12 Şubat 2012 Pazar

Dünyanın medya trendi!




Türk medyası bu yıl en çok, gazetecilik etiği, basın özgürlüğü ve siyasilerle basının ilişkisini tartıştı. Peki dünya basınında olup bitenler hiç mi bizi etkilemedi? World Editors Forum’un hazırladığı (Dünya Editörler Forumu) ‘2009’un medya trendleri’ raporundan yola çıkarak, bizdeki gelişmeleri gözden geçirdim. Bakalım 2009’un medya trendleri bizi teğet geçmiş mi?

1. KRİZ ZORLADI
Amerika’da bu yıl bazı şehirlerde yayınlanan gazete sayısı bire düştü. İlk ‘gazetesiz şehir’ ise online yayına geçen Ann Arbor. Çoğu gazetede işten çıkarmalar arttı. San Francisco Chronicle ve Boston Globe kapanma tehlikesiyle boğuştu. Washington Post yurtdışındaki bürolarını kapadı ve hafta sonları yayın yapmayacağını ilan etti. Çoğu gazete sayfa sayısını azalttı.
Gazetelerdeki daralma politikası, haber ajanslarını da vurdu. Tam 180 gazete AP aboneliklerini kesmeye kalktı, ancak çoğu bunu yapmadı. Amerika kadar dramatik olmasa da Avrupa’daki gazeteler de küçülmeye gidiyor. The Guardian 2010’da küçüleceğini açıkladı.
Türkiye’deki büyük gazeteler ise sonbahar itibariyle daha çok sayfa, daha bol ilaveyle krize meydan okuyor. İnternet gazeteciliği ise hâlâ üvey evlat muamelesi görüyor.      

2. ONLINE İÇERİK PARALI OLSUN MU?
Rupert Murdoch, News Corp’un internetteki içeriğinin paralı olacağını duyurdu. NYT da bu fikri destekliyor... İnternette gazete içeriğinin bir bedeli olması gerektiğine ben de inanıyorum. Ancak interneti paralı yapmak, gazetelerin maddi sorunlarını çözmüyor. Paralı habere Avrupa’da bile rağbet yok... Türkiye’de Habertürk ve Cumhuriyet hariç, her gazete internette bedava.  

3. TWITTER BİR PATLADI Kİ...
Haber bulma, haber pazarlama, kendi okur kitlesini oluşturma gibi özellikleriyle pek sevildi bu ‘sosyal medya.’ Ancak twitter’da paylaşılan anlık bilgilerin doğruluğunu test etmek zor.
Trendi gören Google da gerçek zamanlı sosyal ağları arama sonuçlarına ekleyecek. Ayrıca Facebook’un ‘Facebook Connect’ ile twitter’ı sollayabileceği konuşuluyor... Türk basınında twitter son zamanlarda popüler oldu; ancak haber paylaşmaktan ziyade dedikodu aracı olarak.   

4. MAHALLE HABERCİLİĞİ
Son birkaç yıldır en çok tartışılan, ümit bağlanan trendlerden biri ‘hyperlocal news’  yani ‘ultra yerel habercilik’... Ben buna ‘mahalle haberciliği’ de diyorum. Ama sandığınız gibi medya mahalleleri değil, gerçek mahalle haberleri sözkonusu! Bizim basında hiç umursanmayan bu trend, yerel gazeteciliğin ‘iyice yerelleştirilmiş’ halinin online ortama aktarılması demek.  ABD ve Avrupa’da pek çok yerel yayın, kurtuluşu mahalle haberciliğinde aradı ve yararını gördü de: ABD’de outside.in sitesi CNN  destekli, everyblock ise MSNBC tarafından satın alındı. NYT ise ‘Local’ adlı bir blog yayını başlattı. Mikro yerel haberler ilgi görüyor, okur sadakatini artırıyor ama medyaya para kazandırması zor.
Bu arada Çek Cumhuriyeti’nde hazirandan beri ilginç bir proje hayata geçti: Şehrin ortasındaki kafelerde haber merkezleri oluşturuldu, böylece hem gazetecilerin halkla teması sağlandı, hem de üretilen içerikten (haftalık dergi ve internet sitesi yoluyla) kazanç elde edildi.
Bizde ise seçim dönemlerinde veya kampanya dahilinde bölge bölge nabız tutma geleneği var. Ancak bunlar belirli sürelerde uygulanıyor... Çek örneği her ne kadar zor uygulanabilir gözükse de ‘halktan kopmak’la suçlanan medya için farklı ve faydalı bir deneyim.  

5. DERGİ GİBİ GAZETENİN BAŞARISI:  
Yılın başarı öyküsü Portekiz’de yayına başlayan ‘i’ oldu. Herkesin kemer sıktığı bir dönemde yeni gazete çıkarmak çılgınlıkken, ‘i’ geleneksel gazetecilik lakaplarını yıkmayı başardı: Dergiye benzeyen mizanpajı ve derinlemesine politika-ekonomi haberleriyle farklı bir okur kitlesi yakaladı. Geleneksel konu başlıklarından özellikle uzak duran gazete, okurun günlük olaylar hakkında zaten bilgilendiğini varsayıyor ve analizlere ağırlık veriyor. Gazete içeriğini web’de yayınlamıyor ve internet sitesini sosyal haber portalına dönüştürmüş.
Krize rağmen bizde de bu yıl yeni bir gazete yayın hayatına başladı: Habertürk. Kağıdı, boyutu ve ekleriyle farklılaşmayı başaran ve en çok satan gazetelerin arasına giren HT’nin  genel yayın çizgisi ise yer yer hayal kırıklığı yarattı. Yılın yeni yayınlarından biri de Milliyet’in yeni günlük eki:  Cadde, magazin eki kalıplarını kısa sürede yıktı.

6. CEPTE PARA VAR MI?
Cep telefonları giderek akıllanıyor. Apple i-Phone ve Google’ın Android işletim sistemiyle cepten haber okumak artık çok daha rahat... New York Times, Guardian ve AP’nin, news applications (apps) denen uygulamaları başarılı örnekler arasında. Şimdilik bu modelin reklam geliri kısıtlı. Financial Times, iPhone’da ancak belli bir üyelik ücreti karşılığında içerik sunuyor.
Bizdeki i-phone uygulamasının ismi “Gazete”: Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerindeki güncel haberler, kategorilere göre ayrılıyor.


YENİ YILDA İZLENECEK TRENDLER
E-KİTAP: Büyük gürültüyle piyasaya çıkan Amazon’un elektronik okuma aleti Kindle, binlerce kitabı daha ucuza okumak için tasarlandı... Kablosuz internet bağlantısı da yapan Kindle, New York Times’dan Frankfurter Allgemeine’ye kadar pek çok gazetenin içeriğini de sunuyor. Ancak yayıncıya düşen pay, okurun kindle’a ödediğinin yalnızca yüzde 30’u. ‘Geleceğin kitabı’ pahalı olduğu için 40 yaş üstü kesime hitap ediyor... Yine de Nook ve Sony’nin piyasaya çıkardığı yeni ürünler, rekabeti 2010’da kızıştıracak gibi. E-kitapların en büyük rakibi ise Apple’ın çıkaracağı ‘tablet’ bilgisayar olacak.
Türkiye gibi kitap ve gazete satışının düşük olduğu bir ülkede, e-kitap şimdilik sadece bir avuç entelektüelin hayalini süslüyor. Tabii iPod ve iPhone ile statü simgesi haline gelen Apple, ‘tablet’ tipi bilgisayarını Türkiye’de de piyasaya çıkarınca işler değişebilir.   

GOOGLE SAVAŞLARI: Google bu yıl  ‘gazete içeriğinden kendine iş modeli yaratmak’la çok suçlandı. Başta Murdoch olmak üzere, İspanyol ve Alman yayıncılar da google news’a isyan etti. Google ise bu sayede milyonlarca hit aldıklarını  hatırlatıp, isteyenin google index’ten çıkabileceğini duyurdu! Ancak 2010’da google’ın bazı adımlar atıp, cirosunun bir kısmını gazetelerle paylaşması bekleniyor. 

Siz de reklam vermek ister misiniz?