11 Şubat 2012 Cumartesi
Jurnal

Dünyayı kurtaramayan adamlar

Güney Afrika’nın Durban kentinde başlayan ‘İklim Değişikliği Konferansı’nda bu defa önlem almazsa, dünya tahminimizden hızlı bitecek. 10 yıl içinde öngörülen 2 derecelik sıcaklık artışı ‘felaket’ demek 

 

BM himayesinde düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı’nın 17’ncisi başladı. Güney Afrika’nın Durban şehrinde pazar günü açılışı yapılan konferans, aynı zamanda Kyoto Protokolü’nün de kaderini belirleyecek. Anlayacağınız zaman kısıtlı, ‘olaylar olaylar’ son derecede mühim.
Haftaya Durban’a gidip, toplantılara katılıp, gözlemlerimi ve gelişmeleri bizzat aktaracağım. Ama öncesinde konfreansın neden bu kadar önemli olduğuna dair  kısa bir girizgah yapalım...
* BM’nin son raporlarına göre ‘iklim değişikliği’ ve ‘global ısınma’ şaka değil, insanlığın çözüm bulması  gereken acil bir durum.
* Karbon emisyonlarına   sınırlama getirilmezse, 10 yılda Afrika, Rusya ve kuzey Çin’de hava sıcaklığı  ortalama 2 derece artacak.
* İklim değişikliğindeki en büyük etken, modern hayat tarzımız... Yani atmosfere uçak, araba, termik santral, fabrikalar vesilesiyle saldığımız   karbon miktarları .
KRİTİK EŞİK
n İki derecelik sıcaklık artışı, ‘kritik eşik’ olarak anılıyor. Bilim insanları, verilerin tahminlerden çok daha hızlı bir biçimde ‘kritik’ seviyeye ulaşacağını açıkladı.
* İki derece, önemsiz gibi görünebilir. Ancak dünya için ölüm ve kalım çizgisini ifade ediyor. Artışın su, yiyecek ve biyoçeşitlilik üzerinde korkunç etkileri olacak. Halihazırda suyumuz, yiyeceğimiz zaten sınırlı. Biyoçeşitlilik hızla eriyor.
* Hükümetler ve sivil toplum kuruluşları, Durban’da 2 derecelik artışı nasıl engelleyebileceklerini konuşacak.
* Peki bu defa kesin önlemler alınacak, sonuç çıkacak mı? Şöyle diyelim: Hükümetler bunu yapmazsa, dünyanın canına okuduğumuz yetmiyormuş gibi insan evladının hayatta kalması çok daha zor olacak.



ÖZKÖK, KOMET’TEN Mi iLHAM ALDI?
Bu yıl Contemporary   İstanbul’un  ‘onur sanatçısı’ Komet ’ti. Sanatçının 70’inci yaşgünü onuruna düzenlenen   ‘O değilse başkası-Esrarengiz’  başlıklı sergiyi dolaşırken, bu  fotoğraf gözüme çarptı!
Komet, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre’ın mezarının başında avuçlarını gökyüzüne çevirmiş, dua ediyor... Varoluşçuluğun bu iki önemli ismi, Paris’te Cimeterie du Montparnasse’a yan yana  gömülmüş. Siyah beyaz fotoğraf, 80’lerin sonunda, Beauvoir öldükten sonra çekilmiş olmalı. 
Ertuğrul Özkök de  Pere Lachaise’da Edit Piaf  ve daha sonra Ahmet Kaya’nın  kabrini ziyaret edip dua etmişti. Kaya’dan ‘helallik’ istediği  yazısı da epey tepki almıştı.
Acaba Özkök, Komet’ten ilham almış olabilir mi?

 
DOST YAŞAM’IN MESAJI VAR
* Dost Yaşam Down Sendromu Vakfı’nın kuruluş çalışmaları 1996’da başladı. Bir grup Down Sendromlu çocuğun ailesiyle... Vakıf, Down Türkiye Derneği’nden bağımsız bir oluşum.
* Hayata geçirmek istedikleri çok önemli bir proje var: Yaşam Merkezi. Proje, Down Sendromlu çocukların günlük hayata adapte olmalarını sağlayacak aktiviteler yapmalarına olanak sağlayacak.
* Tükenmez kalem montajı, nikah şekeri paketlemesi, mum üretimi gibi becerileri öğretecek ve Down’lu çocuklara özgüven aşılayacak yaşam merkezi, tiyatro, folklor, resim yapmalarına da olanak tanıyor.
* Vakfın yöneticisi Erdal Özkan, Down Sendromlu çocukları sosyal ve mesleki yönlerden desteklemenin önemini şöyle anlatıyor: “Bir yandan üretken bireyler olarak toplumda varoluşlarına destek oluyoruz. Diğer yandan da gelir getirici bir üretim biçimi sağlıyoruz.”
* Her türlü destek ve bilgi için telefon:
0212 534 70 33. Web adresi: www.dostyasam.org
 

Siz de reklam vermek ister misiniz?