23 Ağustos 2011 Salı
Jurnal

Ekmek yemem, Karatay’dayım

23.08.2011

Karatay diyeti efsane oldu. Fakat ana akım medya, kendi sağlık ve beslenme 'guru'larına halel getirmek istemediğinden pek yüz vermiyor. Üç ayda 12 baskı yapan kitap, diyet yalanlarını çöpe atıyor

Çok satanlar listesinden aylardır düşmüyor. Buna rağmen Elif Şafak’ın 'media coverage'ının onda birine sahip değil!  Acaba diyet kitabı olduğundan mı? Ya da yazarının, popülerlikten uzak, yaşlı başlı bir bilim kadını olmasından mı? Yoksa bilimsel gerçekleri anlatarak, koskoca bir endüstriye gıda, sağlık ve diyet sektörleri - kafa tuttuğundan mı?
Belki de hepsidir. Ama satış rakamları ve sokak yalan söylemez. Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın 'Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC’si: Karatay Diyeti' kitabı (HayyKitap), nisan ayında yayınlandı. Nisandan temmuza dek 12 baskı yaptı!
Her yerde, her yaş ve cinsiyetten insandan duyuyorum adını. Yemek seçerken “Diyette misin?” sorusuna “Hayır, Karatay’dayım” diye cevap veren ciddi bir kitle var.

Et, süt, tereyağ serbest
Diyetlere hiçbir zaman uymamış bir dostum, geçenlerde “Karatay’a başladım” diye ilan ettiğinde merakım iyice kabardı. Gidip kitabı aldım.
Salgın haline gelen reaktif hipoglisemiden  14 yıldır musdaribim. Aç kalmamam, şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınmam gerek. Yoksa eller titriyor, baş dönüyor, konsantrasyon bozuluyor, hatta çat diye bayılıyorsunuz. Yani tam Prof. Karatay’ın hitap ettiği kitledeyim.
Ancak Karatay’ın bu kadar tutulmasının nedeni, sadece diyet klişelerini alt üst etmesi değil. Kapağındaki yazı, midesine düşkün herkesi baştan çıkarır: “Et, süt, balık, yumurta, tereyağ serbest!  Kalori hesabı yok, uygulamak çok kolay!”
Bitmedi. Karatay’ı uygulamak, sadece zayıflamaya yaramıyor. Gençlik, mutluluk ve enerjik olmanın da bu şekilde beslenerek mümkün olduğunu anlatıyor.

Light yalanlar
Hazır gıda endüstrisini sinir edecek detaylardan biri, “light yiyecek ve içeceklerden uzak durun” uyarısı. Evet efendim, öyle. İsterseniz diyet kolayı hayatınızdan çıkararak küçük bir deney yapabilirsiniz.
Kitabın girişinde, Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bölüm Başkanı Dr. Walter Willet’ten alıntı yapmış Karatay:
“Yağlar problem değildir. Asıl şekerli içecek, patates, ekmek, makarna, pirinç ve tatlıları diyetimizden çıkarabilirsek kilo alma, obezite, şeker hastalığı, hiper tansiyon, kalp-damar ve felç hastalıkları gibi metabolik hastalığı önleyebiliriz.”
İşte Karatay diyeti de bu temele dayanıyor. Kitapta metabolizmanın nasıl çalıştığı anlatılıyor. Ha, özellikle hayvansal gıdalarda 'market'ten uzak durun diyor profesör.  Olabildiğince doğal besleneceksiniz!
Anladınız mı şimdi neden medyada çok yer bulmadığını?



YANLIŞ BiLiNEN DOĞRULAR

Prof. Karatay’ın röportajdan alıntılar:
* Meyve ve meyve suyu insülin direncini artırıyor, ekmek yüksek glisemik gıda olduğu için sık ya da az yense de insülin direncini artırır. Düşük glisemik indeksli karbonhidrat alınabilir.
* Karbonhidrat önermiyorum diye bir şey yok. Sağlıklı yağ, sağlıklı karbonhidrat, sağlıklı protein yenecek. En sağlıklı protein yurdumuzda yumurta ve kırmızı ettir. Yumurta proteini insan proteinine en yakın olandır. Her gün iki yumurta yenecek. Kitapta bunları sebepleriyle anlatıyorum.
* Kolestrol diye bir hastalık olamaz. Kolesterol vücudumuzun en ana, en önemli biyokimyasal maddesidir. Kolestrol olmasa ne siz hayatta olabilirsiniz, ne ben, ne kedi, ne de köpek. Beynin yüzde 90'ı kolestroldür. Sinir sisteminin yüzde 90'ı lipid ve kolestroldür. İnsan vücudunda her gün 2 bin 500 mg kolestrol üretilmektedir. Kolestrol en kuvvetli en doğal antioksidandır.
* Doğal olan her şey sağlıklıdır. Hem yumurtanın hem fındık fıstığın içinde doğal omega 3 vardır. Köy tereyağı sağlıklıdır, zeytinyağı sağlıklıdır. Ülkemiz zeytinyağı cenneti.
* Bütün dünya, “yağlar kalp hastalığı yapar, aman sakın tüketmeyin” diye korkutuldu. Yağ yemeyen kişiler karbonhidratlara saldırdı ve obezite tsunamisi ortaya çıktı. Bütün hastalıkların temelinde de bu yatmaktadır. Tam tersine bu sağlıklı yağları yemediğimiz için hastalanıyoruz.

FRUKTOZDAN UZAK DURUN

* Fruktoz, mısır pekmezi çok ucuz olduğu için bütün gıdaların içine konuluyor. Bütün meyvelerde ve bütün meyve sularında var. İşte bunlar vücutta maalesef tehlikeli çünkü insülini arttırıyor.
* Türk toplumu olarak biz hareketsiziz. Her gün 5 kilometre koşun, istediğinizi yiyin. Onun için 30 yaşından sonra kadınlarda selülit, erkeklerde göbekde yağlanma problemi başlar bu da insülin direnci başladığı anlamına geliyor.