06 Temmuz 2010 Salı

Port Alaçatı’da bir Deli



İstanbullular, sanki müsebbibi kendileri değilmiş gibi “özgünlüğü bozuldu” diye şikayet edip çamur atsın... İzmirliler, sadece yılın iki ayı bu güzelliklerden istifade edip sonra yüz vermesin... Çeşme’ye her gidişimde yeni ve güzel bir yere gidip, özellikle yemeklerine hayran oluyorum... İzmir’de     yaşasam yaz-kış demeden her hafta sonu kapağı Çeşme’nin bir koyuna atardım! Hatta hayat elverse asıl kışın, herkes elini ayağını çektiğinde burada yaşardım... Uzun vadede şehirden kaçan İstanbullular ve yurt dışından gelip yerleşenlerle sayfiye yeri olmaktan çıkacak yarımada. Belki o zaman Alaçatı da iki aylık talan mantalitesinden kurtulur.

Delicatessen’e gönderme
Bir kanal kent olduğu için Venedik’e benzetilse de aslında bir marina kent projesi Port Alaçatı. Yeni açılan restoranlar, marinaya hareketlilik katmış. İstanbul Maltepe’deki Maria’nın Bahçesi, Şifne’de yıllardır     balıkçı lokantası işleten Ferdi Baba’nın şubesi var. Ferdi Baba’nın oğlunun açtığı lokanta, deniz mahsüllerinin en âlâsını servis ediyor.
Marina’nın en yeni ismi Deli Deli. Cihangir Smyrna’dan tanıdığımız Avram Habip’in de ortak olduğu bu restoran-bar, Port’un en sevilen buluşma yeri. Diğer ortaklar Yusuf ve Haldun da İzmirli. Mekanın ismi “delicatessen”e bir gönderme. Zaten mönüsü, şarküteri çeşitleri ve şarap kavıyla da isminin hakkını veriyor. Deli Deli, gecenin geç saatlerinde isteyenin dans ettiği, isteyenin kanal kenarındaki rahat koltuklarda muhabbet edebileceği bir mekana dönüşüyor. 23.59 stresi de yok. Çeşme’yi oldum olası severim ama bu yıl ilk kez ‘burada daha uzun kalmalı, mümkünse yaşamalı’ fikrine kapıldım. 


ALAÇATI’YI BOZAN NE?
- Alaçatı’nın ilk şık restoranı Agrilia’dır. Taşınmış. Yerine, bulundukları mekanın kıymetini bilmeyen yeni bir işletme almış. O canım yüksek tavanlı mekanı beyaz bir mutfağa dönüştürmeleri büyük hata!
- O Ev artık büyümenin cılkını çıkarmış. Kemal Paşa Caddesi’ndeki dükkanın vitrinini tamamen camekan yapmış. İçi hastane gibi bembeyaz, Home Store havasında bir dekorasyon dükkanı da buraya hiç yakışmamış. 
- Alaçatı Kıraathanesi taşına taşına galiba sonunda otoyolun kenarına gidecek. Ana caddede üç kez yer değiştiren kıraathanenin yerinde şimdi süper modern mekanlar var. Köyün en güzel yanı, kıraathanesi, terzisi, pastanesi ve kasabının cadde üstünde yer almasıydı. Eski pastaneler Allah’tan iş yapıyor. Fakat esnaf arka sokaklara çekilmeye başlamış. 
- Çeşme’deki tek özel hastane kapanmış. Sağlık hizmetleri epey aksıyor. Ciddi bir sorun olduğunda İzmir’e yollanmak zorundasınız. En az bir saat yol demek!

DELİ MÖNÜ
Deli Deli’nin mönüsünden Vedat Milor gibi gurmelerin tadıp yorumlamasını beklediğim yemekler:
-Taş fırında sütte lagos
-Elmalı pekin ördeği
-T-Bone Steak
-İspanyol midyesi
-Chocolate Mousse



KÜÇÜK VE SEVİMLİ SAKIZLIHAN
Çeşme’de iki şey pahalı: Konaklama ve ulaşım. Alaçatı’da restore edilip butik otele dönüştürülen taş evlerin sayısı her yıl artarken fiyatlar da doğru orantılı yükseliyor.  Sakızlıhan, Alaçatı’nın en eski yapılarından aynı zamanda en sevimli otellerinden.
Sekiz odası var. Mavi çerçeveli eski tip çift pencerelerin bir kısmı sokağa, bir kısmı arkadaki bahçeye bakıyor. Sakızlıhan’ın bahçesi büyük sayılmaz ama kendi evinizdeki kadar rahat. Kahvaltısı, özellikle de ev yapımı reçelleri pek leziz. Otelin altında geçen yıl açılan Cafe de Paris, bu yıl da devam.
Bilgi için: www.sakizlihan.com


AQUA@ŞİFNE
- Paşalimanı Vekamp’taki yerinden Şifne’ye 2009’da geçen aqua, yeni yerine iyice alışmış. Şifne’deki eski Termal Otelin arkasındaki topraklı yoldan ulaşılan şifne@aqua’nın tabelaları o kadar küçük ki! Hani neredeyse “kimse bizi bulmasa” diyorlar.  
- aqua@şifne, Çeşme’nin en dingin koylarından birinde. Açık havadaki sıcak termal havuzu, özellikle akşamüstleri çok güzel oluyor. 
- Şifne’deki aqua, hem daha geniş, hem de yemyeşil bir alana kurulu. Servi ağaçlarıyla çevrili, herkesten ve her şeyden uzakta. 
- Aqua’nın girişi paralı, mönüdeki fiyatlar da öyle. Mekan maksimum 120 kişi aldığı için bu fiyat politikası belirlenmiş. 
- Hafta sonu genç grupların rağbet ettiği aqua@şifne, hafta arası daha sakin oluyor. Hele Çeşme’nin meşhur “sezon”unun dışında gidecek olursanız, tadına doyum olmaz...  

Siz de reklam vermek ister misiniz?