14 Nisan 2010 Çarşamba
Sabanur Kıraç
Sabanur Kıraç skirac@milliyet.com.tr
Saba Melikesi

Çayın iyiliğine bir yolculuk

14.04.2010

Dünyada kişi başına en çok çay tüketen ülke olduğumuzu biliyor muydunuz? Yıllarca İrlanda'yla birincilik için yarıştıktan sonra bugün resmi olarak ilk sıradayız. İşte çayın faydaları ve İstanbul'da en lezzetli çayı içebileceğiniz yerler

Kahvaltıda, yemekten sonra, misafirlikte, üşüdüğümüzde, sıcakladığımızda, susadığımızda ve hatta sıkıldığımızda bile çay içiyoruz. İçiyoruz çünkü seviyoruz. Seviyoruz ve içiyoruz. Sonuç olarak da dünyada en çok biz tüketiyoruz. Buna rağmen çay hakkında yeterince şey bilmiyoruz.
Ben de bunu çayın bilimine yaptığım bir yolculukta fark ettim. Geçtiğimiz hafta dünyadaki tek çay enstitüsü olan Lipton Çay Enstitüsü’nde çayın dalından fincanlarımıza nasıl geldiğini, çeşitlerini ve yararlarını öğrendim. Böylece de dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çay hakkında ne kadar da az şey bildiğimi anladım.

Hastalık riskini azaltıyor
Çay üzerine çalışmaların yapıldığı  bu devasa enstitünün (Lipton Institute Of Tea /LIOT) Kategori Beslenme Müdürü Dr. Jane Rycroft’dan çayın bilimsel olarak kanıtlanan pek çok faydasını dinlerken elimde olmadan “Meğer çayda bilmediğimiz nice iyilik mevcutmuş” diye düşündüm. Örneğin LIOT’da yapılan araştırmalar, çayın yapısında bulunan flavonoidlerin kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığını gösteriyor. Ayrıca üç bardak çay kalp hastalıklarını yüzde 11 ve inme riskini yüzde 20 düşürüyor. Üstelik Asyalıların karın bölgesinin zayıf olmasının, kateşinden zengin yeşil çayın sayesinde olduğunu ispatlamış.
Bunların yanı sıra sadece çayda bulunan L-teanin’in de beyindeki alfa aktivitelerini arttırdığını ve böylece zinde ve konsantre olmamıza da yardımcı olduğunu keşfetmişler. 
Açıkçası sadece soframıza en kaliteli çayı getirmek için değil, aynı zamanda da çayın iyiliklerini ve inceliklerini keşfetmek için bunca emeği ve yatırımı ortaya koyan bu enstitüyü takdir ettim. Bu tür bir araştırma geliştirme enstitüsü kurma fikri gerçekten de dahiyane. Demek ki işin özünde tıpkı Lipton’un yeni kampanyasında da dediği gibi 'Bir yudum ilham' var. Ve bu ilham sayesinde zaten fazlasıyla tükettiğimiz çayı artık daha da gönül rahatlığıyla içebileceğimizi biliyoruz. Çünkü çayın içinde daha bilmediğimiz çok iyilik var. Bu kadar çok çaydan bahsetmişken hemen İstanbul’da hem keyifli hem de lezzetli çay içebileceğiniz yerlere de değinelim:

The Tea Lounge
Ceylan InterContinental İstanbul’daki The Tea Lounge’da çay keyfini açık büfe tatlı ve tuzlu kurabiyelerle tamamlayabilirsiniz.
Tel: (0212) 368 44 44

Dolmabahçe Meydanı
Dolmabahçe Sarayı’nın önündeki meydanda  bulunan çay bahçesi sadece İstanbul’un değil dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip. Keyifle çay içmek için bundan daha iyi bir yer olabilir mi?
Tel: (0212) 2922837

Çırağan Palace Kempinski
Tam da saraylara layık  bir çay servisi ve muhteşem atıştırmalıklarla Çırağan Palace Kempinski’de çay  keyfi biraz tuzlu olsa da her kuruşuna değecek türde.
Tel: (0212) 326 46 46

FuaMaçka Parkı’nın içindeki Fua’da yeşillikler içinde ve huzurla yudumlayabilirsiniz çayınızı.
Tel: (0212) 219 79 29