DERE’Yi RAHAT BIRAKIP, YILMAZ’A SEViNSEK YA
Türkiye’nin en komik adamı Cem Yılmaz evleniyor, hatta evlenmekle kalmıyor yakında baba da olacak. Rahat durur muyuz? Hemen eski sevgili Cansu Dere’nin peşine düşüyoruz...
Malumu-nuz Cem Yılmaz sonun-da evleniyor. Millet olarak hepimizi bir şaşkınlık, bir heyecan sardı ki sormayın. On gündür bu çifti konuşuyoruz. ‘Kafamızda deli sorular’ var elbette.
‘Mutlu haber’i alır almaz derhal bu tarz durumlarda hep yaptığımız şey olan ‘Eski sevgiliye hayatı zehir etme’ sürecine başladık bile. Neymiş efendim acaba Cansu Dere ne hissediyormuş? Bir açıklama yapmayacak mıymış? Üzgün müymüş?
Bize ne kardeşim?
Resmen ağzımızın suyu aka aka kadından şöyle açıklamalar bekliyoruz: “Çok üzgünüm eh Türk halkı! Yemeden içmeden kesildim! Gözyaşlarım sel oldu, Ben de telli duvaklı gelin olmak, küçük Cem Yılmazlar doğurmak istiyordum, bu düğün esas benim hakkım!”
Çünkü nedense bir erkekle uzun süre birlikte olan her kadının yegâne hayali gelin olmak, o adamla evlenmek ve onun karısı olmaktır sanıyoruz. Tersini düşünmek mi? Haşa!!!
Dere, ilişkileri boyunca her gün “Cem bana ne zaman evlenme teklif edecek acaba” diye bekliyordu da bu yüzden şimdi büyük bir hüsrana uğradı sanıyoruz. Daha açık söylemek gerekirse öyle olmasını istiyoruz çünkü bu bize göre ‘normal’ olan!
Ancak bugüne kadar ketumluğuyla nam salmış, ser vermiş sır vermemiş, fazlasıyla soğukkanlı bir kadın olan Cansu Dere bize avucumuzu yalatır ve içimize su serpecek o açıklamayı yapmaz. Benden size söylemesi, Boşuna beklemeyin.
Zira Halil Sezai şarkıları eşliğinde anıra anıra ağlıyor, kafasını duvarlara vuruyor olsa bile ağzından “Mutluluklar dilerim”den fazlası çıkmayacak ve bu cümleyi söylerken de yüzünde bir mimik bile göremeyeceğiz. O nedenle zaten başından beri abes olan bu merakımızı bir kenara bıraksak fena olmaz.
Hem ülkemizin en komik adamı, hepimize gülmekten karın kası yaptırmış biricik Cem Yılmaz’ımıza bunu borçluyuz biraz da. Adam belli ki çok mutlu. İlk kez sevgilisiyle kimseden saklanma ihtiyacı duymadan el ele alışveriş merkezlerinde rahat rahat yürümenin, vitrinlere bakmanın tadını çıkarıyor. Ona eşlik edeceğimize bu mutluluğa ‘çomak sokacak’ bir açıklama peşinde koşuyoruz...
Yılmaz adına sevinsek, yakında nur topu gibi yeni bir Cem Yılmaz’ımız doğacak ya hani, onun için heyecanlansak falan daha doğru olmaz mı?
