30 Haziran 2011 Perşembe
Jurnal

YAŞANABİLİR ŞEHİR NEDİR?

30.06.2011

Bir şehri yaşanabilir kılan şey nedir? Coğrafyası, havası ve suyu mu? Ekonomisi mi? Yoksa sabahlara kadar süren gece hayatı mı?
Elbette sorunun tek bir cevabı yok. Günümüzde 1-2 değil, onlarca kritere bakılarak bir şehrin ‘yaşanabilirliği’ ölçülüyor. Yalnız her zaman çıplak rakamlar yeterli olmayabilir. 
Misal, İstanbul... Canlılığı, ekonomik ve sosyal cazibe merkezi olması, tarihi ve kültürel mirası, egzotizmi, onu vazgeçilmez kılıyor. Ancak dünyanın en kalabalık ve en kötü yapılaşmış şehirlerinden olduğu bir gerçek. Şehirciliğe, metropol hayatına ve kent kültürüne geniş yer veren Monocle dergisi, her yıl kendi kıstaslarına göre ‘yaşanabilir şehirleri’ seçiyor. Geçen yıl yaşanabilir 25 kent arasında İstanbul da vardı. Bu defa yok...
İlginçtir, dünyanın en gelişmiş, en güzel şehirlerinden Londra veya Roma listede yer almıyor. Peki ama nasıl?

Nasıl sevdim bu şehri?
Bir şehri yaşanabilir kılan klasik veriler, suç oranının düşük olması, iyi ulaşım imkanı, belediyecilik hizmeti ve binasından doğasına, güzelliği... Ancak Monocle ekibi, bu defa kıstasları biraz değiştirmiş. Bir şehrin yaşanabiliriliği kadar sevilebilirliğini de hesaba katmış.
“İyi de ‘sevilebilirlik’ kişiye göre değişir” diyecekseniz. Haklısınız... Monocle dergisi tam da bunu yapmış: Kendi ‘sevilebilirlik’ kıstaslarını belirlemiş. İlki, bir şehrin insana sunduğu fırsatlar. Mesela Lizbon, küçük ölçekli işletmelere büyük destek veriyor.
Monocle’ın ikinci kıstası, şehrin yaşam kalitesini belirleyen ‘24 saatlik metabolizm’i. Bu açıdan geçen yılın birincisi Münih, akşam saat 8’den sonra açık bir markete bile sahip olmadığından dördüncülüğe düşmüş. Helsinki bir numara.
Son testse eskinin korunmasıyla ileriye dönük planlama arasında kurulan denge.      Stockholm ve Paris, yeni ve yaratıcı projeler anlamında ‘fazla yavaş’ bulunmuş.
Buraya kadar iyi, hoş... Peki hangi şehirler 2011’in en yaşanabilirleri? Listenin başında sürpriz var: Helsinki. Suç oranı düşük, eğitim kaliteli, yeme-içme kültürü hızla gelişiyor. Ayrıca genç iş kültüründe girişimcilik ve yaratıcılığa yer veriyor. Gelecek yıl ‘Dünya tasarım başkenti’ olacak Helsinki.
Her şeyi bir yana bırakalım... Kışın eksi 25’lere düşen sıcaklığa ve metrelerce kara rağmen, Vanta Havalimanı son sekiz yıl içinde sadece yarım saatliğine kapatılmış! Dahası Finlandiya, tüm göllerinin sularını ‘içilebilir’  hale getirmeyi hedefleyen tek ülke...
Helsinki, ‘kendini değiştirmeye’ çalışırken bunu planlı, yenilikçi, akılcı yapmayı becerebilen bir şehir. Zenginliği ve gelişmişliğine rağmen Avrupa’nın en temiz havası olan metropolü...



YAŞANABiLiR 25 KENT

1- Helsinki
2- Zürih
3- Kopenhag
4- Münih
5- Melbourne
6- Viyana
7- Sidney
8- Berlin
9- Tokyo
10- Madrid
11- Stockholm
12- Paris
13- Auckland
14- Barcelona
15- Singapur
16- Fukuoka
17- Hong Kong
18- Portland
19- Honolulu
20- Vancouver
21- Kyoto
22- Hamburg
23- Lizbon
24- Montreal
25- Seattle

OYUN BOZANLAR

İyi şehirciliğin belli başı kuralları var. Ancak Monocle’a göre bazen bu kurallar bozulsa bile sonuç felaket olmayabiliyor. İşte 5 örnek.
Kural 1: En iyi şehrin belli bir stili vardır. Oyunbozan: Tokyo.
Kural 2: Gökdelenler göz zevkini bozar ve çevreye zarar verir. Oyunbozan: New York.
Kural 3: Nüfus azalırsa, hayat kalitesi de düşer. Oyunbozan: Viyana.
Kural 4: Aşırı nüfus kamu sağlığına zararlıdır. Oyunbozan: Mumbai
Kural 5: Yeşil alan çok olmalı. Oyunbozan: Beyrut