Bir FBI ajanının 11 Eylül kariyeri
Bugün 11 Eylül’ün 10’uncu yıldönümü. Saldırı, sadece ABD’nin değil, tüm dünyanın terörle ‘mücadelesi’ni kökünden değiştirdi. Sıradan insanlar içinse seyahat özgürlüğünün sonu oldu. ABD ulaştırma güvenliğinin bir numarası John Pistole’yi takdimimdir
Aradan tam 10 yıl geçmiş. New York’ta İkiz Kuleler’in kül oluşuyla hafızalarımıza kazınan 11 Eylül saldırısı, herkesin hayatını değiştirdi. Amerikalılar, yıldönümü nedeniyle 11 Eylül’ü ve terör kavramını masaya yatırmakla meşgul şu sıralar. Ancak 11 Eylül, sadece Amerikalılar’ın hayatını alt üst etmedi. Başta Müslümanlar olmak üzere, sıradan insanları da derinden etkiledi.
Havaalanında son 10 yılda alınan olağanüstü güvenlik önlemleri gibi. Bugün adım attığımız her havalimanında kemerleri çözüyor, su bile taşıyamıyor, saatlerce kuyrukta bekliyor, bazen ayakkabılarımzı çıkarıyor ve bazen de elle aranıyoruz.
Peki bu yöntemleri kim, nasıl icat edip uygulamaya soktu, hiç merak ettiniz mi?
Huffingtonpost.com’da bu sorularla ilgili ayrıntılı bir yazı buldum. Transportation Security Administration (TSA) yani, Amerika’nın Ulaştırma Güvenliği Birimi’nin bir numaralı sorumlusu, eski FBI ajanı John Pistole’un öyküsü bu. Pistole, artık ABD’nin meşhur ‘terörle savaş’ının da en önemli aktörlerinden sayılıyor.
Ajanken kuyruk beklemedi
Genç bir FBI ajanıyken havaalanı kuyruklarında hiç beklemeden geçmeye alışan Pistole, bugün ABD’deki 457 havaalanının yanı sıra otobüs, tren gibi diğer ulaştırma araçlarının güvenliğinden sorumlu.
Hepinizin bildiği gibi ABD’de uygulanan her yeni yöntem, Avrupa ve diğer ülkelere de taşınıyor. Kenara çekilip elle aranıyorsak, sebebi TSA’nın uygun görmesi!
İyisi mi öyküye devam edelim. 53 yaşındaki Pistole, her sabah 8.30’da ‘top secret’ damgalı istihbarat raporlarını okuyup havaalanları için yeni kurallar belirliyor. Penceresiz bir odada ekibiyle toplantılar yapıyor.
El Kaide’nin, 10’uncu yıldönümünde New York ve Washington’da bomba patlatacağı şeklindeki yeni ihbar üzerine, “Risk istemiyorsak hava trafiğini durduracağız” diyecek kadar da keskin.
Zira alınan tüm önlemlere rağmen, saldırganlar havalimanı güvenliğinin bir açığını buluyor.
Çocukları bile arattırdı
John Pistole, 2010’da TSA’in başına geçmiş. İlk icraatı, cinsel organlar dahil, daha detaylı elle arama iznini çıkarması. Çocuklara, hatta yaşlılara da uygulanınca kıyamet kopuyor. Ama Pistole, adı gibi bir tabanca. Geri adım atmak yok!
Pistole, şu sıralar yeni bir istihbarat tarama sistemini test etmekle meşgul. Maksat, gittikçe uzayan kuyrukları önlemek. Bu uygulamanın işleyeceğinden hiç şüphesi yok, çünkü “istihbarat en değerli varlığımız” diyecek kadar kendine ve sisteme güveniyor.
Haksız da değil: El Kaide, sonbaharda Yemen’den yolladığı yazıcıların arasına patlayıcı yerleştirmişti. Suudi Arabistan’dan istihbaratı alan ABD, bir saldırıdan daha kurtardı kendini.
Pistole, görevin başında daha ne kadar kalır, bilinmez. Tek bileceğimiz, bundan sonra her yeni havaalanı güvenlik adetinin onun kafasından çıkıp onaylanacağı.
Bana kalırsa sonunda hepimize şeffaf, plastik kıyafetler giydirecekler, tıpkı bilim kurgu filmlerindeki gibi.
KARiYERi BÖYLE GELiŞTi
* Amerikalılar’ın tabiriyle ‘9/11’den önce, Pistole’un oturduğu koltukta kimse yokmuş. ‘Washington’un en istenmeyen işi’nin sahibinin öyküsü, Eileen Sullivan’a göre ‘aynı zamanda 11 Eylül saldırısının sorumlularını arayan, istihbarat açıklarını kapatmaya çalışan bir ülkenin öyküsü.’
* Pistole 11 Eylül 2001 günü, FBI’daki soruşturma bürosunda televizyondan izlemiş saldırıyı. Tabii ki ‘her şeyin değiştiği an’ bu.
* Indiana’da küçük bir kasabada büyüyen Pistole, hukuk okumuş. 1983’te FBI’a giren Pistole, 11 Eylül’den sonra kurumdaki önceliğin banka soygunu, mafya ve cinayetlerden teröre yönelmesinin baş aktörlerinden olmuş.
* Aynı günlerde TSA, baştan aşağı yenilenme operasyonuna girişiyor. Ama iş çok zor! Yeni havalimanı tarayıcıları ve teknolojiler alınacak, personelle, sendikalarla ve havayollarıyla koordinasyon sağlanacak.
* İlk zamanlarda sırf çantasında bir çakı bulunduğu için uçak boşaltmalar, aşırı uzayan kuyruklar gibi sıkıntılar meydana geliyor.
* Diğer yandan adamımız Pistole, ‘kontra terör’ başkanlığından, FBI’ın yardımcı direktörü konumuna yükseliyor. Yıl 2004. Hücre evlerinden Meksikalı uyuşturucu şebekelerine, her şey onun sorumluluğunda. Tabii ki TSA ile yakın temas çalışıyor.
* 2006’da El Kaide, Londra’dan Amerika’ya gidecek uçaklara sıvı patlayıcı sokmaya çalışırken yakalanınca dört saat içinde yeni kurallar icat ediliyor. 100 ml’den fazla sıvı taşımamak ve plastik torbaya koymak gibi.
