Bu çizgi romanlar bir harika
Keşke benim çocukluğumda olsaydı ama şimdi okumak da olağanüstü keyifli... NTV Yayınları bu yaz klasiklerin çizgi romanlarını yayınlamaya başladı: Macbeth, Dava, Suç ve Ceza, Frankenstein... Everest yayınları da Manga Shakespeare serisini çıkardı. Ardından Dorian Gray’in portresi, Goriot Baba, Tartuffe ve Metamorfoz’u.
Everest, çizgi roman serisine şimdi üç klasik daha kattı. Mary Shelley’in Frankenstein’ı, Voltaire’in Candide’i ve Victor Hugo’nun ‘Bir İdam Mahkumunun Son Günü’... Dikkat ederseniz iki yayınevinden de Frankenstein çıktı, demek ki rağbet görüyor.
Frankenstein ve Candide’in birinci ciltlerini okudum; çeviriyi yapanın gazeteci Simten Danışman olduğunu da o sırada fark ettim. Özellikle Frankenstein’ın akıcı dilini sevdim. Hikayenin ruhuna uyan gotik çizgilere, balonların içindeki o kargacık burgacık yazılara bayıldım. İkinci cildi çıksın diye dört gözle bekliyorum.
Candide de hoşuma gitti fakat olaylar birinden diğerine zıplayarak geçiyor, bu da biraz kopukluğa neden olmuş. Çocuklar için kafa karıştırıcı olabilir. Dili biraz tercüme kokuyor, ama bu da Fransızca orijinalinden kaynaklanıyor olmalı. Candide’in şapşallığa varan iyimserlik felsefesini okumak bile insanı gülümsetiyor.
ÇİZERLERİN ADINI UNUTMAYIN
Bu arada çizgi romanların raf fiyatı 10 TL, ama internette 8 TL’ye bulmanız mümkün. Ancak internette kitap satan siteler yayıncıyı, orijinal eserin adını, yazarını belirtiyor... Peki neden koskoca klasiği, çizgi romanlaştıran ve çizenlerin adını anmazlar? Bu eser, onlara ait değil mi?
Frankenstein’ın senaryo ve çizimleri Marion Mousse’a ait. Kadın adı kullanıyor ama erkek... Candide’i senaryolaştıran isimler ise Gorian Delpature ve Michael Dufranne. Çizimler, Vujadin Radonovic’in.
Okumayla arası hiç iyi olmayan çocuk ve gençlere klasikleri sevdirdikleri için NTV Yayınları ve Everest’e bravo...
TELEFONUMU KAPATTIM DERKEN İCRALIK OLMAYIN
Son iki yıldır tüm taşınma rekorlarını egale ettiğimden, doğalgaz, elektrik ve telefon açıp kapama işlemlerine fena halde aşinayım. Fakat hiç beklemediğim bir yerden darbe yedim: Önce nakil, sonra iptal ettiğim telefona ait borcum kalmış. ‘Borç ve yasal takip uyarısı’nda icraya düşmüş olduğum, günlük faizin işletildiği 424.46 TL’yi yatırmadığım halde ‘Türkiye’nin neresinde olursam olayım gayrımenkullerime haciz konulacağı’ müjdeleniyor!
Önce Telekom’un Hukuk Müdürlüğünü aradım: ‘Kapatmak başka, iptal etmek başka... Sizinki sabit ücretler borcudur, büyük ihtimalle sadece görüşmeye kapattınız’ dedi bir bey. Nasıl yani? Kapatmak, sözleşmenin iptali anlamına gelmiyor mu? Gelmeyebiliyormuş!
20 BİN KİŞİNİN DOSYASI İCRADA
Soluğu Beyoğlu Telekom Müdürlüğü’nde aldım. Telefonumu iptal ettiğimi doğruladılar, ancak 169 TL’lik borcum kalmış ve bana ulaşamamışlar. Faizler, avukat ve mahkeme masrafıyla birlikte rakam 424.46 TL (şu anda katlanarak büyüyor) olmuş!
Fatura itiraz bölümünde “Yapabilecek hiçbir şeyiniz yok” dediklerine göre... 1.5 yıl öncesinde telefonumu kapattırmayı beceremediğim, eski adreslerime her ay uğrayıp bana bir şey geldi mi kontrol etmediğim için şimdi suçlu ben oldum. Siz siz olun, telefonunuzu kapattıktan sonra peşini bırakmayın. Bu yolla icralık olan dosyaların sayısı 20 bini bulmuş çünkü!
