13 Şubat 2012 Pazartesi
Son durum

MODA HAFTASINDAN GERiYE KALANLAR

İstanbul Moda Haftası sona erdi, hakkında söyleyeceklerimizse kolay kolay bitmeyecek gibi

 

Ana Beatriz Barros “İstanbul moda başkenti olabilir” dedi. Herhalde gittiği hiçbir ülkede böyle bir sevgi seliyle karşılanmadığı için o da bizden biri olmuş durumda. Körler sağırlar durumuna ayak uydurmuş. Üstelik bir Türk markanın yüzü olarak da para kazanıyor. O bizi övmesin de                 kim övsün?
Kendi kendimizi övecek durumda değiliz. İstanbul Moda Haftası (IFW) her yıl farklı bir organizasyon şirketiyle çalışarak hepimizi şaşırtmaya devam ediyor. Organizasyon aksaklıklarının bir türlü düzelememesinde bunun da etkisi var.

Kaprol ve Yıldırım Paris Moda Haftası’nda
Şimdiye kadar IFW izleyicilerini eleştirdik, peki ya katılımcı marka ve tasarımcılar?
Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Bahar Korçan artık IFW’de defile yapmıyor. Arzu Kaprol ve Hakan Yıldırım artık Paris Moda Haftası’nda. Arzu Kaprol Studio Kaprol’le genç tasarımcılara karma defile düzenliyor. Daha genç tasarımcılardan Zeynep Tosun ve Özgür Masur da artık IFW’de defile yapmıyor. Son dönemde en çok beğendiğimiz iki tasarımcı Zeynep Tosun ve Özgür Masur. Zeynep koleksiyonunu Londra’da sergiliyor artık Akmerkez’de bir mağazası da var. Özgür’se koleksiyonu hazır olmasına rağmen defile yapmamayı, IFW’ye katılmamayı tercih etti.

Her geçen gün azalıyor
Bu kadar isim IFW’ye katılmamayı tercih ediyorsa, bunun nedenlerini düşünmek lazım. Bazı moda tasarımcıların temel nedeni belli, tamamen duygusal. O kadar emek vereceksin, üzerine o kadar para harcayacaksın, sonra da geri dönüşü olur mu olmaz mı belli değil. Çünkü zaten defileyi izleyen magazin figürleri ücretsiz giydiriliyor, reklam olması için. Cemiyet figürleriyse zaten bir kıyafet alacaklarsa defile olsa da olmasa da alıyorlar. Moda haftalarının asıl hedef kitlesi satın almacı ve moda basınıysa IFW’yi ciddiye almıyor, aynen bazı iyi moda tasarımcılarının almadığı gibi.
Zaten IFW’ye katılan marka ve moda tasarımcılarının hangi kriterlere göre seçildiği de belli değil. Tabii ki istisnalar var. Ama her geçen gün azalıyorlar. Umarım gelecek sezon IFW, yapılan eleştirileri bir nebze de olsa dikkate alır.

 


Ece-Ayşe Ege ve Yalçın Ayaydın

IFW’DEKi FAVORiM

IFW’de en çok beğendiğim etkinliklerden biri Dice Kayek’in kurucuları Ece-Ayşe Ege’yle  İpekyol’un sahibi Yalçın Ayaydın’ın 7 senelik Machka’nın doğuşunu anlattığı workshop’tu. İzleyiciler arasında yabancı basın ve moda eğitimi alan öğrenciler çoğunluktaydı. Zaten İstanbul Moda Akademisi’ne ayrılmış bir bölüm de vardı. Türk basını ve ünlüleri tahmin ettiğiniz gibi bu konuşmayla ilgilenmedi. Oysa Vogue editörü Yaprak Aras’ın moderatörlüğünü yaptığı konuşmanın konusu tasarımcı ve marka işbirliğiydi.
Dice Kayek 20’nci yılını kutluyor. Tasarımda bu kadar başarılı olmasına rağmen hak ettiği yerde olmadığına inandığım bir marka. Yine de yurt dışında bir yere gelip 20 yıldır o yeri koruyabilmek de büyük başarı. 
20 yılda Türkiye imajının ne kadar değiştiğini, “‘Made in Turkey’ etiketli ürünleri almayız” diyenlerin artık bu etiketi bir prestij olarak gördüklerini anlattı Ece Ege. 26 yıllık İpekyol markasının sahibi Yalçın Ayaydın da eskiden yurt dışındaki fuarların kapısından alınmadıklarını, şimdiyse nasıl karşılandıklarını anlattı.
Ayaydın, Dice Kayek’le İpekyol’un yaptığı işbirliğinin diğer markalara da örnek olduğunu söyledi, Network ve Arzu Kaprol örneğini verdi. Sonra da ekledi, “Tasarımcıya kesinlikle karışmamak lazım.”
Moda tasarımcısı olmak isteyenler için öğütler de verdiler. Yalçın Ayaydın “Tasarımcı arkadaşların markaları zorlaması lazım. Birkaç ünlü giydireceğim, kendi markamı yapacağım yerine mutlaka önce endüstri içinde pişsinler sonra kendi markalarını kursunlar” dedi.
Ece Ege’ye göre “Kendi markanı yaratmak zorlaştı. Çok fazla rekabet var. Hızlı moda markalarıyla lüksler arasında kendine yer bulmak ve onu muhafaza etmek çok zor. İyi bir ekipte iyi bir yerde olmak artık yeni iş trendi.”
İşin zorluklarını da anlattı Ece Ege. “Psikolojik baskıdan finansman problemine birçok nedenden çok moral bozuluyor. Sebat edeceksin.”
Önerilerine gelince, “Bir moda tasarımcısı için eğitim birinci şart, teknik ve insanlarla ilişkiler için. Koleksiyon yapılandırma sürecini öğreniyorsun. Tasarıma önem veren bir şirkette staj yaparak başlamak lazım. O da başka bir okul.”

Siz de reklam vermek ister misiniz?