SMS tacizinin sonu mu?
Kaç kez başıma geldi, artık hatırlamıyorum. Günün en alakasız saatinde, önemli bir toplantının ortasında, trafikte araba kullanırken , bazen de kendinizi her şeye kapatmak istediğiniz bir anda telefona bir mesaj düşüverir... “Hayırdır?” diye açarsınız. Hiç ilgilenmediğiniz halde, X bankanın veya şirketin indirim ya promosyon mesajını okumak zorunda kalırsınız.
Şirketlerin pazarlama zırvalıklarına her gün katlanmak, artık sıradan hale geldi. İşler o kadar zıvanadan çıktı ki artık bu tür SMS ve maillere kızamaz olduk.
Oysa en basitinden şunu sorma hakkımız var: Kim özel telefonuma SMS atma iznini verdi? Kayıt amacıyla, çoğunlukla zorunluluktan verdiğim numaramı kafanıza göre kullanma hakkını nasıl kendinizde görürsünüz?
Pek çok kere bu taciz mesajlarını kime, nasıl şikayet edeceğimi düşündüm fakat ne yapacağımı bilemedim. Taciz diyorum, çünkü kişinin isteği dışında, devamlı olarak mesaj atılıyorsa bu basbayağı tacizdir .
Dün Hürriyet’te çıkan bir habere göre izinsiz e-posta ve SMS atanlara 10 ila 100 bin lira para cezası geliyor. Elektronik haberleşme kanununda istek dışı haberleşmeyi yasaklayan bu düzenleme, ilk etapta ümit vaat edici. Buna göre kullanıcıdan önceden izin almadan doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerikli mesaj yollanamayacak. Anlayacağınız hepsi tacize giriyor!
Cin pazarlamacılar
Ne var ki cin pazarlama ustalarının her şeyde olduğu gibi bunda da bir yasal boşluk uyduracağına eminim. Cep telefonlarımız ve e-maillerimiz, hesap açtığımız banka, kullandığımız GSM operatörü ve alışveriş yaptığımız dükkanların bilgi merkezlerinde kayıtlı zaten. Bu durumda kendi rızamızla telefon ve e-mailimizi vermiş olmuyor muyuz? İleride ne şekilde kullanılacağını biliyor muyuz?
Yeni mevzuat iyi hoş, fakat açıklığa kavuşması gereken önemli noktalar var:
1- “Benim isteğim dışında mesaj atıyorsun” diye bir kurumu şikayet etmeye kalksanız. “İyi de siz telefonunuzu bize vermişsiniz” denirse ne yapacağız?
2-Yazılı onay karşılığında iletilerin alınması sağlanacak deniyor. Yeni uygulamalar için olabilir, peki yıllardır manasız iletileriyle beni deli eden kurumları nereye, nasıl şikayet edeceğim?
3-İstek dışı haberleşmenin kolay bir yolla ve ücretsiz olarak reddedilebileceği söyleniyor. İyi de bu tam olarak nasıl yapılacak? Karınca duası gibi yazılan sözleşmelerden mi takip edeceğiz?
En iyisi kullanmadığınız e-mail adresini ve uydurma bir telefon numarası vermek! Başka türlü promosyon tacizinden kurtulmanın yolu yok...
LUT GÖLÜ VE POLİTİKA
Hayatımda bu kadar agresif ve başarılı bir satış stratejisi görmedim. İsrailli 'Dead Sea Premier' markasından söz ediyorum. Şu sıralar Amerika’ya kim giderse ve bu markanın tanıtımına denk gelirse inanın paçayı kurtaramıyor. Hiç niyetiniz olmasa bile olay yerinden elinizde iki torba kozmetikle ayrılıyorsunuz!
Dead Sea, Ölü Deniz veya diğer adıyla Lut Gölü demek. İsrail, Ürdün ve Batı Şeria’ya kıyısı bulunan bu gölden çıkan mucizevi mineraller, paketlenip başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya satılıyor.
Söz konusu İsrail olunca elbette politika da işin içine giriyor. Markanın satış temsilcisi Şahar, Türkiye’den geldiğimi öğrenince hemen son günlerdeki gerginlikten bahsi açıyor. Eskiden ailesiyle İstanbul’a geldiğini ama artık İsrailli turistlerin Türkiye’ye gitmeye çekindiklerini anlatıyor. Mavi Marmara konusundaysa gayet keskin:
“Ülkemize gelmeyin diye uyardık. O askerlerin ne hale geldiğini, nasıl dövüldüğünü görmediniz mi?”
En iyisi kozmetikle politikayı daha fazla karıştırmadan uzaklaşmak.
THE GAP’iN SANAT MERAKI
Dün San Francisco’ya gitmek için kısaca beş neden sıraladım. Şehrin sanatla iç içe geçmişliğini bugüne sakladım. Adım başı galeri ve müzelerin bulunduğu SF’in modern sanat müzesi (SF MOMA) 75'inci yılını kutluyor.
* SF MOMA , ABD’nin Batı yakasında modern sanata adanan ilk müze. Kurulduğundan beri en yaratıcı ve cesur sanat eserlerine yer veren müzede 26 bin sanat eseri, fotoğraf, tasarım objesi sergileniyor.
* Grace L. McCann Morley’in çabalarıyla 1935’te açılan müzenin ilk önemli koleksiyonu, Albert M.Bender’in hediye ettiği 36 eser. Diego Rivera’nın 'The Flower Carrier' adlı tablosu, Frida Kahlo’nun kocasıyla kendini resmettiği resim de bunların arasında.
* Ansel Adams, Marcel Duchamp, Jackson Pollock, Henri Matisse ve Paul Klee’nin eserleriyle zenginleşen müze, 1995 yılında Mario Botta’nın tasarladığı yeni binaya taşındı.
l Müzede kalıcı eserlerin yanı sıra düzenli olarak farklı koleksiyonlara yer veriliyor. Şu sıralar Gap mağazalarının kurucusu Fisher çiftinin koleksiyonu 'From Calder to Warhol' var.
* Roy Lichtenstein’dan Gerhard Richter’e, Chuck Close’dan Andy Warhol’a, modern sanat meraklılarının bayılacağı bu koleksiyonun pek çok parçası ilk kez sergileniyor.
