Sen de başkasın nefretme!
‘Nefret Suçları Yasa Platformu’, yeni bir kampanya başlattı. 47 sivil toplum örgütü ve bireylerin desteklediği kampanyayla, Türkiye’de artık nefret suçunun yasalaşmasını istiyoruz
Nefret suçu yasalaşsın kampanyası için gittiğim toplantıda, Cengiz Bozkurt’a, -nam-ı diğer ‘Erdal Bakkal’a- rastladım. Tek seyrettiğim dizi ‘Leyla ile Mecnun’, Erdal Bakkal’sa favori karakterlerimden olduğundan pek sevindim. Aa, yanında dizideki bir başka favorim ‘Nurten’in gotik yeğeni’ hanım kızımız Neslihan Aker!
Toplantıdan sonra sohbet etme fırsatını bulduk. Cengiz Bey, bireysel olarak kampanyaya destek vermek için gelmiş. Dizideki bencil, küçük hesapçı Erdal karakteri bir yana, Bozkurt her türlü ayrımcılığa karşı, sosyal demokrat çizgide. Bu duyarlılıkta, İngiltere’de uzun yıllar yaşamasının da etkisi olabilir. Ne de olsa ‘hate crime’ İngiltere’de ciddi bir suç. AGİT katılımcısı ülkelerin çoğu, nefret suçuyla ilgili yasal düzenlemeler yaptı. Biz hariç!
Sadece Bozkurt değil, pek çok sanatçı, edebiyatçı ve siyasetçi ‘Nefret Suçları Yasa Platformu’na desteğini açıkladı. Lale Mansur, Serra Yılmaz, CHP vekili Melda Onur, Murathan Mungan, Küçük İskender, Sırrı Süreyya Önder, bu isimlerden sadece birkaçı...
Cengiz Bozkurt (‘Leyla ile Mecnun’ dizisinin ‘Erdal Bakkal'ı)
"Nefret suçu yasası istiyorum" diyen ünlü isimlerden.
Nefret suçu ne ola ki?
Bu kampanyaya, tam 47 sivil toplum örgütü desteğini açıkladı... Alevi Kültür Dernekleri’nden Edirne Roman Kültürünü Araştırma Derneği’ne, İnsan Hakları Derneği’nden Kadın Yazarlar’a, LGBTT Dayanışma, Pozitif Yaşam, Sakatlar Derneği, herkesin derdi aynı.
Sadede gelelim. Önce nefret suçunun ne demek olduğunu anlayalım: Belirli ve ortak karakteristik özellikleri bulunan birey ve gruplara veya mülklerine yönelik önyargılarla işlenmiş suçlara ‘Nefret suçu’ diyoruz.
Başta etnik, ulusal ve dini kimlik, cinsiyet, cinsel yönelim nedeniyle işlenmiş geliyor. Yani bir insan veya grup sırf Türk, Ermeni, Roman, Alevi veya Yahudi olduğu için... Veya transeksüel, eşcinsel, kadın olduğu için bir saldırıya maruz kalırsa, bu da nefret suçuna giriyor!
Ceza tanımı yapılmalı
Ülkemizde yaşanan 6-7 Eylül olaylarından tutun, Rahip Santoro ve Dink cinayetine, Manisa’da Romanlara linç girişiminden Almanya’daki ‘dönerci cinayetleri’ne, “Travesti olduğunu öğrendim, öldürdüm”den Norveç’teki katliama, hepsi ‘nefret suçu’ kavramına giriyor.
Bununla da kalmıyor. Sağlık durumu, fiziksel veya zihinsel engel, toplumsal statü, eğitim, siyasi veya felsefi görüş gibi nedenlerle de insanlar nefret suçunun kurbanı olabiliyor.
Platformun önerisi, mağdurların toplumla uyumunu ve toplumsal adalet duygusunu zayıflatan bu gibi suçların sadece ceza kanununda geçerli hükümlerle değil, ayrıca cezalandıracak bir yasal düzenlemenin yapılması. Ancak bu şekilde nefretin ve önyargıların körüklenmesine engel olabilir, bu gibi suçların işlenmesini önleyebiliriz.
Kampanyanın sloganı bu yüzden “Sen de başkasın, nefretme!” Kim itiraz edebilir ki?
MECLiS’E SUNULACAK
Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, kampanyanın Meclis gündemine de taşınacağını açıkladı. İnceoğlu, şu konuların altını çiziyor:
* Çok sayıda AB üyesi ülkeye ek olarak ABD ve Kanada’nın da yer aldığı AGİT katılımcısı 56 ülkeden 34’ü, nefret suçlarını adalet sisteminde tanımladı. Türkiye bu ülkeler arasında değil.
* Mağdurlara olduğu kadar, toplumun çoğul yapısına ve bir arada yaşama kültürüne onarılması güç zararlar veren nefret suçları hakkında yapılacak evrensel insan hakları ölçütlerine dayalı düzenlemeler, bu suçların engellenmesi için büyük önem taşıyor.
* Devletin nefret suçlarına karşı alacağı tutum ve yasal düzenlemeler konusunda atacağı adımlar, toplumsal barışın güçlenmesi için son derecede değerli bir mesaj verecek.
* Nefret suçlarının önlenmesine yönelik yasal düzenlemenin bir an önce Meclis gündemine getirilmesini talep ediyoruz. Platform kapsamında oluşturulan Hukuk Çalışma Grubu, Meclis ve kamuoyunun görüşüne sunmak üzere bir yasa taslağı hazırlıyor.
