13 Şubat 2012 Pazartesi
Çini mürekkebi

Beyaz’ın Megan Fox imtihanı

Malumunuz geçen hafta Megan Fox Türkiye’deydi. Bir reklam çekimi için ülkemize gelen yıldız cuma akşamı da Beyaz Şov’a katıldı.  Kendisi Angelina Jolie’den sonra dünyada en çok beğendiğim insan olduğu (Angelina evlenme teklif etse bir dakika tereddüt etmem öyle söyleyeyim)  için ben de programı kaçırmadım tabii ki.
O gece Beyaz’ın diğer konukları Murat Boz ve Vilma Elles idi. İkili uzunca bir süre süs bebekleri şeklinde kanepenin bir köşesinde oturmak zorunda kalsalar da ne kadar heyecanlı ve mutlu oldukları her hallerinden belliydi. Ne yazık ki seyirci olarak aynı şeyleri kendi adıma söyleyemeyeceğim.   Zira o gece Beyaz Şov’u izlemek benim için epey  sarsıcı (!) bir deneyimdi.  İşte nedenleri:

Dünyanın en saçma sorusu
* “Bilmemek değil öğrenmemek ayıp”   sözünden yola çıkarak soruyorum: Siz de Beyazıt Öztürk’ün hâlâ İngilizce bilmiyor olmasından benim kadar rahatsız mısınız? Para ise para, zaman ise zaman… Her ikisi de kendisinde fazlasıyla mevcut.  O halde bu erteleme neden anlamıyorum! Ha “Biliyorum ama konuşmak istemiyorum, çekiniyorum” diyorsa iş, daha da enteresan tabii!
* Neyse, yukarıda değindiğim nedenden ötürü program boyunca Megan Fox’un yanındaki tercüman, kızın kulağına Beyaz’ın söylediklerini fısıldadı.  Bari bir kulaklık takılsaydı. Belki Megan’cığım o zaman aval aval tavana bakmak ve ağzına sığmayan dilini dudaklarının kenarında gezdirerek masum masum (!) sırıtmak zorunda kalmazdı.
* Sonra Beyaz o gece kendi bilmediğinden  midir nedir, İngilizce konuşabilen birini araya sokma sevdasına kapılıp Wilma Elles’e sık sık söz verd. O da  Fox’a dünyanın en saçma sorusunu sordu: “Arkeolojiden hoşlanıyormuşsunuz,  bulduğunuz tarihi kalıntılardan yola çıkarak hikâyeler üretmekten de mi hoşlanıyorsunuz yoksa?”
* Ba ba ba! Cevabı içinde saklı, tuzaklı soru  mübarek. Kardeşim dünyada bir daha ne zaman  yanına Megan Fox oturacak? “Aman aptal gözükmeyeyim, anlamlı bir soru olsun” diye diye bunu mu buldun? Elles dünya güzellik yarışmasına falan  katılır da “Seçilirsen dünya barışı için ne yapacaksın?” sorusunu cevaplamak zorunda kalırsa   halimiz ne olur düşünemiyorum.

Austin Green’den bahsedilmedi
* Beyaz’ın ekibi Fox’la ilgili araştırma yapmıştır eminim ki.  Zaten şovmen de sorularını hep elindeki notlara bakarak sordu.  Ancak anlayamadığım şey şu: bir Allah’ın kulu da o notlara bu kadının kocası Brian Austin Green yazmaz mı? Program boyunca Fox’a eşinizle nasıl tanıştınız? Evliliğinizden memnun musunuz? dendi ama bir dönemin efsane dizisi ‘Evimiz Hollywood’da’ da oynayan Green’den hiç bahsedilmedi.  Fox “Kocama aşığım” dedikçe de “Bakın kadın dünya seksisi ama gözü kocasından başkasını görmüyor ayol” diyerek alkış tutuldu. Tabii ki aşık olacak!  kızcağız daha ergenlik sivilcesi sıkarken adam dünyayı kasıp kavuruyordu yahu!
* Son olarak takı töreninden bahsetmek   istiyorum.  Kahve fincanı, lokum, nazar boncuğu  gibi hediyelerin ülkemize gelen turistlere verilmesine alışığız da bunu canlı yayında yapmanın   ne âlemi var? Bu da Beyaz Şov’un hediyesi diye  kocaman sandığı kızcağızın kucağına bırakıverdi  Beyazıt. Arkadaşı olduğunu düşündüğüm bir   tasarımcının nazar boncuğunu da iletmeyi   unutmadı tabii. Kız tercümana dönüp “Bunları  şimdi mi açmam gerekiyor?” derken yüzünden  şaşkınlık hem de rahatsızlık okunuyordu.  Tamam, biliyorum sıcakkanlı milletiz, yemeyiz yediririz,  içmeyiz içiririz de bu pek olmadı sanki. Sizce?

Siz de reklam vermek ister misiniz?