08 Şubat 2012 Çarşamba

Bari bir salata yapsınlar

Kadınlar evliliği geçim kapısı olarak görmesin, çalışsın dedim. Okurlardan destek ve istek geldi: Çalışan kadının süper olmasını bekleyen erkekler hakkında da yazın! Buyrun...

Tuğba Erbil örneğinden hareketle geçen cuma yazdığım yazıya okurlar ve çevremden tepkiler çeşitliydi. “Bir geçim biçimi olarak evlenmek (ve boşanmak)” konusunda kimsenin bir itirazı yok. Ama bir yandan erkeğin yan gelip yatması ve süper kadın beklentisini de dile getirenler oldu.
Yerden göğe kadar haklılar. Son zamanlarda sadece geçimini değil, hayatın tüm yükünü kadının üzerine atmaya meyyal bir erkek türü ortaya çıktı. Buna rağmen, kadınların asalak erkeklere ancak ve yine kendi paralarını kazanarak direnebileceğini düşünüyorum.
Ayrıca M.Ali Erbil için ‘müstahak’ demiştim, bunu hafif bulanlar olmuş. Bir erkek neden defalarca evlenip boşandığı halde tekrar tekrar evlenir, bir başka deyişle belasına susar? Kendinden yaşça epeyce genç bir kadınla evlenip, çocuk yapmaya kadar iyiyken, sonra evlilik oyunundan neden sıkılır? Sanırım sebebi, zengin ve şöhretli erkeklerin kendilerini ölümsüz, Hint kumaşı kadar paha biçilmez sanmaları. Biri biter, öteki gelir hesabı.Yoksa neden ortalamanın üzerinde zekası olduğunu varsaydığımız adamlar, amiyane tabirle ‘tongaya bassın’? Velhasıl, bu tartışma öyle kolay bitecek gibi gözükmiyor. Okur mektuplarından seçmeler:


1- SÜPER KADIN İSTİYORLAR

“Kadının çalışmasının, kendisini gerçekleştirmesinin önemine değinmişsiniz. Güzel. Ancak iş kadının çalışması ile bitmiyor ki. Sizden erkek egemen toplum her şeyi birden istiyor. Kapitalist üretim biçimi her şeyi birden istiyor: Süper kadın. Bakımlı ol, genç ol, dinç ol, eğitimli ol, çalış, eve iyi bak, kocaya iyi bak, doğurgan ol, çocuk bak, onu eğitimi ile ilgilen, iyi yemek yap, temiz pak ol, temiz tut evi, herşeyi sen düzenle, kariyeri bütün bunlarla birlikte yap... Kadının huzur içinde çalışabilmesi için tüm kadınlar ve erkekler, tüm kurumlar öncelikle erkek çocuklarını da hayatın tüm yüklerini birlikte taşımak gerektiği bilgisi ile yetiştirmeli.
Kadın her dem bulunabilecek, her dem taze aranacak dört dörtlük olmak zorunda olan bir mal olarak görüldüğü sürece çalışma koşulları ağırlaşacak. Özgürlükten vaadlerinin bedeli ağır kalacaktır. Çalışalım ancak tüm yükleri sırtımıza bindirerek mi, bu bizi erkenden tüketmekte. Bunları da düşünmek gerek. Düzayak çalışmadan sözetmek yerine hangi koşullar içinde çalışmak? Sevgiler, G. S.”
Altına imzamı atarım. İş hayatında aynı mevkide olsa bile kadın, erkekten daha az maaş alıyor.  Koşulların düzeltilmesi ancak talep etmekle mümkün.

2- TUĞBA HANIM ÇALIŞTI
“Yazınızda Tuğba Erbil’in hiçbir zaman çalışmadığı gibi bundan sonra da çalışmayacağını garantileyecek lüks bir hayat talebi içinde olduğunu yazmışsınız. Tuğba, M. Ali ile evlendiğinde çalışıyordu, hatta A. Sadi doğana kadar çalışmaya devam etti.. Geçen yıl ise bir TV programı yaptı. Sizin bir gazeteci olarak bunları hiç araştırmadan böyle bir yazı yazmanızı yadırgadım! Saygılarımla, Demet Akan”
Tuğba Hanım’ın hayatının bir bölümünde çalışmış olması durumu değiştirmez. TV programı demişsiniz, kaç bölüm yayınlandı acaba? Sakın eşi sayesinde bu işi yapmış olmasın? Her neyse, bilgi için teşekkürler.

3- ÇOK ŞEY BEKLEMEYİN
“Yazınız çok güzel, ancak ben bir husus eklemek istiyorum: Evlendiğimde eşim 104  milyon, ben de 200 milyon TL kazanan kişilerdik. Çocuğum olduktan sonra da çalışmaya devam ettim, ancak hem çalışan kadın, hem anne, hem ev kadını, hem eş olarak eşim her rolümü mükemmel oynamamı istedi. Tahmin edebilirsiniz ki bu imkansızdı.
Bazen ev kadınlığımı ihmal ettiğimi itiraf ederim, iyi bir ev hanımı değildim, mükemmel sofralar kuran bir kadın değildim, ama iyi bir çalışan, iyi bir anne, iyi bir eş olmaya gayret etmiştim. Karşılığında eşimden hakaretler, dayaklar yeyince boşanmak zorunda kaldım ve eşimden hiçbir -nafaka dahil- talep etmedim.
Bu konularda yazı yazarsanız sevinirim: Erkekler çalışan kadınlardan çok şey beklemesinler ve çalışan eşlerine evde her konuda yardımcı olsunlar,işten geldiklerinde ayaklarını uzatıp gazete ve televizyona dalmadan önce sofranın hazırlanmasında hiç olmazsa bir salata yapmada eşlerine yardımcı olsunlar. Bir okur.”

Siz de reklam vermek ister misiniz?
  • KIRMIZI HALIAkatlar Kültür MerkeziSaat: 20.30Fiyat: 34.5 TL Tel: 0 212 351 93 82
  • RUSSIAN CHAMBER PHILHARMONIC...İş Sanat Kültür MerkeziSaat: 20.00Fiyat: 61.5-97 TL Tel: 0 212 316 10 83
  • AYŞE SARANJolly JokerSaat: 21.00Fiyat: 28 TL Tel: 0 212 249 07 49
  • ANADOLU EFES-OLYMPIAKOSSinan Erdem Spor SalonuSaat: 20.30Fiyat: 7-23 TL Tel: 0 212 559 09 14
  • UÇURTMANIN KUYRUĞUMüjdat Gezen TiyatrosuSaat: 20.30Fiyat: 34 TL Tel: 0 212 245 87 07