OTEL KAYITLARI KiMi YALANLADI?
Yazım üzerine The Green Park Otel, ‘ilginç’ bir açıklama gönderdi bana. Otelin Kurumsal İletişim Müdürü Sedef Bayraktar’ın yazısındaki ayrıntıları okuyunca daha iyi anlayacak ve işin renginin nasıl da değiştiğinin farkına varacaksınız
Pendik’teki Green Park Otel’de yılbaşı gecesi yaşanan ilginç olaya dair haberlerdeki bir ayrıntıya takılıp, bir yazı yazdım önceki gün.
Olay neydi?
Kıbrıslı iş kadını Gül K.’, yılbaşı gecesi Hande Yener’i dinleyip, arkadaşlarıyla eğlendikten sonra tek başına uyumak için gittiği odasında saat 05.00 sularında, üzerinde kendisine tecavüz eden bir adam gördüğünü iddia etmişti.
Bu olay yüzünden tutuklanan Ankaralı iş adamı Hüseyin T. ise kendini şöyle savunmuştu:
“Kız arkadaşım Sıla U. ile 3109 numaralı odada kalıyordum. Aşırı alkollüydüm, odaları karıştırıp 3113 numaraya girdim. Sevişmek istediğim sevgilimin tepki göstermesiyle yanlışın farkına vardım. Otel, bana başka kapıları da açan oda kartı vermeseydi, bu olay olmayacaktı.”
Ben de, o zaman otelin de ihmali var bunda diye bir yazı yazdım.
Odayı kendi kartıyla açtı
Yazım üzerine The Green Park Otel, ‘ilginç’ bir açıklama gönderdi bana.
Açıklama için neden ‘ilginç’ vurgusu yaptığımı otelin Kurumsal İletişim Müdürü Sedef Bayraktar’ın yazısındaki ayrıntıları okuyunca daha iyi anlayacak ve işin renginin nasıl da değiştiğinin farkına varacaksınız.
“Sayın Ali Eyüboğlu;
Milliyet Gazetesi-Cadde ekindeki köşe yazınıza istinaden aşağıdaki açıklamamızı bilgilerinize sunmak istiyoruz.
Olay gecesi polis incelemesinde; kartların başka kapıları açmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca o gece adı geçen bayanın kapısının bir kez ve kendi kartıyla açıldığı keza polis incelemesiyle tespit edilmiştir.
Birlikte görüntüleri var
Kapı kilidinin okutulmasında ve teknik incelemesinde kapının kendi kartıyla açıldığı ve en son kartlı girişin saat 03.00 sularında olduğu, yükleme makinasının incelenmesinde odaya kartın sadece giriş esnasında ve bir adet yapıldığı, en önemlisi olaya müdahil olan kişilerin gece saatlerinde birlikte koridorda yürüdükleri ve olay olmadan önce adı geçen bayanın arkadaşıyla adı geçen erkeğin arkadaşının asansör çevresinde konuştukları kamera kayıtlarından tespit edilmiştir ve polis incelemesinde bu doğrultuda tutanak tutularak olay açıklığa kavuşturulmuştur.
Otelimizde VingCard Signature manyetik kartlı kilitleri ve Vision sitemi kullanılmaktadır. Bir oda kartı bir diğer odayı asla açamaz.
Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dileriz.”
CELINE DION’A OLAN HAYRANLIĞIM ARTTI
Digitürk’te turlarken baktım Celine Dion belgeseli. Kumandayı bırakıp seyretmeye başladım Kanadalı ‘Diva’yı.
Sadece sesini değil, zirvedeyken, hasta eşine destek olma adına şöhretin nimetlerini elinin tersiyle iterek verdiği insanlık dersini de takdir edenlerdenim.
‘Dünya Gözüyle Celine’in 19 Ocak’ta Moviemax Premier’de tekrarı var, tavsiye ederim.
İzleyin de yabancı starlarla bizimkiler arasındaki farkı, bir şarkıcının, sahnedeyken nasıl koca bir ‘Diva’, sahneden inince nasıl sıradan bir ‘insan’ olduğunu seyredin.
Eşi ve kızıyla dünyayı turlayan Dion’un nasıl bir insan olduğunu ortaya koyan ayrıntılardan biri de şu:
Dion, Paris konseri çıkışında sevenlerine imza dağıtırken, Fransız organizatör şöyle dedi kameralara:
“20 yıldır bu işi yapıyorum. İki saat sahnede şarkı söyleyen bir sanatçının çıkışta, 300 hayranına tek tek imza dağıttığına ilk kez tanık oluyorum.”
Türkiye’de Celine Dion gibi Kanada’dan Avustralya’ya, Rusya’dan Çin’e, Meksika’dan Güney Afrika’ya, Avrupa’nın her ülkesinde konser verebilecek bir star var mı?
Yok.
Türkiye’de, değil iki saatlik sahne şovundan sonra, sahne öncesi bile hayranlarına dakikalarca imza dağıtmaya tahammül edecek sanatçı yok.
Ahmet San’ı gel de arama
2008 ve 2009’da gerçekleşen ‘Taking Chances’ adlı turne görüntülerinden oluşan ‘Celine: Through The Eyes Of The World’ belgeselinin ortaya koyduğu bir başka gerçek de şu:
Dion, turne kapsamında neredeyse Türkiye hariç her yere gitti ve konser verdi.
Dünya starlarının konser listesinde Türkiye yok artık.
Acı, ama gerçek.
Şu soruya yanıt aramanın vakti geldi de geçiyor bile:
Bir zamanlar Madonna’dan Michael Jackson’a dünya starlarını getirip, konser verdirebilen Türkiye, acaba bu ligden niye düştü?
Gel de arama o starları getiren Ahmet San’ı.
Bizde de gerek yurt içinde, gerek yurt dışında konser veren birçok şarkıcı var.
Hangisinin böyle bir belgeseli var?
Hiçbirinin.
Çünkü tarihe not düşmek üzerine çalışmıyor beyinleri.
Twitter ve Facebok gibi sanal alemde hava atmak onların meramı.
Oturup izleseler şu belgeseli, anlarlar aradaki ‘dağlar kadar fark’ı!
