25 Eylül 2012 Salı
Ali Tufan Koç
Ali Tufan Koç alitufankoc@gmail.com
PARTİ AJANI

BiR DÜĞÜN SALONU OLARAK GECE KULÜPLERi

25.09.2012

Pazar günü Lucca’da gerçekleşen düğün, bir dönemin başlangıcı olabilir mi?

İlişkilerin, evliliklerin formatının değişmesi, düğün gecesi o bildiğiniz geleneksel mekanlardan, sahnelerden uzaklaşmasını etkiliyor olabilir mi? Dünyaevine Lucca’da girmek, bu değişimin şimdilik en güncel, en magazin, en popüler kanıtı. Pazar günü Lucca’da evlenen Selin Sönmez ve Mehmet Ali Tokgözlü’nün düğünün gören/duyan tüm metropol çiftleri düğün hayalini yeniden kurmaya başladı. Daha hafif, daha eğlencelik, daha ‘biz bize’, daha ‘casual’. Benzer tatta bir düğün geçen yaz Nu Teras’ta da olmuş,  DJ Tarık Koray kulüpte eğlenir gibi girmişti dünyaevine. Fikrin pek yakında  Münferit’e, Bird’e sıçraması muhtemel. Peki ya Otto’larda, Mini Müzikhol’lerde telli duvaklı gelinliklere de rastlar mıyız? Görünen köy şu: Şehrin düğün salonu atlası çok yakında değişebilir, beklenmedik barlarda/kulüplerde düğüne davetli olabilirsiniz.

iKi KiTAP iKi SORU

Yaz boyunca çok konuşulan, çok karıştırılan kitaba dair iki sual...
Hande Altaylı’nın Kahperengi’si: Okuyup da beğenmeyeni yok. En burun kıvıranı, soyadı kanalından belden aşağı vurmayı çalışanı bile hakkını veriyor kitabın. Şimdi kitabın diziye dönüşmesi gündemde. Most Yapım’ın ciddi ciddi ilgilendiği konuluşuyor. Dizi tamam da neden filmi olmasın? Hatta senaryolaştırılmasını da neden Hande Altaylı yapmasın?
Oben Budak’ın Falan Filan’ı: DJ/köşe yazarı Oben Budak’ın gayet hafif, gayet pembe kitabı ‘Falan Filan’, yaz boyunca en çok satanlar listesinde tepelerde gezindi, durdu. Şu gerçek: Oben, ‘Nasıl
popüler olunur?’un, neyin sattığının formülünü çözmüş biri. DJ’lik yaptığı geceler, yazdığı roman durumun kanıtı. Aynı formül cebinde, aynı hafiflik tadında, kitabı bir dizi ya da bir filme dönüştürmesi pek de sürpriz olmaz. ‘Falan Filan’da Nişantaşı/Cihangir ekseninde geçen seks hikayelerini okudukça sorası geliyor insanın: Oben Budak’dan yerli işi nefis bir Carrie Bradshaw olmaz mı?

GÖZDEN KAÇMASIN, TATLARI KAÇIRILMASIN

Arka sokaklar aplikasyonu: İstanbul Arka Sokak Lezzetleri, ojinal adıyla Culinary Backstreets’in yaratıcısı gazeteci/blogger ikili Yigal Schleifer ve Ansel Mullins, ‘Arka sokaklarda neler pişiyor?’un yanıtını bu kez aplikasyon formatında veriyor. Size en yakın küçük, yerel yeme-içme noktalarını app üzerinden Ansel ve Yigal’in yorumları eşliğinde bulabilirsiniz.
Türk ve İtalyan şeflerin dayanışması: Etkinliğin adı pek enteresan, pek hoş: Türk ve İtalyan Kültürleri Omuz Omuza Şenliği. Şenliğin amacı da şu: İki yakın kültürün mutfağını yan yana, arka arkaya deneyimlemek. Cumartesi günü Maçka Parkı’nda ravioli’yle mantı, pizzayla pide, risottoyla keşkek, polentayla kuymak el ele, kol kola sizi bekler.

NE ÖĞRENDiM?

Vedat Milor şarap serisi gecesinden: Büyülübağ VM serisinin 24 lira gibi gayet makul bir fiyata satıldığını, asıl amacın herkese yönelik kaliteli bir sofra şarabı üretmek olduğunu, özellikle Avşa Adası’nın yerel üzmü olan Adakarası’ndan elde edilen şarabın tadına doyulmazlığını...
‘Sadakatsizler’ filminden: Seks bağımlılığı, sadakatsizlik, Paris’in şık gece kulüpleri, Las Vegas’ın havalı striptiz kulüplerinin toplamda yaratabileceği etkiyi, filmin metropol erkeğinin favori filmi olarak başlayıp korkulu rüyası olarak bitebildiğini, filmde sık sık söylenen “Göründüğü gibi değil, hayatım!” lafı filmin kendisi için de geçerli olduğunu, filmin gerçekten de göründüğü gibi olmadığını...

BiR FESTiVAL, iKi BELGESEL

Bu yıl Filmekimi mönüsünde yok yok. Festivalin iddialı yapımları, zaten birkaç ay sonra gösterime girecek. Asıl, kıyıda köşede kalmış belgeselleri kaçırmamaya bakın.
Ai Weiwei: ‘Asla Pişman Olma’ Hiç kimse Çin hükümetine çektirmemiştir onun çektirdiği kadar. Provaktif/anarşist sanatçı Ai Weiwei’e dair belgesel, sanatçının 2011’de vergi kaçakçılığı bahanesiyle tutuklu kaldığı 82 gün ve sonrasını anlatıyor. Etkisiz hukuk/etkili sansür çevresinde söylenenler, dijital muhalefete dair vurgulananlar üzerine uzun uzun düşünülmeli, konuşulmalı.
Havana’da 7 Gün: Yedi farklı yönetmen, yedi farklı hikâye, yedi farklı kısa film. Havana Club’un belgeseli bir tatlı Küba havası aldırıyor, bir ölçek Mojito esintisi hissettiriyor. Hakikisinden.