Her eve lazım!
Milliyet ‘60 Yılın Tanığı’ kitabının sayfalarını çevirmeye başladığım andan itibaren dipsiz bir kuyuya dalmış gibi oldum... Gazetenin kendi tarihini yansıtan sayfalar, aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihini anlamak, öğrenmek için olağanüstü bir kaynak.
Her 10 yıl için ayrı bir bölüm hazırlanmış. Dönemin önemli olaylarına (darbe, deprem, savaş, cinayet) veya Milliyet’in özel haberlerine göre birinci sayfalar seçilmiş. Bu kitap, Milliyet’in ‘ayaklı tarihi’ sayılan Tahir Özyurtseven başkanlığındaki ekibin aylarca verdikleri uğraşın ürünü.
‘60 Yılın Tanığı’ o kadar hoşuma gitti ki bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim. Seçim yapmak pek kolay olmadı. Çünkü benim için gazetenin logosu, tasarımı ve özellikle haber dilini incelemek bile başlı başına bir tez konusu...
Ama Türkiye’deki siyasi olaylara göre gitsem Cadde’nin tüm sayfalarını kaplamam gerekecekti! Soğuk savaş yıllarından SSCB’nin dağılmasına, Kraliçe Elizabeth’in tahta çıkışından Ay’a seyahate, yarım asrın olaylarını seçsem herhalde ayrı bir ek hazırlayacaktık.
Bu nedenle gözüme çarpan magazin ve şehir haberlerinden küçük bir derleme yaptım. Mümkünse eski gazete sayfalarındaki resimlerin altındaki yazıları okuyunuz, afiyetle...
iLK SAYFA GÜZELLERi
Sayfa güzeli kavramını kullanan ilk gazete sanırım Milliyet. Fakat haber gerçekten bomba: Yıl 1952, Günseli Başar Avrupa kraliçesi seçilmiş. Kocaman bir Başar fotoğrafı, altında şu yazı:
“12 bin kişinin takdirini toplayan güzelimiz son seçmeye kapalı, siyah bir mayo ile girdi.” Tabii bu ‘kapalı mayolu’ hali de kullanılmış. O kadar şık ve zarif ki!
11 Haziran 1955’te, o döneme göre hayli cüretkar bir fotoğraf birinci sayfada. Çünkü hanımefendinin iç çamaşırı görünüyor. Dönemin istihbarat şefi İzzet Sedes, “İstanbul’da Hilton otelinin açılışına Terry Moore otelin sahibiyle birlikte geldi. Foto muhabiri açılışta Moore’un fotoğrafını çekti. O dönemde gazeteler böyle fotoğraflar yayınlamazdı. Bir saat fotoğrafı tartıştık, hiç rötuş yapmadan yayınlamaya karar verdik. O gün gazete yok satmıştı” diyor.
KÖPRÜNÜN TEMELİ ATILDI
Tarih 21 Şubat 1970. Milliyet logosunun yanında ‘Bugün 12 Sayfa 50 Kuruş’ ibaresi ve Vicks pastilleri reklamı... Boğaziçi Köprüsü’nün temeli atılmış: “Büyük kalabalığın izlediği tarihi tören sırasında toplar atıldı.”
Hakikaten de resimde görülüyor: Beylerbeyi’nde o yıllara göre mahşeri bir kalabalık toplanmış. Bu arada Süleyman Demirel’in sözlerine dikkat: “10 yılda yeni geçitlere ihtiyaç duyulacak.”
HUZURA GİDEN YOL...
Milliyet’in 60 yılındaki manşetlere bakmak, aynı zamanda darbeler tarihinde bir yolculuğa çıkmak demek. 1980 darbesinden iki yıl sonra, 8 Kasım 1982’de Kenan Evren cumhurbaşkanı. Son zamanlarda bol bol tartıştığımız 82 anayasası, resmi olmayan sonuçlara göre “yüzde 90’ı aşan kabul oyu ile benimsendi”. Kapatılan AP ve CHP’nin eski genel başkanları Demirel ve Ecevit’in oy atarken resimleri kullanılmış.
Gazetenin başyazısı: “Huzura giden yol...”
SUHA ARAFAT VE AJDA!
90’lı yıllarda gazetenin birinci sayfası askeri ve politik manşetlere ağırlık vermiş. Saddam, Körfez krizi, SSCB’de darbe girişimi... ‘Arafat’ın dünyadan gizlediği eşi‘ Suha Arafat’ı ilk kez Milliyet konuşturuyor ve fotoğraflıyor (6 Haziran 1992). Nur Batur, röportajı “Göle maya çaldım, tuttu” sözleriyle anlatmış.
Manşetin altındaki fotoğrafa da dikkat: ‘Yeni model Ajda’! Bundan 18 yıl önceki deri şortu, metal aksesuarları, büstiyeri, güderi çizmeleriyle sahnede diz çöküp şarkı söyleyen divaya ‘helal olsun’! Bugün, o günden de güzel...
ERKEKLER KULÜBÜNDE BiR KADIN
Yazıişleri, ‘erkek işi’dir. Bugün bile pek çok gazetenin yazıişlerinde yönetici, müdür, şef pozisyonunda çalışan kadın sayısı, erkeklere oranla çok daha az. Milliyet’i farklı dönemlerde çıkaran kadroların fotoğraflarına bakınca ‘erkekler kulübü’ vaziyeti iyice göze çarpıyor.
Fakat bu durum, tarihten ziyade yöneticiyle bağlantılı. 1950’lerin sonunda çekilen fotoğrafa bakın: Aralarında Yaşar Kemal, Fakir Baykurt’un da olduğu karede gencecik bir kadın, Vasfiye Özkoçak da var... Ali Naci Karacan’ın genç yaşta Milliyet’in başına getirdiği Abdi İpekçi, Özkoçak’a istihbarat şefliği teklif etmiş. Ama o yıllar boyunca muhabirlik yapmayı tercih etmiş... 34 yıl!
