Çocuğun hakkını teslim edelim
Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü... Çocuklara değer vermek, bir günlüğüne makam koltuklarında oturtmak değildir. Çocuklara karşı her tür ayrımcılığın engellenmesini konuşmadan, çocuk edebiyatı yapmaktan vazgeçelim
Aile ve çocuk dendi mi mangalda kül bırakmayan bir milletiz. Çok severiz çocukları, çook! Ancak mesele ‘çocuğun hakkını teslim etmeye’ gelince, gayet ikiyüzlü bir tutum sergileriz. Çocuğu insan yerine koymaz, hayatı dizayn ederken onları pek az düşünürüz. Hatta pek çoğunuzun ‘çocuk hakkı’ diye bir şeyin var olduğundan haberi yoktur, eminim...
Oysa hem Türkiye, hem de dünyada her gün çocuklar horlanıyor, kullanılıyor, kötü muameleye maruz kalıyor. Sadece N.Ç. davasında yaşananlar, bu ülkede 13-14 yaşındaki bir kız çocuğunun saldırganlar değil, hukuk sistemi tarafından da ‘cinsel obje’ olarak görüldüğünün acı kanıtıdır.
Çocuk Vakfı, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle, Türkiye ve dünyada çocuğa ve çocukluğa odaklanmak amacıyla çağrı yaptı. Bu amaçla sorular hazırlanmış. Bakalım cevaplamaya hazır mısınız?
Çocuklar için demokrasi!
* Çocuğa karşı her tür ayrımcılığın önlendiği bir Türkiye’ye ve dünyaya nasıl ulaşabiliriz?
* Çocuk hak ihlalleri, istismarı, çocuk yoksulluğu ve çocuğa karşı işlenen suçlardaki artışa karşın Türkiye’de ve dünyada çocuk sorunları niçin çözülemiyor ve erteleniyor?
* Yeni hazırlanacak anayasada çocuklarla sözleşme imzalanması ve bütün yasaların çocuk haklarıyla uyumlu hale getirilmesi için toplumun katılımına hazır mıyız?
Sorunlar azaldı mı?
* Türkiye’de ve dünyada çocuk dostu bir medya düzeni kurulabilir mi?
* Çocuk hakları temelinde çocuk politikası hayal mi, gerçek mi?
* BM Dünya Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabul edildiği 20 Kasım 1989’dan bu yana dünyada çocuk sorunları azaldı mı, çoğaldı mı?
* BM ve küresel dünya sisteminin çocuk sorunlarına yönelmesi ve Türkiye’nin Dünya Çocuk Hareketi’ne katkısı hangi düzlemde gerçekleşebilir?
Umarım önümüzdeki dönemde hamasetten vazgeçip bu sorulara samimi cevaplar ararız. Çocukların günü, haklarıyla beraber kutlu olsun...
Öznemiz çocuk
Belki de en temel soru, Türkiye’de çocuk algısının neden olduğu toplumsal yapının nasıl çözülebileceğinde... Çocuk haklarını konuşurken şu soru ve sorunlar ön plana çıkıyor:
* 0-18 yaş çocuk grubunun sağlıklı büyüme ve sağlığını korumadaki eşitsizlikler nasıl önlenebilir?
* Eğitimde zihniyet değişimini sağlayacak felsefi bir paradigma nelere dayanmalı?
* Türkiye’de Çocuk Koruma Sistemi’yle çocuk olguları arasında nasıl ilişki kurulabilir?
* Çocuğu ilgilendiren her konuda çocuk görüşünü almak amacıyla, Türkiye’de çocuğun özne durumuna gelmesi nasıl gerçekleşebilir? (Not: www.cocukvakfi.org adresinde konuyla ilgili her türlü bilgi ve çalışmaya ulaşılabilir.)
Halfeti de Cittaslow adayı!
İlk kez Güneydoğu’dan bir ilçe, Dünya Cittaslow Birliği’ne aday oluyor! Başvuru kabul edilirse, Halfeti ‘sakin şehir’ kervanına katılacak.
* Olay şöyle gelişti: Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesi, Cittaslow birliğinin Türkiye’deki başkenti Seferihisar’a başvurdu. Bunun üzerine Halfeti’ye gidip başvuruyu inceleyen Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Halfeti’nin dosyasını İtalya’ya götüreceklerini söyledi.
* Cittaslow, merkezi İtalya’da olan, 25 ülkeden 154 şehrin dahil olduğu “Yaşamın kolay olduğu kentlerin uluslararası ağı” demek.
* Türkiye’nin, İzmir’in Seferihisar ilçesinin kabulüyle tanıştığı Cittaslow ağına yenileri eklendi: Çanakkale Gökçeada, Sakarya Taraklı, Muğla Akyaka ve Aydın Yenipazar ilçeleri.
* Halfeti, tarihi dokusu ve kendine has özellikleriyle Cittaslow kriterlerinin birçoğunu içinde barındırıyor. Mesela başka hiçbir yerde yetişmeyen siyah gül, Halfeti’de yetişiyor.
* Başkan Soyer, önümüzdeki ay Ordu Perşembe, Isparta Yalvaç ve Tekirdağ Vize ilçelerinin dosyalarını İtalya’daki birliğe götürecek.
