KERAMET AŞKTA DEĞİL, AŞIKLARDA!
Pazarlamacı Gülfem Hanım, sevgililerle ilgili ilginç tespitlerde bulundu. “Hiçbir aşk ‘gerçek aşk’ olarak başlamıyor!”
Gülfem Hanım nasılsınız?
İyiyim siz nasılsınız?
Ben de iyiyim. Sağ olun. Hemen başlayalım. Aşk, pazarlanabilir mi?
Pazarlanabilir. Birisini, birisine aşık etmekte kullanılabilir.
‘Pazarlanan aşk’, gerçeğinin yerini tutabilir mi?
Neden olmasın?
Nasıl peki?
Ne fark eder ki? Aşkı nasıl bulduğunuz değil, bulmak önemlidir. Zaten, hiçbir aşk ‘gerçek aşk’ olarak başlamıyor. Zamanla, aşkı biz ‘gerçek’ kılıyoruz.
Açıklar mısınız biraz Gülfem Hanım?
Gerçek olan aşk değil, aşıklardır. Aşıklar da zaman içinde, istedikleri duyguyu aşk yaparlar. Keramet aşkta değil; aşıklarda.
Aşıklara çok sorumluluk yüklediniz ama!
Adı üstünde: Aşık. Başka işleri mi var? Biz çalışalım, onlar aşık olsun.
Aşıklar da aşk da çalışıyor o zaman?
Bir yönüyle hakkınız var. Ancak önemli olan nedir? İnsanın, ‘sevdiği’ işte çalışması; değil mi?
Doğru. Hem, vergi de vermiyorlar!
Aslında veriyorlar.
Ne vergisi?
Ayrılık vergisi.
Çok sağ olun Gülfem Hanım. İlginç bir sohbetti. İyi günler.
Siz de. İyi günler.







