08 Ekim 2011 Cumartesi

“YABANCILAR iÇiN YENi SANAT DURAĞI iSTANBUL”

“YABANCILAR iÇiN YENi SANAT DURAĞI iSTANBUL”

Nişantaşı’nda sıra dışı sergileriyle dikkat çeken çağdaş sanat ve tasarım galerisi Soda’nın sahibi Nagihan Uzel, Türkiye’de hiç görülmemiş sanat etkinlikleri hazırlamak hedefiyle yola çıkmış. Yabancı sanatçıların İstanbul’dan davet aldıklarında çok heyecanlandığını belirten Uzel, “Onlar için burası oyuncaklarını gösterebilecekleri yeni bir yer” diyor

* Sanat galerisi açmaya nasıl karar verdiniz? 
Marmara Üniversitesi Basın Yayın mezunuyum. Bir süre televizyon kanalında çalıştıktan sonra bu işi yapmak istemediğimi fark ettim ve gittim Londra’da GIA Amerikan okulunda taşbilim eğitimi aldım. Sonra da mücevher tasarımı okudum. “Kendi şirketimi kurup mücevher tasarlayayım” diyordum. Baktım ki klasik mücevher değil de, sanat müzelerinde sergilenen çağdaş mücevher tasarımları ilgimi çekiyor. “Niye bu işler Türkiye’de yok?” diyordum. Bir mekan açma fikri hiç yoktu. Sonra burayı gördüm. Bayıldım. Bu fikirle başlayıp “Projeler üretelim, sergiler yapalım” dedik. 




* İstanbul’da çağdaş sanat galerilerinin artışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Birçok galeri açılsın, iyi olan, tutsun, kötü olan elensin. İnsanlar alternatif yer görsün. Bence hiçbir zararı yok. Çok iyi olanlar var. Gerek Arter, Salt, İstanbul Modern gibi maddi destekli büyük kurumlar, gerek özel galerilerde bambaşka sergileri görebiliyoruz. Çok iyi bu, daha fazla olmalı. 

* Soda’nın diğer sanat galerilerinden farkı nedir? 
Her galeride yağlıboya tablo görebiliyorsunuz ama metal, kağıt, cam ya da tahtadan yapılma sanat eserleri yok. Biz buna yer veriyoruz. 10’ncu sergimizi yapıyoruz. Soda’nın farkı, görmeye alışık olmadığımız işleri sergilemesi. Her şey var. Video, enstalasyon, heykel, fotoğraf... Bir konsept belirleyip sanatçının “Al bunları sergile” demesinden farklı bir boyut katmayı hedefliyorum. Sırf Soda için yapılan işler oluyor. Tasarımı çok seviyorum. Sanat olan tasarımları sergilemeyi seçiyorum. 

* Soda’da bugüne kadar düzenlenen 10 serginin ortak noktaları nelerdi?
“Türkiye’de hiç görülmemiş sanat etkinliklerinden örnekler verelim” dedik. Hepsi de farklıydı. Tasarım olsun, heykel olsun, tekstil olsun, her bir sergi farklı bir lezzette bugüne kadar görülmemiş örnekler oldu. Öncü olmasalar da benim zevkime uyması önemli.

* ‘Türk koleksiyoncular, Türk sanatçıların eserlerini toplar’ gibi bir algı var. Siz yabancı sanatçılara yer veriyorsunuz...
Ben sanatın evrensel olduğunu düşünüyorum. Amerikalı yaptı diye iyi işe kaygısız kalamazsınız. Koleksiyon yaparken bir tarzınız olur ama iyi iş, iyi iştir. Ben İstanbul’da görülmesi gereken işleri getiriyorum. 

* Yabancı sanatçılarla nasıl bağlantı kuruyorsunuz?

Fuarlara gidiyorum, internette genç sanatçıların online satış
yapılan ve kendini gösterebildikleri ‘Behance’ gibi sitelere bakıyorum. Sanatçının işlerini koyup takip edileceği sanal mecraları takip ediyorum. Mesela ‘Klimt 02’ isimli sitede bu dünyanın içinde olan herkesin katılımı var. Doğrudan mail atıyorum. Ya da benimle iş yapıp memnun kalan sanatçılar arkadaşlarını gönderiyor. Her gün bu tarz mailler alıyorum. Kapıya gelip portfolyolarını getirenler de oluyor.

* İstanbul’dan davet alan bu sanatçılar nasıl tepki veriyor? 
İstanbul tam bir cazibe merkezi. Son 5-6 yıldır patlama var. İstanbul ve Türkiye duyuluyor, çok merak ediliyor. Şimdi hak ettiği ilgiyi görüyor. Sanatçılar burada müşteri açısından potansiyel görüyor. Yeni bir izleyiciye kapıları açıyorlar. Uzakdoğu’da bile sergi açmışlar, şimdi İstanbullulara ulaşmak istiyorlar. Onlar için burası oyuncaklarını gösterebilecekleri yeni bir yer. Buradan ilham alıp, beslenip yeni işler yapmaya devam edecekleri bir sanat durağı. Bayılıyorlar. İstanbul deyince heyecanlanıyorlar. İlk sergimi Ted Northon’a teklif ettiğimde daha galeri mekanı bile yoktu. İstanbul önemli bir faktördü kabul etmesinde. 

* Gelen tepkiler nasıl? 
Çok iyi, tahmin ettiğimden çok iyi. Ben galerici değilim. Ama geldiğim noktada hem sanatçısıyla hem sanatseverlerin tepkileriyle ilham alarak gidiyorum. Sanat ortamının bu kadar keyifli olduğunu bilmiyordum. 

* Bu süreçte en çok neden keyif alıyorsunuz? 

İyi bir sanatçının iyi bir işini gördüğüm zaman hiçbir şey yapmak istemiyorum. Heyecandan titriyorum. Çok heyecan veriyor bana. Sanatçıyı seviyor olmam lazım. Şanslıyım. Beraber çalıştığımız sanatçılar iki ayda bir geliyorlar İstanbul’a. 



BU ARALAR NE SERGiLENiYOR?
“Son sergi Volkan Yıldırmaz isimli genç ve yetenekli bir sanatçınındı. Kendisi geldi bize, galerimizi beğendiğini söyledi. Biz de onun portfolyosunu, işlerini beğendik. Volkan Yıldırmaz’ın sergisi bugün sona erdi. Şu aralar Hanna Hedman’in ‘Escape’ adlı sergisi devam ediyor. Sergide sanatçının farklı koleksiyonlardan çalışmalarının yanı sıra İstanbul için hazırladığı yeni işleri de var.


Şakayık Sok. No: 37/1 Nişantaşı 0 212 231 89 88 Pazar hariç her gün  10.00-18.30 arası açık. www.sodaistanbul.com soda@sodaistanbul.com

NEŞE MESUTOĞLU
Siz de reklam vermek ister misiniz?