12 Şubat 2012 Pazar
Ali Eyüboğlu
Ali Eyüboğlu aeyuboglu@milliyet.com.tr
Alice

EKŞi SÖZLÜK ‘TOSUN’LARI

Ekşi Sözlük yazarları   yalan, yanlış bir yığın şey yazıyor. İftira ve hakarete uğrayanlardan, “Doğru değil bu, düzeltin bunu” diye itiraz edince verdikleri yanıt “Buyrun mahkemeye” oluyor. Çünkü biliyorlar ki adalet hep geç tecelli ediyor bu ülkede



 

Ali Kocatepe’nin keyifle okuduğum anı kitabından bana göre ilginç olanları paylaştım siz değerli okurlarla.
Önceki gün baktım, ‘ahmetfirat’ rumuzuyla biri, ekşi   sözlük’te hakkımda şöyle   bir şey yazdı:
“ali kocatepe anılarından yanlış fıkra aktaran gazeteci, pardon aktarmacı.”
Topu topu bir cümle,   ama yalan da var içinde, iftira da, hakaret de.
Ali Kocatepe’nin kitabı ortada. Alın bakın yazdıklarımda en küçük bir saptırma var mı? O nedenle beni okuduğunu anlamamak ve yanlış aktarmakla itham eden iftiracının yazdığı doğru değil diye bir email attım Ekşi Sözlük’e.
Gelen yanıta bakar mısınız?
“Sayın Başvuru Sahibi,
ekşi sözlük’te yer alan yazıların silinmesi ancak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırılık teşkil eden ve/veya maddi/manevi tazminata sebep olabilecek içerik bulunması halinde mümkün olmaktadır.
Şikayetinize konu yazı/yazılar hukuk danışmanlarımızca incelenmiş ve yazılarda suç ve/veya tazminat sebebi olmadığı kanısına varılmıştır.
Bu nedenle, yazarların kendi yazıları üzerindeki silme ve değişiklik yapma hakkı saklı olmakla birlikte, şikayetinize konu yazıların moderasyon tarafından silinmesi maalesef söz konusu değildir.
Yapılan tespitte hukuki yanlışlık bulunduğunu düşünüyorsanız gerekçenizle birlikte  itirazda bulunabilirsiniz.”

Hakaret özgürlüğü bu!
İşte ‘Ekşi Sözlük’çülerin  ‘özgürlük’ anlayışı.
‘Eksi Sözlük yazarları’; yalan, yanlış bir yığın şey yazsın insanlar hakkında.
İftira ve hakarete uğrayanlardan, “Doğru değil bu, düzeltin bunu” diye itiraz gelince verdiğiniz yanıt; “Buyrun  mahkemeye.”
Çünkü biliyorsunuz ki adalet hep geç tecelli ediyor bu ülkede.
Bir de utanmadan, sıkılmadan ‘saygı’dan söz ediyorsunuz.
‘Saygı’ kelimesini ağzınıza alabilmeniz için, öncelikle yapmanız gereken şudur:
Sitenizde yorum yazanları, tuvalet duvarlarına ismini vermeden her türlü yazı yazan  ‘tosun’luktan kurtaracaksınız önce.
Gerçek kimlikleriyle   yapsınlar o yorumları da   görelim o ‘tosun’ları.
‘Takma isim’lerin arkasına gizlenmek yok öyle. Ha, o yürek de yoksa hiçbirinizde, o zaman ‘cevap hakkı’na saygınız olacak.
Onu da yapmazsanız,   o zaman bu tür yazılara   katlanacaksınız.
Ekşi Sözlük yazarları ha bire hakkımda abuk-sabuk, yalan yanlış, iftira dolu yorumlar yapacak, benim elim armut toplayacak öyle mi?
Yazımı beğenmediniz mi?
Şimdi aynı tavsiyeyi ben  yapıyorum size:
“Gerekçenizle birlikte  itirazda bulunabilirsiniz.”



HALİL ERGÜN’DEKİ MÜTHİŞ ÖZGÜVEN

Halil Ergün’ün son dizisi ‘Gün Akşam Oldu’ reyting almayıp, dört bölümde bitince sanatçı, Gold Film’den peşin aldığı paranın hak etmediği bölümünü iade etti şirkete.
Yazılanlara göre ‘Gün Akşam Oldu’ dizisi için yapımcı Faruk Turgut’la bölüm başına 60 bin TL’ye anlaştığı için Halil Ergün, “Hak etmediğim parayı almam” diyerek dokuz bölümün parası olan  540 bin TL’yi geri verdi.
Halil Ergün’ün, bu hareketiyle kendine yakışanı yapması bir yana, bu olay da gösterdi ki, yapımcılarla oyuncular arasındaki ilişkiler bu zeminde yürüdüğü sürece ‘Yerli Dizi Yersiz Uzun’ gibi eylemler hedefine ulaşmaz Türkiye’de.
Yerli dizilerde; bir, bilemedin iki başrol oyuncusundan başkasının 13 bölümün parasını peşin talep etme gibi bir şansı var mı?
Ya da teknik ekiptekilerin?
Mümkün değil.
Anında kapıyı gösterir yapımcılar, böyle bir şeyi talep edene.
Ayrıca olayın bir de şu yönü var: Bir zamanlar, iki albümü üst üste iyi tiraj yapınca, “Artık ıslık öttürsem, albümüm  1 milyon satar” deyip, sonra hayal kırıklığı yaşayanlar vardı müzik sektöründe.
Halil Ergün de, 13 bölümün parasını peşin aldığına göre, demek ki çok güvendi kendine, “Bu dizim de ‘Yaprak Dökümü’ gibi uzun soluklu olur” diye.
Ama gel gör ki, ‘garanti’  diye bir şey yoktur, ömürleri  izleyicinin duygu dünyasına bağlı işlerde.



YORUMSUZ!
Selami Şahin, yeni albümü ‘Mahzen’in promosyon çalışmaları  kapsamında konuk olduğu Ayhan Güngör’ün Radyo Turkuvaz’daki ‘Hopdedik Ayhan Show’unda şöyle demiş:
“Ben arabeskçi değilim.”

Siz de reklam vermek ister misiniz?