14 Kasım 2011 Pazartesi
Reyting canavarı

VENEZÜELLA GÜZELLERi NASIL BiRiNCi OLUYOR?

14.11.2011

Venezuelalı Ivian Lunasol Sarcos Colmenares   2011 dünya güzeli seçildi. Venezuela güzelleri   yarışmalara yıllardır damgalarını vuruyor. Fox’ta  yayınlanan ‘Çalar Saat Hafta Sonu’ programında bu  konuda bir magazin haberi vardı. Venezuela 20 yıl içinde yedi kainat, altı dünya güzeli çıkarmış. Meğer Venezuela’da, güzellik yarışmalarına hazırlayan özel okullar ve kamplar varmış. Kızlar, küçük yaştan itibaren bu konuda eğitim almaya başlıyormuş. Dokuz ay sürüyormuş bu kamplar. Buradan seçilen  28 güzel arasındansa kimin dünya güzellik yarışmasına gideceği belirleniyormuş. Gerekirse küçük estetik ameliyatlar da   yapılıyormuş. Peki Chavez bu duruma ne diyormuş? 2008 Kainat Güzeli seçilen Dayana Mendoza Başkan’la görüşme talebinde  bulunmuş. Chavez’se “Bu yarışmalar emperyalist ve  oligarşik  güçlerin ürünü” diyerek geri çevirmiş.


 

KAFASI KARIŞIK TOPLUMUN TV YANSIMALARI
Rıdvan’ın maç yorumları bir başka oluyor. Sesi zor çıkıyor, silik konuşuyor. Volkan’la seyirci arasındaki diyaloglar ve ardından gelen şeytanca yorum... “Maçları Bursa ya da Kayseri statlarında oynatalım. İstanbul’da seyirci taraf tutuyor, Anadolu halkı saygılı.” İşin bir tarafı bu. Diğer tarafı “Şimdi seyirci Hırvatistan’ı da alkışlar” sözü. Üçüncü nokta “Bu çocuklara ne oldu? Böyle değillerdi?” Dördüncü nokta “Rezalet!” Ve hepsinin sonucu 3-0 mağlubiyet. Rıdvan kafası karışık toplumun futbol halini çok iyi yansıtan bir isim. Onun için seviliyor ve ilgi görüyor. Onun için yorum yapıyor. Bizi rahatlatıyor. Rıdvan bize neler olduğunu bir bir anlattı!

TÜRK EKONOMiSTLERiNiN ZAFER GECESi
Bizi rahatlatan bir başka konu da ekonomi. Habertürk’te ‘Türkiye’nin Nabzı’ programında “Ne olacak bu Yunanistan’ın, İtalya’nın hali?” konuşuluyor. Türkiye’yle ilişkisi filan değil. Bizzat “Bu iki ülkenin hali ne olacak?” durumu. Prof. İzzettin Önder ve Mustafa Sönmez bir tarafta. Prof. Seyfettin Gürsel, Prof.Kerem Alkin ve Oğuz Satıcı diğer tarafta. Takım tam yani. Sağcısıyla solcusuyla, en baba isimler ekranda. Bir ‘gurur’ hali hissediyorum. Sıra Avrupa’nın güneyine geldi artık. Nasıl bittikleri, iflas ettikleri üzerine konuşmak, bir Türk ekonomisti için uzun yıllardır özlemle beklenen bir tablo gibiydi. Bana öyle geldi. “Yeter, bizim halimizi konuştuk, artık sıra onlarda” der gibiydiler. “Euro’ya geçer misiniz, böyle olur işte!”, “Yahu bu işi Alamanlar tezgahladı, eh biraz ucundan da Fransızlar nemalandı. Bu İtalya, İspanya, Yunanistan, Portekiz üçün beşini aldı” der gibiydiler.

HABERLERDE DUYUNCA ÇOK ŞAŞIRMIŞTIM!
İtalya’ nın alacağı tedbirleri de bir başka televizyon haberinden duydum. Kulağıma çok tanıdık geldi. Elektriğe, akaryakıta ek vergi, devletin sahip olduğu gayrımenkullerin satışa çıkarılması... “Demek bunlar daha yeni uyandı” dedim. Biz hep böyle yaşadık. Hep bunları duyduk. Şimdi onlar bize ayak uyduracaklar anlaşılan. Galiba Habertürk’teki ekonomi programındaydı. İçimize işleyen bu halimizi yabancının aynasında görmek bizi bir nebze rahatlatmış, onları konuşur hale gelmek özgüvenimizi bize kazandırmış.

REHBERiM
 

ATV MAÇ YAYININI İYİ Kİ ALMIŞ
Türkiye-Hırvatistan maçının rövanşı için teklifini götürmüştü. Bazı kanalların spor müdürleriyle konuştum. İlk maçtan önce. Çünkü Atv rövanşı yayınlayacağını geçtiğimiz hafta duyurmaya başlamıştı. “Atv risk mi aldı?” diye sordum. “Biz yayın için teklif götürmedik. Riskli olacağını tahmin ediyorduk” dediler. Yani anlaşılan kanallar rövanşı yayınlamak için pek de ‘istekli’ davranmamışlar anlaşılan. Ama bir de kanalın salı gerçeği var. Dizisi ‘İstanbul’un Altınları’ ve ardından ‘Kim Milyoner Olmak İster’. Dizi AB grubunda 23’üncü sırada. Yarışma ilk beşe giriyor genelde. Sonuçta maçın izlenme oranının bu iki programınkinden daha kötü olmayacağı kesin. Yani Atv fena iş yapmadı kendi açısından. /21.05