29 Kasım 2011 Salı

İstanbul açık hava etkinlikleriyle dolu!

İstanbul baharın gelişini bu yıl da açık hava etkinlikleriyle kutluyor. Bu anlamda iyi niyetli girişimler, bahar kaçkınlarını sevindirecek. Hepsine dair minör eleştirilerim var ama korkmayın! Hiçbir şey, şehri ineklerin basması kadar korkunç olmayacak

İstanbul açık hava  etkinlikleriyle dolu!

Varan 1: 
Lale Festivali

Bahar geldi, İstanbul’da açık hava etkinlikleri başladı. Cumadan başlayarak şehrin park, bahçeleri İstanbul’un niyeyse hala simgelerinden biri olarak kabul edilen lalelerle dolu. Bence bu lale festivali, fazla iyi niyetli bir proje. Birincisi hepi topu bir ay için yapılan bu ekim-dikim çalışmaları fazla pahalı. Bu para keşke daha şık sokak lambaları yapılması için harcansa! İkinci itirazım, biraz da kuyruk acısından: Bu nefis bitkiyi 16'ncı yüzyılda Osmanlı sayesinde tanımış olan Hollandalılar’dan satın alıyor olmamız da ağrıma gidiyor.


Varan 2: 
Kanyon’da yürürken...

Derken bu sefer de Kanyon’da gördüğüm bir diğer açık hava etkinliği kafamı kurcalamaya başlıyor. Ak Sigorta’nın düzenlediği 'Risk ve Güven' temalı, iki ay boyunca Kanyon’da sergilenecek bir etkinlik bu. Tasarımcı Aziz ve Derin Sarıyer, heykeltraş Bihrat ve Tan Mavitan, mimar Oytun Berktan, takı tasarımcısı Ela Cindoruk, mimar Han Tümertekin ve fotoğrafçı Bennu Gerede’nin işleri sergileniyor. Sergi için Kanyon Alışveriş Merkezi’nin yanı sıra Sabancı Holding Binası ve Fındıklı’daki Ak Sigorta binası da kullanılıyor.
Sadece Kanyon ayağındaki işleri görebildiğim bu serginin ilk etapta iddialı katılımcılar listesinden etkileniyorum. 'Risk ve Güven' temasına dair geliştirdikleri fikirler hem espirili, hem de anlamak için kitap gerektirmeyen netlikte. Üstüne, bu fikirlerin ortaya konuş biçimi, yani eserlerin üretimi de mükemmel. Lakin bulundukları mekanla ilişki kurmak yerine tesadüfen serpiştirilmiş gibi duruyorlar. İstanbul’da yapılan her açık alan sergisinde olduğu gibi.

Biz bu işi niye beceremiyoruz?Atladığımız şey hep aynı; bu projelerde eserler bir kapalı mekan yerine açık alanlara öylesine konulmuş değiller. Eserin bulunduğu alanla bir iletişiminin olması gerek. Bu anlamda yerini en bulmuş eser, bence Ela Cindoruk’un ‘Anneannemin Masası’ adlı çalışması. Dantel örtü ve bir oyuncak ayı ile kurgulanmış bu devasa masa; tavanı alçak, metrekaresi dar bir alanda hem o çocuklukta anneanne evlerinin yaşattığı güveni hem de koca bir masa yanında dikiliyor olmanın tedirginliğini bir arada yaşatıyor.


Bu arada...
- Ayşe Özgün’ün zarif kızını görüyorum sabahları ve hep aynı şeyi düşünüyorum: O cabbar, her konuda söyleyecek sözü olan televizyon kişiliğine ne oldu? Müjde Ar’dan Oprah yaratma çabalarını yersiz ve imkansız buluyorum. Seda Sayan ise bence ‘gerçek hayatla bağlantısını yitirmemiş’ taklidi yapıyor. O dönemde ne kadar anlaşıldı bilmem ama bence Türkiye,  Ayşe Özgün ile Oprah’ını bulmuştu.
-Bu arada Müjde Ar, belli ki reaksiyoner olduğunda şahlanan bir televizyon şahsiyeti. Lakin NTV’de, üstelik cumartesi günü prime time’daki programında, yanına konan iki hiç komik olmayan adam yüzünden yanında Müjde Ar’ın da yıldızı sönükleşiyor. Bence Ar’ın yanına acil Çiğdem Anad gibi iyi pas atmayı bilen ve matrak olan biri gerekiyor.


  • TRIOLE SHOTOld City ComedySaat: 21.30Fiyat: 20-25 TL Tel: 0 212 244 28 96
  • WILD BEASTSBabylonSaat: 21.30Fiyat: 50-60 TL Tel: 0 212 292 73 68
  • BULUTSUZLUK ÖZLEMİBeyoğlu Hayal KahvesiSaat: 22.30Fiyat: 30 TL Tel: 0 212 244 25 58
  • PACO DE LUCIAİş Sanat Kültür MerkeziSaat: 20.00Fiyat: 25-120 TL arası Tel: 0 212 316 10 83
  • STEVE LUKATHERJolly Joker BalansSaat: 20.30Fiyat: 80-110 TL Tel: 0 212 251 77 62