20 Mayıs 2011 Cuma
Fatih Türkmenoğlu
Fatih Türkmenoğlu fturkmenoglu@milliyet.com.tr
Gezmek Gerek

Buz gibi sularda: Ören-Burhaniye

24.08.2008




Yıllardır Ayvalık’a gider gelirim, aklıma Ören’e kıvrılmak düşer; sonra nedense vazgeçerim. Hayatımda ilk defa Ören’e gittim. Ve gördüğüm manzara karşısında resmen vuruldum.
Bir kere merkezdeki o tek katlı evler, o devasa çiçekler ve bol yeşilin yarattığı loş ışıkla kendimden geçtim. 70’lerde geçen bir dönem filminin setindeydim sanki. Sanki çocukluğum, sanki geniş zamanlar, yarınsız günlerdeydim...
Burhaniye, Kuzey Ege’de, Balıkesir ilinin sınırları içinde. Edremit Körfezi’nin güneydoğusundaki düzlüğe kurulmuş. İlçe merkezi, sahilden birkaç kilometre içeride.
Merkez “eh”. Biraz daha planlı, bakımlı olabilirdi ama çok daha kötü yerler de gördüm. Sahili ise inanılmaz; Ege Denizi’nden 17 kilometrelik kıyı şeridi Burhaniye’nin. Ören de kıyı şeridinin en güzel koyunda.
Bölgede, MÖ 1400’lerde, Mysia halkı tarafından bir kent inşa edilmiş. Kente Adramitteion ismi verilmiş. Bu ismin de, Lidya Kralı Adramis’ten geldiği sanılıyor.
Tarihçiler, ilçedeki ilk yerleşimin, Ören’in hemen yan koyu olan “İskele bölgesi” ve civarında olduğunu söylüyor. Ayrıca, gene yaptıkları araştırmalar sonucunda, eski devrin en büyük mahkemesinin, Adramitteion kentinde olduğunu savunuyorlar. Hatta, bazı kaynaklar “Bölgedeki ilk anayasa mahkemesi bu kenttedir” diye daha kesin konuşuyor.
Bölge, Roma dönemindeki piskoposluk merkezlerinden biri oluyor. Bizans döneminde, parlak günleri bitiyor.
Beylikler sonrasında, 1323’te Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılıyor. 19’uncu yüzyılda, Sultan Abdülhamit’in oğluna ithafen de “Burhaniye” adını alıyor. 

Programlı bir güzel kent
Ören benim gördüğüm en planlı programlı sahil kentlerinden biri. Nasıl olmuş da o evler öyle tek katlı kalabilmiş, nasıl o çiçekler böyle gelişip güçlenmiş, nasıl kurallara böylesine uyulabilmiş; aklım eremedi.
Gezime önce Burhaniye merkezden başladım. Sonra biraz İskele’ye gidip çay bahçelerinde oturdum. Plaja gittim, kendimi denize attım.
Deniz bir buz. Bu ağustos havasında bile. Daha aşağılar nemli ve sıcak; İstanbul sanki artık akvaryum.
Ohhh be! Deniz harbiden buz. Alışmak biraz zaman alıyor. 10 dakika, 20 dakika. Kaslar kendine geliyor, damarlar atmıyor, kasılmalar sona eriyor. İşte o zaman gerçek huzur, gerçek deniz sefası...
İnce ama insanın üzerine yapışmayan kumlu plajda biraz debelendim. Mısır, su, dondurma; her nevi muzır ıvır zıvırla oyalandım. Hafta sonu olmasına karşın, hiç de rahatsız edici bir kalabalık yoktu. Tabii Bodrum beach kalabalığı değil ama ben her zaman halk plajını tercih ederim. Hatta plaj da olmasın; şöyle bir yol kenarından denize atlayayım; bayılırım.
Ören merkezde vakit geçirdim sonra da. Merkezin araç trafiğine kapalı olması süper bir fikir.  

Ören’de sakin günler
Ören plajı o kadar uçsuz bucaksız görünüyor ki, sanırım en kalabalık zamanı bile “et et üstüne” havası yaratmıyor. Her köşede gece eğlencelerinin ilanları asılı. DJ Berna Öztürk de, bir geceliğine kulüplerin birindeymiş. Birtakım yerlerde köpük banyoları, alaturka eğlenceler, canlı müzikler; anladığım bütün yazlıkçı klişeleri gerçekleşirmiş.
Ben bütün yazlık tatilcisi tiplemelerinin dışında, çok fazla sakindim. Hiç sesim yükselmedi, hiç kılım kıpırdamadı. Misal oturdum, saatlerce plajı seyrettim. Bir çay, bir tost; sonra yemek, sonra gene çay... 




Nasıl gidilir?
Burhaniye Ankara’ya 620, İstanbul’a 480 kilometre uzaklıkta. Düzenli otobüs seferleri var. İstabul’dan araba ve otobüsle giderken, Yenikapı-Bandırma feribotundan sonrası kolaylıkla geçiyor. Bir tek Bandırma çıkışı çok sevimsiz.
“Çok uzak, dayanamam” derseniz, İstanbul-Edremit Körfezi uçuşları başladı. Üstelik havaalanı, Burhaniye’ye sadece 10 kilometre uzakta. Ayrıntıları www.atlasjet.com’dan öğrenebilirsiniz.

Ne yapılır?
Bol bol yüzmeyi, sahilde yürüyüş yapmayı, Burhaniye’den Ören’e kadar hızlı tempoda koşmayı zaten ilk görüşte arzulayacaksınız.
Zeytin ve zeytinyağı memleketindesiniz. Bolca yiyin ve satın alın. 
Karaağaç ve Bostancı köylerinde kaplıcalar var.
Burhaniye’de yerleşik bir tiyatro bulunuyor. Yazın önemli zamanlarda, kışın sürekli oyun sergiliyorlar.
Madra Dağı trekking parkuru yürüyüş sevenler için kaçırılmaz.
Ayvalık ve Cunda’ya 30 kilometre uzaktasınız. Kazdağları, Bozcaada, Assos, Çanakkale ve Efes’e günübirlik geziler düzenleniyor. Gözüme Ege Tur’u (Tel: 0266 412 92 22 kestirdim.