ALAÇATI ARTIK BENiM EViM
Yıllardır Bodrum müdavimi olan benim için bile gizemli etkisiyle yaşanılası bir yer Çeşme. Sokaklarda telaş yok. Burada tatil planlayanlara kendi rotamı yazdım
Bu hafta sevgili Alaçatılı dostlarımdan epey bir tepki aldım! Teknelerle gezdin, her yerleri yazdın, bütün yaz buradasın, adımız bile geçmedi diye. Haksız da sayılmazlar kendilerine göre. Ama bunun sebebi var. Alaçatı benim evim oldu artık. İnsan özelini pek konuşmak istemez ya ondan elim gitmedi belki de. Oysa yıllardır Bodrum müdavimi olan benim için bile gizemli etkisiyle anlatılası ve yaşanılası bir yer burası. Genelde çoğu yerde telaş ve kargaşa yok. En kalabalık zamanında bile bir dinginlik hakim..
Duygusallıktan çıkıp sadete gelirsek, Alaçatı yükünü almış durumda. Agrilia’da taze otların hakim olduğu kahvaltıda, dost sohbetlerinde duyduğum kadarıyla bütün plajlar kalabalık, özellikle Alaçatı Beach Resort’un plajı elitlerin tercihi, bir de aksamayan servisiyle popülaritesini koruyan Seaside. Bora’nın sahibi olduğu sörf okulundaki talep ve kalabalıktan anladığım sörf öğrenmek isteyenlerin sayısının her yaz daha da artış gösterdiği. Bazen sevgili üstadım Bora Kozanoğlu’ndan ders alacak vakti bulamayabiliyorum çünkü hep dolu! Ama onunki antrenman ve yarış yoğunluğu.Tabii ki şikayetçi değilim, ne mutlu (Tebrikler doğru yerdesiniz!)
Alışverişin de sohbetin de en keyiflisi
Akşamları sokaklar cıvıl cıvıl ve keyifli. En güzel köşede, tüm harekete hakim El Beso parmaklarınızı ısırtan yemekleri ve Indra’nın içinizi kıpırdatan müzikleri, Nar’dan yükselen rock ve sokağa taşan enerjisi, biraz ileride Yaya’nın barında Moda Deniz Kulübü müzikleriyle dans eden genç kalabalık ve sizi içeri çeken atmosferi, Şişarka’da acıkmanıza neden olan mutfaktaki annenin pişirdiği yemeklerden yayılan muhteşem kokular. Bu sokakta yürürken keyif almamanız ve kendinizi kaybetmemeniz mümkün değil! Alışverişin de sohbetin de en keyiflisinin yapıldığı aşikar. Dükkanlarda kendini kaybeden, çıkmak istemeyen hoş hanımlar ve güzel yemeğin hayaliyle geç kalmak istemeyen beyler. Bu kadar popüler olan yerlerin kaderi sevgili paparazzilerimiz, her biri ayrı köşede bir ünlüyü yakalamanın ve fotoğraflamanın peşinde.
Restoranlarda hafta sonu yer bulmak zor
Başka bir tarafta Alaçatı’nın gerçek sahipleri, sokak köşelerinde sandalyeleri üstünde ellerinde çay bardakları ve çerezleri keyifle gelen geçeni seyretmekte. Tüm bu renklerin bu denli ahenkle bütünleşebildiği çok yer var mı bilmiyorum ama sanırım benim favorim burası.Tatil yerleri içinde tartışmasız Çeşme pek bir ‘in’ oldu. (Ben de buradayım ondan herhalde? Şaka şaka). Çünkü sadece Alaçatı değil her yer kalabalık. Çeşme Marina açıldı. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık, gerçekten Avrupa standartlarında. Bildiğimden söylüyorum onların çoğundan daha güzel olmuş. Alaçatı Port gün geçtikçe daha da renkleniyor, restoranlar dolu Rezervasyonsuz giderseniz özellikle hafta sonu yer bulmanız zor. Bora’nın ve benim favorim her şeye rağmen Şifne’deki Ferdi Baba. Partilemekten ve kalabalıktan yoruldum diyenlere Ilıca’daki açıkhava sinemasını ve sevgiliyle şantiye evleri arasında romantik yürüyüşü tavsiye ederim.Sonrasında da kumrucuların en eskisi ve en lezzetlisi Hüseyin’de kumruyu.
Yazdıklarım biraz benim rotam ve benim tercihlerim, ancak Çeşme binbir alternatifi, butik otelleri, evinizde hissetmenize neden olan misafirperverliği, genç ve entelektüel kalabalığıyla bence yazın en önemli adreslerinden biri.Yazın hepinizin bunu yaşamak için fırsat yaratabilmenizi diliyorum.
