24 Temmuz 2012 Salı
Parçalı Bulutlu

ÜÇ BÜYÜK USTA BiR KOCA DEViR

24.07.2012

‘Büyük Ustalar’ sergisi, size orijinal bir eser sunmuyor ama bu üç büyük isim; Leonardo da Vinci, Raphael ve Michelangelo’nun sanatlarına, hayatlarına dair epeyce bilgi sahibi olmanızı sağlıyor. Müjdeli haber, sergi ağustosa kadar uzatılmış

‘Büyük Ustalar’ sergisine gittim nihayet. Önce iyi bir haber: Ağustos sonuna kadar uzatılmış. Yurt dışında bir şehre gittiğinde ilk iş hangi müzede hangi sergi var konusunun peşine düşüp benim gibi burnunun dibindekini ihmal edenlere duyurulur. Sonra kimdir bu ‘Büyük Ustalar’ meselesine gelelim. Üçü de 16’ncı yüzyılda yaşamış üç büyük ressam: Leonardo da Vinci, Raphael ve Michelangelo. Museo Ideale Leoanardo Da Vinci, Arter Tasarım ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen sergi, size orijinal bir eser sunmuyor ama bu üç büyük ismin sanatlarına, hayatlarına dair epeyce bilgi sahibi olmanızı sağlıyor.

Zihin açıcı bir deneyim
Bir kere Leonardo’nun sayılamayacak kadar çok titri olduğunu (anatomi, botanik, zooloji, jeoloji, optik, mimarlık, müzisyenlik ilgi alanlarından birkaçı), inanılmaz savaş silahları tasarladığını (Kendisi vejetaryen ve pasifistmiş, içindeki bütün vahşet duygusunu tasarımlarına yansıttığından olsa gerek), tıbbın yıllar yılı faydalanacağı anatomi çizimlerinin nefes kestiğini gözünüzle görmüş oluyorsunuz. Kadavra atölyesini de görüyorsunuz tabii. Floransa’da bir hastanenin mahzeneninde Vatikan’a yakalanmamak için gizli gizli açıp çalışırmış kadavralar üzerinde. İnsan bedenini kasıyla, kemiğiyle, damarıyla, siniriyle inceleyebilmek için. Onu Mona Lisa’nın munis tebessümünden ibaret görmeden önce bu bilgileri kafaya kazımakta fayda var. Yine bu sergide meşhur Vitrivius İnsanı’nı enine boyuna inceleyip kendinizi onun duvardaki yerine koyup vücudunuzun oranlarını ölçebiliyorsunuz.

Anlaşılacağı üzere, beni üç ustadan en çok Leonardo etkiledi. Tabii ki Michelangelo’nun Davud heykeli karşısında şapka çıkarmamak mümkün değil. Raphael’in Atina Okulu freskinin
kare kare incelenmesiyse serginin en hoş deneyimlerinden biri, es geçilemez.
Son söz: Rönesans neydi, nasıl bir dönemdi, yaşayarak öğrenmek istiyorsanız, çoluğunuzu çocuğunuzu da alın, öyle gidin Büyük Ustalar’ı ziyarete. Emin olun zihin açıcı bir deneyim olacak.

Leonardo’nun köprüsüne ne oldu?

Sergide en çok takıldıklarımdan biri, Leonardo da Vinci’nin zamanında Sultan II. Bayezid’e yazdığı mektup oldu. Daha doğrusu mektubun çevirisi. ‘Ceneviz’den Leonardo adlı kafirin gönderdiği mektubun suretidir’ başlığı altında, ünlü ressamın Osmanlı padişahına Haliç’e bir köprü yapmayı önerdiğini görüyoruz. Şöyle diyor Leonardo: “Ben kulunuz işittim ki İstanbul’dan Galata’ya bir köprü yapmak kasdinde imişsiniz. Ama bilen kişi bulamadığınızdan yapamamışsınız. Ben kulunuz (...) düşündüm ki bir çatma yapayım ve ardından suyu çıkarayım ve kazıklar koyayım. Öyle yapayım ki altından yelkenli bir gemi geçebile. Ve insanlar istedikleri vakit Anadolu yakasına geçeler.”

Leonardo’nun tasarladığı 240 metre uzunluğundaki köprüyü Sultan Bayezid kabul etmemiş zamanında. Yanda zarif bir maketi duruyor, insanın içi gidiyor. Bu mektubun 1950’lerde ortaya çıktığı düşünülürse, “Neden hemen inşasına başlanmadı?” diye hayıflanıyorsunuz. Ve biz bunu düşüneduralım, 1996 yılında Norveçli sanatçı Sand, bir müzede tesadüfen gördüğü bu dünya güzeli köprü maketinin Oslo’ya 20 kilometre uzaklıktaki Aas kasabasına inşasını sağlamış. Tasarımı ahşapla yeniden yorumlayarak bir yaya köprüsü yapmışlar ve üzerine aslında İstanbul için tasarlanmış olduğu da göğüslerini gere gere yazmışlar.

Bizde de 2006 yılında köprünün 500 küsür yıl sonra asıl yerine de yapılacağına dair haberler çıkmıştı. Mimar Bülent Güngör’ün proje üzerinde çalışıldığı belirtilmişti. Aradan altı yıl geçti, köprüden haber alınamadı. Bu vesileyle Güngör’ün mimarlık bürosuna da sordum, görünüşe göre proje öyle kalmış. Herhalde bekleyeceğiz ki dünyanın tüm kentlerinde birer tane Leonardo köprüsü yapılsın, aslı yok ama namı yürüsün. Ne de olsa bizim dev camiler gibi daha acil ihtiyaçlarımız var, ‘Leonardo adlı kafir’ de kimmiş?


  • İNANILMAZ ÖRÜMCEK ADAMTurkcell Kuruçeşme ArenaSaat: 21.15Fiyat: 15-18 TL Tel: 0 212 263 39 83
  • TEMEL MUTFAK TEKNİKLERİİstanbul Culinary InstituteSaat: 18.00- 22.00Fiyat: 100 TL Tel: 0 212 251 22 14
  • İNSANLAR ALEMİBKMSaat: 20.30Fiyat: 28 TL Tel: 0 212 327 24 27
  • YEŞİM PEKİNER-EMRE TUKURNardis Jazz ClubSaat: 21.30Fiyat: 15-30 TL Tel: 0 212 244 63 27
  • YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZMetin Zakoğlu TheatreSaat: 21.00Fiyat: 9-67.5 TL Tel: 0 216 467 33 32