06 Mayıs 2010 Perşembe

Damardan sanat

06.05.2010

İstanbul yeni bir çağdaş alanına daha kavuştu: ARTER. Mekan, Vehbi Koç Vakfı   Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan oluşturulan ‘Starter’ adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Projenin önderi Ömer Koç, arkadaşını kaybetmenin üzüntüsüyle açılışa katılamadı...

Beyoğlu’nun güneyi, çağdaş sanatın ve kültürün Türkiye adresine dönüşüyor. Birkaç ay önce IKSV yeni binası Deniz Palas’a taşındı. Borusan Müzikevi, İstiklal’deki eski bir binayı alıp baştan aşağıya restore ederek modernleştirdi. Koç Vakfı’nın ne zamandır heyecanla beklenen yeni sanat alanı ise dün kapılarını açtı: ARTER.
ARTER’i pekala isminin çağrıştırdığı bir atardamar veya trafikteki ana güzergah gibi düşünebilirsiniz. Ancak söz konusu damar, çağdaş sanat için bir alan olarak düşünüldü.
Projenin önderi, sıkı bir çağdaş sanat koleksiyoneri olarak tanınan Ömer Koç. Kardeşlerinin aksine, basına çıkmaktan pek hoşlanmayan Rahmi Koç’un iki numaralı oğlu, aynı zamanda Vehbi Koç Vakfı bünyesinde çağdaş sanata yatırım yapılmasının öncülüğünü yapan isim.
ARTER, Ömer Koç’un uzun zamandır yapmak istediği bir projeydi. Mekanın açılışının şerefine Koç ilk kez kuralı bozup 15 basın mensubunu bizzat gezdirecekti. Ancak bir gün önce gelen acı bir haber nedeniyle son anda açılışa katılmaktan vazgeçti: Sotheby’s’in başkan yardımcısı, ‘altın Türk’ lakaplı arkadaşı Ali Can Ertuğ (37) intihar etmişti. Ortadoğu bölgesi ve Türk çağdaş sanatı üzerine uzman olan Ertuğ’un bu beklenmedik ölümü, sanat camiasını yasa boğdu.

Çağdaş müze yolda
Hayat, devam ediyor. Sanatla güzelleşerek. Odakule’den Tünel’e doğru yürürken Ada Kitapevi’nin karşısında olan ARTER’in yan kapısından giriyorum. Normalde mekanın İstiklal’e bakan kapısı açık olacak ancak şu anda tam girişi kaplayan devasa bir tank var. Michael Sailstorfer’in bir jenaratöre bağladığı bu plastik tank, kah şişerek karşınızda tehditkar bir biçimde dikiliyor,  kah sönüyor. Günümüzdeki savaşlara gönderme yapan bu eseri, Çinliler yanıltma amaçlı kullanıyormuş!
Melih Fereli (VKV Danışmanı) ve Emre Baykal (Sergiler Direktörü, Küratör) ile birlikte dört katlı binayı geziyoruz. Fereli, 2007’den bu yana koleksiyonu topladıklarını, ileride müze açacaklarını anlatıyor. 
ARTER’in startı üç yıl öncesinde alınmış. Bu süreçte ‘Meymaret Han’ diye bilinen binanın restorasyonu, Yüksek Mimar Fahrettin Ayanlar başkanlığında yapılmış. ARTER’de amaçlanan, yeni üretimlere destek vermek ve çağdaş sanatçılara bir platform oluşturmak.
Çağdaş sanatın Türkiye’deki macerası yeni başlıyor. Eczacıbaşı, Sabancı, Kocabıyık ve Koç gibi Türkiye’nin en önemli sanayici aileleri bu işe yatırım yaptıkça, Santral İstanbul gibi muhteşem bir modern müzeyi kuracak cesareti üniversiteler gösterdikçe macera bu ülkenin bir parçası haline gelecek.

BAŞLANGIÇTA NELER VAR?
ARTER’de düzenlenen ilk serginin ismi ‘Starter’. Yemekteki başlangıç gibi. Sergiyi gezmek ücretsiz. Vehbi Koç Vakfı’nın çağdaş sanat koleksiyonundan oluşturulan sergiden notlar:
* Küratörlüğünü Rene Block’un yaptığı sergide toplam 87 sanatçının 160’tan fazla yapıtı bulunuyor.
* Çağdaş sanatın Türkiye ve dünyadaki öncülerin işleri, 1960’lardan günümüze kadar geliyor. 
* Korkmayın, çocuğunuzu da götürün. Parçalanmış piyanolar, yerlere serilmiş yumurtalar (basmak serbest!) sanırım en çok küçük insanların neşesini yerine getirecek. Ay-Yo’nun ses kutusuna elinizi daldırmak serbest!
* Çağdaş sanatı ‘çirkin’ veya “estetikten uzak” bulanlara tavsiyem, eserler hakkındaki bilgileri okumaları. Çoğunun amacı, modern hayatla ilgili bir emsaj vermek. Bazen gülümsetmek, bazen iğrendirmek...
* Favorilerim: Halil Altındere’nin Hasankeyf’te çektiği video görüntüleri, Adel Abidin’in ‘Köpük’ adlı videosu, Cengiz Tekin’in tekinsiz fotoğrafları, Endre Tot’un ‘Adem ve Havva’sı.

ÜSKÜL HT’YE KIZGIN
Habertürk’ün Siirt’teki çocuk istismarı hakkında yaptığı haberin kabul edilemez olduğunu dün yazmıştım. TBMM İnsan Hakları Komitesi Başkanı Zafer Üskül bunun üzerine arayıp teşekkür etti. Günlerdir bu haber yüzünden fevkalade rahatsız olduğunu belirten Üskül, “resmen insan hakları ihlali” dediği bu haberle ilgili iki önemli noktaya daha dikkati çekti:
1. Haberde rapordan bahsediliyor ama henüz ortada bir rapor yok. Sanırım gazeteciler böylesine kapsamlı bir olayla ilgili hazırlanacak raporu, günlük haber yazmakla karıştırmış.
2. Haberde kullanılan haberin olayla hiçbir ilgisi yok. Fotoğrafta yer alan dört kız çocuğu, Emniyet’in sağladığı bir fonla okutuluyor. Ancak çocuk istismarı haberinde kullanıldığı için bu çocuklar da töhmet altında bırakılıyor. Ailelerin gazeteye dava açması söz konusu.
Zafer Üskül, bu haberi yazan muhabire kızıyor ancak asıl sorumlular, haberin pornografik ve yanlış anlamalara yol açan içeriğini filtrelemeden geçiren editör, yazı işleri müdürleri ve genel yayın yönetmeni.