanlık destanı yazarak Rus mafyasının altınlarına ulaşan Temel, muradına ermiş bir Karadeniz vatandaşı olarak kapanışı yapmıştı.

‘Moskova’nın Şifresi Temel’ ise aşkına kavuşan Temel karısıyla keyif çatarken, Moskova’dan Trabzon diyarına bir çomak uzanmasıyla gelişmekte…

Duvardaki hayvan kellelerinin yanında Temel’e de yer açıp kaptırdığı altınların peşine düşeceğinin sinyallerini veren Rus mafya babası Korkunç İvan’ın başına gelecekleri bilmeden bulaştığı bu çomak sokma işi, en acımasız adamı Abromoviç’i Trabzon’a yollamasıyla başlar. Temel’i öldürmek üzere planlanan bu girişim tahmin edilebileceği gibi birbirinden komik sahneleri de beraberinde doğurur. Temel, anasından emdiği sütü burnundan hamsi olarak getirdiği Abromoviç’i yakalamakla yetinmez. Arkadaşı Tugay’ı da alarak Rus mafyasından hesap sormak için Moskova yollarına düşer. Moskova’nın yolları Nataşa, diyen karısı Zulal de peşine takılınca birbirinden komik Temel durumları çıkar ortaya. Devamı ‘Moskova’nın Şifresi Temel’ filminde…

***

İlk filmiyle gişede büyük başarı sağlayan yönetmen Adem Kılıç, ilk yapımla benzerlikleri olan ancak ondan daha çok Trabzon’u işleyen ‘Moskova’nın Şifresi Temel’de seyirciyi bir kez daha yaşayan fıkralarla baş başa bırakıyor. Hani Kanal 7’den Flash TV’ye geçen ‘Fıkralarla Türkiye’ programındaki canlı canlı fıkra izleme tadı var ya… İşte, genel öykünün içindeki güldürüler de aynısını hissettiriyor seyirciye.

Karadeniz insanının ince mizah anlayışını, görsellikle renklendirilmiş Moskova sokaklarından yansıtan filmin esprilerdeki bu güzel tadı bozan, yine belden aşağı mizaha yer vermesi. Adından itibaren gülme garantili bir yapımda, böylesi bir basitliğe neden ihtiyaç duyulduğunu anlamak imkânsız. Zaten Temel gülmecesiyle süslenmiş diyaloglar yeterince komik! Ayrıca argodan komedi çıkartılması, akıl oyunlarına benzeyen geleneksel Karadeniz mizahıyla da hiç bağdaşmıyor.

Bu olumsuzluğun dışında, ıspanak yiyen Temel Reis gibi Moskova sokaklarında konservesini açıp hamsileri lüpleyerek güç kazanan Temel’in çekim gücünde izlenen ‘Moskova’nın Şifresi Temel’, anlamsızlıklardan anlam çıkartan bir film olarak karşımızda.

Moskova’nın en ünlü caddesi Trevskaya’da çekim ekibine öğle yemeği dağıtılırken, belediyenin bedava yemek dağıttığını düşünen Rus vatandaşları bile yemek kuyruğuna sokturtan ve bir anlamda Moskovalılara Temel zekâsını aşılayan film, ilk bakışta ‘Bu kadar saflık olur mu’ dedirten sahnelerini bile, karakterlerinin doğallığıyla mazur göstermeyi başarmakta.

***

Sinan karakterinin sakarlıkları, Turgay’ın saflığı, Trabzonspor tutkusuyla bütünleşen Temel’in şanslılığı bir araya gelince mantık devre dışı kalıyor. Hayvan isimlerinin anlatımından yaratılan komediyi mi beğenirsiniz, yoksa cümbür cemaat oynanan kolbastıdaki modern görselliği mi? Tabi, bu karışımda İmam Necati’nin, normalde yadırganmaya müsait ama Temel ortamında hoş görülen üslubuyla, batırdığı iğneleri de unutmamak lazım.

Ekibi tanıtan yazılardaki ince esprisiyle mesaj başlangıcını yapan filmde, ‘İpekyolu Ticaret Hattı’ üzerine bir türlü yapılamayan demiryolundan, amatör ligde top oynayan bir futbolcunun, İmam’a(Salih Kalyon): ‘Hocam yarın maçımız var. Diğer takımın yöneticisi yüklü miktarda para teklif etti. Bu parayı alsam caiz midur. Bir kısmını hayır işlerine vereceğum’ sorgusuyla anılan ‘şike’ olgusuna… Pek çok manidar sahne mevcut. Bu arada Salih Kalyon’un performansıyla dikkat çektiği filmde, güldürünün dışında gözleri dolduran anların varlığını da belirtelim.

Hepsi bir tarafa Trabzon’un doğasını, Moskova’nın Kremlin Meydanı’yla sokak yaşamını görmek yeter bana, diyenler için de aradıkları hazır ‘Moskova’nın Şifresi Temel’de! Özellikle yakın çekim sahnelerin ağırlığında yaratılarak, seyirciyi içine çeken ve adeta turistik bir geziye dönüşen yapımda, parlak renkli atmosferlerin oluşturduğu neşe duygusu, Temel esprileriyle mükemmel bir birliktelik doğuruyor. Sadece bu bile izlenme oranını artırmaya yeter.

Öte yandan beş haftalık süreçte çekilen yapımda karmaşık bir sinema dili kullanılmaması, fıkra gibi maceranın herkes tarafından kafa yormadan anlaşılır türden olması… Gerek çekimleri, gerekse işlenişiyle TV yapımlarıyla benzeşmesi ‘Moskova’nın Şifresi Temel’i, popüler kültürün Karadeniz kültürüyle harmanlanmış eğlenceli bir örneği olarak haftanın ve dahi haftaların ‘baş tacı yerlisi’ haline getiriyor.

‘İyi seyirler’ dilerken son sözümüz; Trabzonspor’un ve hamsinin dopingiyle, çözülmeyen şifre bırakmayan Temel’e ‘Moskova’nın Şifresi’ni çözmek vız gelir. Alper Kul başta olmak üzere tüm ekip bu keyifle, Dünya’nın şifresini çözse yeridir.

 

Anibal GÜLEROĞLU

guleranibal@yahoo.com

www.twitter.com/guleranibal