SOKAĞIN RUHU
Graffiti mevzusuna aşinalığınız var mı? İstanbul’un bir yerinde; bir duvarda, paydos etmiş bir esnafın kepeklerinde falan gözünüze çarpmadı mı hiç? Graffiti’nin epey mazisi var aslında. Bizde ise son 10 yılda, hiphop kültürüyle paralel olarak gelişme gösterdi. Graffiti bir sokak sanatı. Graffiti’ciler sanatçı. Ama kabul görmeleri kolay olmadı. Malumunuz bizde duvara bir şey yazılması, çizilmesi pek hoş karşılanmaz. Neyse ki şimdi izin alarak kocaman duvarlara gönüllerince çiziyorlar da çocuklar, içimiz açılıyor.
Hem hiphop hem de graffiti kültürünün memleket sınırları içinde gelişmesine ön ayak olmuş önemli bir adam var; Tunç Dindaş. Alemde bilinen adıyla Turbo... Kendisi aslen bir art direktör. Memleket, sokak sanatından bihaberken Turbo bu işin yaygınlaşması için didindi durdu. Sadece graffiti de değil; bugün b-boy’ların, b-girl’lerin (yetenek yarışmalarında görüyorsunuz break yapan elemanları) ve hatta Türkçe rap yapan hemen herkesin Turbo’ya vefa borcu vardır.
Gönül rahatlığıyla; “Turbo, bu işin kitabını yazmıştır” diyebilirim. Hatta diyorum; geçtiğimiz günlerde yazdı. İlk kitap 'Turkish Graffiti' sınırlı sayıda basıldı ve hemen tükendi. İkinci kitap 'Street Soul'da Türkiyeli graffiti’lerinin yanı sıra Türklerin yurtdışında ve yabancıların Türkiye’de yaptığı graffiti’ler de var. Büyük kitabevlerinde bulabilirsiniz.
Turbo şu sıra üçüncü kitap üzerine çalışıyor. Bu kez ünlü graffiti’cilerin sketch’lerini (eskizlerini) derliyor.
İşin enteresan kısmı ise eşi benzeri olmayan bu işlere karşı bizim üniversitelerin ilgili fakültelerinin ilgisiz kalışı. Neden böyle söylüyorum biliyor musunuz? Çünkü dünyanın en önemli üniversitelerinden M.I.T. ; Turbo’ya ulaşmış ve kitapları kütüphane kataloguna almış bile.
BALANS HER GÜN CANLI
Jolly Joker Balans, canlı performans mekanı olarak İstanbul’un en iyi yerlerinden. Teknik altyapısı, ekibi, sahnesi ve mimari avantajıyla, rakiplerinden bir boy önde gidiyor. Hele sigara yasağından sonra, öyle bir uygulama yaptılar ki birçok kişinin ağzı açık kaldı. Mekanın arka bölümünün tavanı ve bir kenarı tamamen açılabiliyor artık. Yani öyle kapının önüne çıkmak falan yok.
MFÖ, Kıraç, Levent Yüksel, Yaşar, Yüksek Sadakat gibi isimler de sahne alıyor, adı çok duyulmamış sıkı gruplar da. Hepsinden önemlisi hemen her gün bir performans var. Mekanın işletmeci ortaklarından İbrahim Sayın’a bir iki soru sordum.
En çok kimin sahnesini beğeniyorsun?
Zaten sahnesini beğendiklerimiz çıkıyor. Yeni müzisyenlere de şans vermeye çalışıyoruz. Benim iki kedim var: Birinin adı Teo, diğerinin adı Şebo. Teoman ve Şebnem Ferah’ın bendeki yeri ayrıdır.
Canlı müzik mekanı işletmenin en zor yanı nedir?
Sanatçı ve mekanın beklentileri makul seviyelerde olmalı. Doğru mekan ve doğru sanatçı; doyurucu teknik altyapıda bir araya geldiğinde müşterinin de yüzü güler.
Kendi mekanın dışında hangi mekanlara gidersin?
Hayal Kahvesi, Kiki, Koridor, Nupera ve Dorock.
AÇILIMSA AÇILIM
Cuma günü vizyona çok önemli bir film girdi, 'Anadolu’nun Kayıp Şarkıları.' Filmin yönetmeni müzisyen Nezih Ünen ve ekibinin beş yıllık çabasının ürünü muhteşem bir film. Anadolu coğrafyasının kusursuz kareleri eşliğinde, bu topraklarda yaşayan insanların; sadece şarkılarla neler söylenebileceğine dair verdiği samimi bir ders. Ne kadar güzel bir ülkede yaşadığımızı hatırlamak için, bu denli zengin bir müzik geleneğinin içine doğmamıza rağmen neden kötü şarkılara prim veriyoruz diye hayıflanmak için, ama en önemlisi gururlanmak için mutlaka izleyin.
Şunu da bilin; Nezih Ünen, çok uzun süre bu film için sponsor aradı ama bulamadı. Hal böyle olunca devletin verdiği destek de devede kulak kaldı. Oysa dünya gösterimleri de dahil olmak üzere Türkiye için çok büyük faydası olacak projeleri vardı Nezih Ünen’in. İzleyin; bakalım böyle bir filmin bu kadar yalnız bırakılmasına akıl sır erdirebilecek misiniz? Filmin muhteşem şarkılarını içeren CD de piyasada.
