iSTANBUL’UN YENi ARENALARI
Büyük konser düzenlemek riskli iştir. Deli işidir... Bu konuda İstanbullulara iki iyi haberim var. İlki ‘Ora Arena’, diğeri ‘Fenerbahçe Ülker Sports Arena’
Uzaktan davulun sesi hoş geliyor ama İstanbul’da uluslararası boyutlu büyük etkinlikler düzenlemek riskli iş.
Bir ‘ödenek’ten pay ya da
bir sponsorun adını almadıysanız arkanıza; imkansız bile
denebilir. Kaç liraya satarsanız satın biletinizi, maliyeti o gelirle karşılayamazsınız.
İstanbul’da büyük konser yapmak istiyorsanız, sponsorların pazarlama/etkinlik bütçelerine girmeli, yani işinizi onlara beğendirmelisiniz.
Bu durumda dahi sponsordan aldığınız para riskinizi sıfırlamaz, sadece rahat nefes aldırır.
Yine içerde satılacak yiyecek-içecek geliri, bilet geliri, vergisi, osu, busu hesaplar içinde kaybolmak durumundasınız.
Şansınız yaver giderse, zarar etmezsiniz.
Marka desteği mühim
Etkinliğiniz bir markanın adıyla özdeşleştiyse ancak, organizatör olarak; (Rock’n Coke ve Efes Pilsen One Love gibi) ya da Kültür Bakanlığı’ndan ciddi bir bütçe alıyorsanız (U2 İstanbul Konseri’nde olduğu gibi) içinizin rahat etme olasılığından söz edebiliriz.
O zaman; “Battım mı çıktım mı?” diye düşünmez, işinizi layıkıyla yapmaya odaklanırsınız.
İşin sonunda da, ‘organizasyon hizmet bedeli’nizi tıkır tıkır alırsınız.
Peki ya tüm bunları yapacak gücünüz yoksa?
Büyük risk altına girerek; zaman zaman para, zaman zaman da itibar kaybederek iş yapmak zorundasınız.
Başa dönecek olursak; Türkiye’de büyük konser düzenlemek riskli iştir. Deli işidir...
“Daha küçük işler yapayım, kendi yağımda kavrulayım” dersiniz; bu kez karşınıza salon problemi çıkar.
İstanbul’da böyle salon var mı?
Açık alanları saymazsak İstanbul, 5 ila 15 bin kişilik konser salonları açısından sıkıntılıdır. Olanlar ya spor salonu olarak tasarlanmıştır ya da kongre salonu olarak...
Spor salonlarında sesle ilgili, kongre salonlarında oturma düzeniyle ilgili sorun yaşarsınız.
İki iyi haberim var. İlki ‘Ora Arena’.
Bayrampaşa’daki Otogar’ın hemen yanında, 6 bin 300 kişi kapasiteli, pırıl pırıl, çok amaçlı bir salon. Kapasite, beklentiye göre anında küçültülebiliyor. Yurt dışındaki örneklerinden teknik ve mimari bakımdan farksız...
Ora Arena’nın işletmesini üstlenen SMG Europe, başta İngiltere olmak üzere tüm Avrupa’da yaklaşık 100 bin koltukluk bir kapasiteyi yönetiyor.
Uzmanlıkları, kapalı alanlarda gösteri ve konser yönetimi...
Ora Arena, oturduğunuz her yerden adil olan ‘seyirci görüş açısı’, Bayrampaşa’ya bir uzay mekiği düşmüş hissiyatı yaratan mimarisi ve dünya standartlarında konser izlemeye elverişli altyapısıyla farklı...
Kendi kategorisinde şimdilik rakipsiz.
Bundan sonra yapmaları gereken, bolca önemli konser organizasyonuna imza atmak ve cazibe merkezi haline gelmek.
Fenerbahçe ya da Galatasaray
İkinci arenamız ‘Fenerbahçe Ülker Sports Arena’.
Bildiğiniz üzere, Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı maçlarını bir süre sonra burada oynayacak.
“Hani spor salonları, konser için uygun değildi?” diyeceksiniz. Bu salon farklı...
14 bin kişi kapasiteli ‘Fenerbahçe Ülker Sports Arena’; gerçek anlamda ‘çok amaçlı’ olarak düşünüldü.
Yani işin en başından, konser ve diğer sanatsal etkinliklere uygun olacak şekilde tasarlandı teknik olarak.
Resmi açılışı 7 Ocak’a yetiştirilmesi planlanan Arena’da, 100’ü aşkın spor dışı etkinlik yapılacak.
‘Beyonce’, ‘Cirque Du Soleil’ gibi isimler duydum, buyursunlar...
Fenerbahçe Ülker Sports Arena’nın arkasındaki işletmeci firmaysa AEG.
AEG de dünya çapında eğlence ve spor etkinlikleri yönetimi yapan lider şirketlerden biri. ‘AEG LIVE’ adlı bir de alt şirketleri var.
Taylor Swift, Justin Bieber, Black Eyed Peas, Kelly Clarkson, Bon Jovi, Celine Dion, Miley Cyrus, Britney Spears gibi isimlerle çalışıyorlar.
Bilmeyenler için söyleyeyim; Galatasaray Türk Telekom Arena’nın arkasındaki işletmeci şirket de AEG.
Motivasyonları bol olsun.
