22 Temmuz 2010 Perşembe

Uzun ince Bir Yoldayız

22.07.2010




Yazın şarkısı ne Tarkan’ın, ne Hande Yener’in. ‘Doğa İçin Çal’ projesinin ikinci parçası ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ son zamanlardaki en yaratıcı, en ilham verici çalışma. Mutlaka internetten dinleyin!



Klasik gitar, arp ve sazla başlayan intro, hepimizin tanıdığı ve sevdiği bir parçanın yeniden yorumu: Uzun İnce Bir Yoldayım. Müzisyenler birer birer çıkarken koltuğunuzda doğrulup dikkat kesiliyorsunuz: Türkiye’nin farklı illerinden, hatta ABD, Yunanistan ve Almanya’da yaşayan müzisyenlerin de katılımıyla tam 91 sanatçı ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ı yeniden yorumluyor.
Aralarında Murat Evgin, Fuat Saka, Ayşenur Yazıcı, Öykü-Berk Gürman gibi tanıdık yüzler ve sesler de var. Ama en güzeli, genç, amatör müzisyenlere yer verilmesi. Parçanın en can alıcı yerinde, birden bire 20 saniyelik bir sessizlik geliyor: Tunceli’den Feride Korkmaz, işitme engelliler için işaret diliyle söylüyor.

Rock ve cazla Aşık Veysel
Sonuç, muazzam! Kâh rock, kâh flamenko, kâh klasik müzik, kâh caz yorumuyla seslendirilen parça o kadar başarılı ki, klibi defalarca dinledim.
‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ın bu yorumu, ‘Doğa İçin Çal’ projesinin ikinci parçası. İlki ‘Divane Aşık Gibi’ydi ve 45 sanatçı bu parçayı seslendirmişti.
Projenin fikir babası Fırat Çavaş’a ulaşıp amacını sordum. Şöyle yanıtladı: “Sloganımız şu: Doğa, yok olduğunu fark etmez, kendi hakkında düşünmez, üzülmez. Biz umursamalıyız, kendimiz için, bencilce!”
Çavaş, müziğin kitlelerin ilgisini çekeceğini düşünmüş: “Günlük hay huy içinde doğa moğa pek umursamıyor kitleler. Aslında biraz bilgi sahibi olsalar, sahiplenecekler! Madem böyle dedik, biz de dikkat çekelim. Önce insanları sese baktıralım, sonra dernekler söyleyeceklerini söylesin... Yani bizimkisi bir işbirliği projesi.”
Harekete geçen Çavaş, doğdukları il, yaşadıkları mekanlar, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı müzisyeni bir araya getirip “Doğa için çal!” demiş. 

Barış için de çalsak
Mutlu (Tönbekici), Vatan’daki köşesinde parçayı dinlediğinde defalarca ağladığını yazmış, temennisini şöyle dile getirmişti: “Sadece 91 değil 75 milyon insanın ‘aynı’ şarkıyı, kendi tarzıyla, kendi diliyle, kendi sazıyla söyleyip çalabileceğimiz günlere gelebiliriz umarım. Ve ben o günleri görürüm.” 
Mutlu ile benzer duygulara ben de kapıldım... Belki parça Aşık Veysel’in olduğu için, belki İstanbul Üsküdar’dan Sivas’a, Trabzon Akçaabat’a bir köprü kurulabildiğini gördüğüm için.
Benim de Fırat Çavaş’tan bir istek parçam olacak: ‘Barış İçin Çal’ projesi...    

ÜÇÜNCÜ PROJE YOLDA
Projenin yapımcısı Fırat Çavaş sorularımızı yanıtladı.
‘Doğa İçin Çal’ fikri nasıl doğdu?
İnsanların sokakta mikrofon ve kulaklıkla şarkı söyletme fikri aslında yurt dışı kaynaklı bir proje. ABD’de Playing For Change adlı bir ekipten etkilenmiştim. Bu projeyi Türkiye’de yapmak istediğim konusunda onlarla mailleştim. Fikrimi memnuniyetle karşıladılar, böylece müzisyen arkadaşlarla çalışmaya başladık. Bu arada agaclar.net’ten bu çalışmayı doğa sorunları için farkındalık yaratmak amacıyla kullanabileceğimiz önerisi geldi. Projenin adını ‘Doğa İçin Çal’ olarak  belirledik.

Farklı yerlerde yaşayan müzisyenlere nasıl ulaştınız?
İlk projede bütün müzisyenler İstanbul’da çekildi. Klipte yazan şehirler, memleketleri. İkinci projedekileri, yardımcı prodüktör Ersan Özcan’la bulduk. Bir sonraki projede Türkiye’yi dolaşma niyetindeyiz.

‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ın öyküsü nedir?
Her projenin yapım aşaması yaklaşık beş ay sürüyor. Parçaları seçerken genelde herkesin bildiği parçaları ve sözlerinin uzun olduğu parçaları seçmeye çalışıyoruz ki projeye katılan müzisyen sayısı fazla olsun. ‘Uzun İnce bir Yoldayım’ı seçmemizin sebebi Aşık Veysel’dir. Çünkü doğa sevgisini en iyi anlatan ozanlarımızdan biri. 

Kayıtları nasıl yaptınız ve bir araya getirdiniz?
Taksim’deki stüdyomda Stüdyo Çatı’da, Mastering işlemi Los Angeles’ta Capitol stüdyolarında Evren Göknar tarafından yapıldı. Video çekimi sırasında kameranın kaydettiği sesler daha sonra stüdyodaki sesle birleştirildi. Sokakta kaydetmemizle aynı işlevi görmüş olduk. İleriki projelerde gerçekten sokakta kaydetmeyi  planlıyoruz. 

Sırada ne var?
Şu an yeni parça bulma aşamasındayız. 2011’den önce Doğa için Çal-3 projesini bitirmeyi planlıyoruz.

Tepkiler nasıl?
İlk projenin galası PopStar Alaturka’da yapıldı. Hemen her kanalda yayınlandı. İnternette  bir fenomen haline geldi. Sadece dogaicincal.com  da 540 bin kere izlendi. İnternette izlenme sayısı birkaç milyonu bulmuştur. İkinci proje sadece ilk gün 50 bin kere izlendi. 

Peki ‘barış için çal’ gibi bir fikir var mı? 
Doğa ile barışmayı başaran insanlar, savaşmaz diye düşünüyoruz.