Taraf’la Wikileaks arasındaki 10 fark
İşte sızma haberin zaferi: Wikileaks, Afganistan savaşıyla ilgili gizli belgeleri ifşa etti. Bizde Taraf gazetesi, benzer bir misyona sahip olduğunu söylüyor. Sahi, dünyayı sallayan Wikileaks ile Taraf ne kadar birbirine benziyor? Nerede birbirinden ayrılıyor?
Milliyet gazetesinin yeni dış haberler şefi Pınar Ersoy, dün harika bir habere imza attı. Wikileaks’in nasıl çalıştığını, kurucusu Julian Assange’ın nasıl yaşadığını , belgelerin nasıl incelendiğini araştırmakla kalmadı, gazeteciliğe etkisini uzmanlara sordu.
Sızıntı veya sızdırma , adına ne derseniz deyin... Haberciliğin rengini ve şeklini değiştiren bu olay, bizdeki örnekleri gündeme getirdi. Taraf , “ABD’nin de Taraf’ı var” diye başlık attı. “Hangisininki gazetecilik?” tartışmaları başladı.
Sorunun cevabını baştan vereyim: İkisininki de ! İşte farklı yöntemlerle ‘sızıntı’ haber yayınlayan ve kimi çevreleri rahatsız eden iki yayının fark ve benzerlikleri...
1. BİRİ YEREL, DİĞERİ GLOBAL
Wikileaks dünya çapında gazetecilik başarılarına imza atıyor: Kenya’da seçimleri etkiledi, İzlanda bankasının skandalını ortaya çıkardı ve son olarak Afganistan savaşının gizli belgelerini yayınladı. Taraf’ın hedefi TSK ile sınırlı: Heron skandalı hariç (Bugün yayınladı), TSK’yı zor durumda bırakan belgeler hep bu gazetede yayınlandı.
2. YENİ VE GELENEKSEL MEDYA
İnternetin gücünü sonuna kadar kullanan Wikileaks’e her yerden ulaşılabiliyor. Wiki arayüzü sayesinde belgeler kolaylıkla siteye gönderiliyor. Taraf’ın gücü ise, promosyonsuz, büyük medya gruplarından bağımsız olarak gazete çıkarması. Gazeteye belge sızdırmak isteyenler genellikle muhabir Mehmet Baransu’yu arıyor, yani eski gazetecilik kuralları işliyor.
3. AKTİVİSTLER & GAZETECİLER
Wikileaks ABD, Tayvan ve Güney Afrika’dan toplanan aktivistlerin ‘hükümet ve şirketlerin gerçek yüzünü göstermeye’ ant içmesiyle kuruldu. Manifestosunda kara Afrika’da sıtmadan ölen çocuklar var. Taraf ise, Türkiye’nin liberal gazeteci, yayıncı ve akademisyenlerin bir araya gelmesiyle kuruldu. Gazete, sadece belge yayınlamakla kalmayıp, askerin geçmişi ve bugününe yönelik en sert eleştirilerin yayınlandığı adres oldu.
4. HACKERE KARŞI EDEBİYATÇI:
Julian Assange (39), Wikileaks’in yüzü ve kahramanı... Ancak Wikileaks’ten önce gazetecilik yapmış değil! Bilgisayar programcısı olan Assange, hacker faaliyetleri nedeniyle 24 ayrı suçla yargılanmış. Wikileaks’in kurulduğu 2006’ya kadar da Melbourne Üniversitesi’nde matematik ve fizik öğrencisi... Taraf’ın yüzü Ahmet Altan (50) ise Türkiye’nin en önemli, en çok satan romancısı (idi). 90’lı yıllardan beri dergi ve gazetelerde köşeyazarlığı yaptı, Kürt sorunundaki tutumu yüzünden başı hep derde girdi.
5. BANA YERİNİ SÖYLE!
Assange’ın adresi yok çünkü devlet sınırlarını açığa çıkarma misyonu yüzünden hayatı tehlikede: Sırtında çantayla ülke ülke geziyor. Altan ise defalarca yargılanmasına ve tehdit edilmesine rağmen, ajan gibi yaşamıyor. Her gün gazetesinde.
6. FİNANSI KİM SAĞLIYOR?
Wikileaks’le Taraf’ın ortak özelliği, bir finans grubu tarafından desteklenmemeleri. Gerçi Taraf hakkında Gülen cemaatinin desteğini aldığı iddia ediliyor ama buna dair kesin bir kanıt yok. Ancak Wikileaks de harcamaları konusunda yeterince ‘şeffaf’ olmamakla eleştiriliyor. Dokuz kişilik yönetici kadrosu harcamalarını şahsi hesapları ve bağışlardan yapıyor... Taraf’ta gazeteciler çoğunlukla ‘gönüllülük’ ilkesiyle çalışıyor. ‘Tehlikeli’ bulunduğu için reklamverenlerin de çekinerek yaklaştığı bir yayın.
7. GÖNÜLLÜ ORDUSU
91 bin Afganistan savaşı belgesi 1200 Wikileaks gönüllüsü tarafından deşifre edildi, incelendi, kontrol edildi... Taraf’ta ise kısıtlı bir yazıişleri ekibi, sızan belgeleri inceleyip yayınlamaya karar veriyor. Ne zaman, ne de ekip olarak Wikileaks’le yarışacak durumları yok. Bu arada Wikileaks’i tıpkı Taraf gibi “askerin imajını bozmak” eleştiriyorlar. Ama bunu yapan medyadan ziyade okurlar.
8. KİMİNE DESTEK, KİMİNE KÖSTEK
Wikileaks’in Afganistan belgelerindeki başarısı, birbirinden bağımsız üç önemli yayınla işbirliği yapmasıydı. The Guardian, Der Spiegel ve The New York Times’a da gönderilen belgeler aynı anda yayınlanınca etkisi muazzam oldu. Taraf ise yayınladığı belgelerle hükümete destek veren yayınların haricinde kimseden destek görmüyor. Aksine, yerden yere vuruluyor.
9. SAVAŞ SUÇU MU DEĞİL Mİ?
Julian Assange, Afganistan’daki Amerikan askeri belgelerinin açıklanmasını Doğu Almanya’nın Stasi polisi dokümanları kadar önemli olduğunu söyleyip, “Kanıt var, ama savaş suçu olup olmadığı mahkemenin kararı olacak” diyor. Ahmet Altan ise yayınladığı belgelerin doğruluğu ve suç olduğundan her zaman emin. Yargı süreci devam ederken Altan yorum yazmaktan imtina etmiyor.
10. İSİMLERİ DEŞİFRE ETMEK
Afganistan belgelerinin yayınlanan kısmı, Assange’ın deyimiyle “sadece yüzeydekiler”. Mesela askerlerin isimleri deşifre edilmedi. Ancak Afgan isimleri için aynı hassasiyet gösterilmedi... Taraf’ın belgeleri deşifre etme biçimine bakalım: Genelde askerlerin isimleri açıkça yer alıyor, üst düzey komutanlar zaten darbe iddialarıyla birlikte yargı sürecinde.
HAFTA SONU FiLMLERi
Bu hafta seyrettiğim iki film, Wikileaks olayıyla bağlantılı olmasa da gizli belgelerin deşifre edilmesi, gazetecilik ve savaş suçları gibi konuları işlediği için meraklılarına şiddetle tavsiye edilir...
GREEN ZONE
Matt Damon’ın başrolde olduğu film, Irak’ta geçiyor. Bu sefer kahraman Amerikan askeri, Oscarlı Hurt Locker’daki karakterden farklı. Amerikan hükümetinin hiç var olmadığı halde Irak’ta toplu imha silahları yalanını nasıl kullandığı anlatılıyor. Yan karakter, bir WSJ muhabiri. Bir sahnede kahraman askerimiz (Damon) soruyor: “Bu haberi yaparken doğruluğunu kontrol ettin mi?” Muhabir utanarak başını eğer: “Kaynağım güvenilir bir askeri yetkiliydi...”
EJDERHA DÖVMELİ KIZ
Millenium Triology’nin ilkinde savaş suçu yok ama dev şirketlerin karanlık işlerini araştıran bir gazeteci başrolde. Bir cinayeti aydınlatmak üzere çalışırken, genç ve arıza hacker ablamızla yolu kesişiyor... İkili, olayı araştırırken çok köklü bir aile şirketinin içindeki karanlık ilişkileri ortaya çıkarıyor.
