22 Mayıs 2011 Pazar
Jurnal

BU iNSANLAR NEREYE YÜRÜYOR?

07.04.2011



Türkiye tarihinin en büyük sivil eylemi bu. Ülkenin en doğusundan batısına insanlar, doğa için bir yürüyüş başlattı. Sizler bu satırları okurken onlar Ankara’ya doğru adım adım yol alıyor


 

Yıllardır doğa yıkımına karşı köy ve kasabalarında mücadele veren Anadolu insanı, ilk kez tek yumruk oluyor. Üstelik dünya tarihine geçecek bu devasa eylemin bir sahibi yok, tamamen bireysel!
Çevre yıkımını bizzat yaşayan, ancak şimdiye kadar sadece kendi bölgelerindeki sivil platformlarda  sesini duyuran insanlar, bir araya gelme kararı aldı. Dertlerini duyurabilmek için herkes birer birer yollara dökülüyor. Yaya ve at arabalarıyla başlayan bu yolculuk, her durakta yeni katılımlarla büyüyerek Ankara’da sonlanacak. İsteyen herkes, kurum ve siyaset kimliğini bir yana bırakmak kaydıyla katılabilir.

Peki “Anadolu’yu vermeyeceğiz” sloganıyla yola çıkanların çıkış noktaları ne? İşte ‘Büyük Anadolu yürüyüşü’nün manifestosu: “Binlerce yıldır insan uygarlığının beşiği olan Anadolu, bugün eşi görülmemiş bir yıkımla karşı karşıya. Ancak dünya, bu büyük yıkımın farkında değil.
Son 10 yıl içinde tüm sularımız enerji şirketlerinin eline geçti. Üzerlerine binlerce HES ve baraj kuruluyor. Dağlarımız maden şirketleri tarafından parsellendi. Yaşamımız, nükleer ve termik santrallerle tehlike altında. Binlerce yıldır ekip biçtiğimiz tohumlar, yok oluyor.             Ormanlarımız, parça parça kesiliyor.

Toprağımızda aç kaldık
Bu yıkım sonucunda, dünyanın en eski yerleşim yerleri sular altında kalıyor. Sayısız hayvan ve bitki türünün nesli tükeniyor.
İnsanımız, doğduğu bereketli topraklarda artık doyamıyor. Binlerce insan şehirlere göç ediyor ve kültürleri yok oluyor. Hızla kalabalıklaşan şehirlerimizde yaşamak her geçen gün   daha da zorlaşıyor, maddi ve manevi bedeli artıyor.
Yalnızca bir avuç insanın menfaatini gözeten bu düzen, doğayı, insanları ve kültürümüzü hiçe sayarak Anadolu’nun dört bir yanını işgal etmeye devam ediyor.

İnsanlığa çağrı
Bu nedenle biz, Anadolu  insanları, Anadolu’yu yaşatmak için kendi irademizi kullanmaya karar   verdik. Birleşiyoruz! Biliyoruz ki,  her şeyimizi kaybettiğimizde, çalışıp yeniden ayağa kalkabiliriz. Ancak doğamızı kaybettiğimizde asla!
Hiçbir dil, din, ırk ve siyasi görüş ayrımı gözetmeden, tüm Anadolu insanını ve dünya insanlığını bu yürüyüşe katılmaya davet ediyoruz. Anadolu’yu vermeyeceğiz!”

TALEPLER NE?


1- Doğayı bir meta olarak gören kalkınma modeli terk edilmeli, ‘doğa anamızın yaşama hakkı’ anayasal güvence altına alınmalı.

2- ‘Her insan doğduğu yerdedoyabilmeli’ ilkesinden yola çıkarak, kırsalda yaşayan insanların büyük kentlere göçünü engelleyecek ve geleneksel yaşam biçimlerimizi destekleyecek düzenlemeler hayata geçirilmeli.

3- Kırsal yaşamımızı, kültürel mirasımızı ve biyolojik çeşitliliğimizi tehdit eden, kâr hırsıyla hazırlanmış hidroelektrik santral (HES) ve baraj projelerinin tamamı durdurulmalı.

4- Ormanlarımızın yok olmasının önünü açacak 2B yasal düzenlemeleri derhal geri çekilmeli, ormanların özelleştirilmesine dair hazırlıklar durdurulmalı.

5- Madencilik faaliyetleri durdurulmalı, bu faaliyetlerin ekosistem üzerindeki etkisi göz ardı edilerek verilmiş tüm ruhsatlar iptal edilmeli.

6- Tüm tarımsal faaliyetlerde doğanın dengesi gözetilmeli ve doğru yerde, doğru ürün ilkesi  benimsenmeli.

7- Tüm canlı yaşamını tehdit eden hibrit tohumların, GDO’lu ürünlerin ve üretimde kul-        lanılan her türlü kimyasal maddenin kullanımı durdurulmalı.

8- Günümüze miras kalan Hasankeyf gibi nice kültürel zenginliğimizi tehdit eden projeler ve uygulamalar derhal durdurulmalı.

9-  Sosyal ve ekolojik maliyeti göz ardı edilerek planlanan ve şehirlere daha büyük göç dalgalarının gelmesine yol açacak otoyol, köprü ve konut projeleri durdurulmalı, karbon salınımını azaltacak demiryolu ulaşımı geliştirilmeli.

10-Her geçen gün bir yenisi eklenen termik santraller ve nükleer santral yatırımları  derhal durdurulmalı.

11-Çevre ve Orman Bakanlığı’nın izniyle, doğayı yok eden şirketler tarafından finanse edilen özel firmalar tarafından hazırlanan ÇED raporları ve yönetmeliği derhal iptal edilmeli. Yerel halkın kanaatinin dikkate alınmadığı hiçbir projeye   onay verilmemeli.

12-Tüm koruma alanlarını ticari yatırımlara açan Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı geri çekilmeli, Yenilenebilir Enerji Kanunu derhal iptal edilmeli. Var olan koruma alanlarının statüleri güçlendirilmeli.

13-Özel şirketlerin ve kamu kurumlarının doğayı katletmesinin önünü açan ‘kirleten öder’ mantığı ve uygulaması terk edilmeli, doğaya zarar verenlerin ağır cezalara çarptırılmasını öngören yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli.

14-Yaptığı yatırımlarla doğanın dengesine müdahale eden icracı bir kuruluş niteliğindeki Devlet Su İşleri (DSİ) ile doğayı korumakla yükümlü Çevre ve Orman Bakanlığı’nı aynı çatı altında birleştiren yapı değiştirilmeli.

YÜRÜYÜŞ ROTASI

* İlk adımlar Artvin’de atıldı.
  Arhavi, Macahel, Güneşli’den katılımlarla artarak çoğalan kervan, dün Rize’ye ulaştı.
 * Artvin’den   başka, Ege’de İzmir’den, Akdeniz’de Antalya’dan, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Hasankeyf’ten, Marmara’da Edirne’den,  Doğu Anadolu’da Erzurum’dan, Batı Karadeniz’de Kastamonu Loç Bölgesi’nden başlayacak Büyük Anadolu Yürüyüşü, yedifarklı koldan ilerleyecek. 
* Yürüyüşe katılmak ve bilgi almak için:   anadoluyuvermeyecegiz@gmail.com www.anadoluyuvermeyecegiz.net