09 Şubat 2010 Salı

JAY JAY JOHANSON TÜRK MÜ?

JAY JAY JOHANSON TÜRK MÜ?

Elbette değil! Ama artık bizden biri, her fırsatta Türkiye’de olmaktan büyük keyif alıyor. Önümüzdeki yıl çıkaracağı farklı bir albümle bizi şaşırtacak sanatçıyla, Ghetto’daki konseri öncesinde biraz söyleştik

Yeniden gelmen bizi sevindirdi Jay Jay.
Çok teşekkür ederim. 2000’den beri neredeyse her yıl geliyorum. Beni sevenlerle buluşmak heyecan verici.

Ne yazık ki hip hop ve rock eksenli yeni dünyada farklı müzik türlerine açık bir kitle yok. Onların müzik zevkini değiştirmeyi hiç düşündünüz mü?
Aslında 2003-2004 arası Latin Amerika’da bir turne yapıp uğraştık ama istediğim gibi olmadı. Ben de Avrupa’ya dönüp müziğimi sevenlere ve anlayanlarla bir arada olmayı tercih ettim. Son iki yıldır yeni albümüm üzerine çalışıyorum ve bu kez farklı bir açıdan Amerika’yı keşfetmeye çalışıyorum. Konser turneleri ve albümlerin satışlarına odaklanmaktansa, çok revaçta olan dizi müzikleri ve televizyon reklamları üzerine girişimlerim var. Yeni çağın avantajlarını kullanmak gerek.

Yeni albümden söz etmişken, diğerlerinden farklı mı olacak? Soundtrack çalışmalar da mı var?
Şu ana kadar 13 parça kaydettik. Bir iki tane daha olacak. Kayıtlarını yaza doğru bitireceğiz ve 2011’in ilk aylarında piyasada olacak. Bu albüm daha yalın ve minimalist. Örneğin yalnızca iki şarkıda davul kullandık.Ünlü müzisyenler öldüklerinde hep bir yerlerden demo kayıtlarının olduğu kasetler ortaya çıkar ve bunlar hayranlarını daha çok heyecanlandırır. Nick Drake ve John Lennon gibi efsaneler basit ve çıplak piyano kayıtlarıyla çok seviliyorlar. Ben de üzerinde çok fazla oynanmamış ve işlenmemiş böyle bir albüm hazırlıyorum.

Daha önceki yıllarda Paris’teki modern sanat müzesi için 'Cosmodrome' adlı bir enstalasyon hazırladığınızı biliyorum. Her ne kadar dünyayı dolaşsa da biz henüz Türkiye’de göremedik. Müziğin dışında sanatla olan bağınızı kopardınız mı?
Ben müzik yapmadan önce sanat üzerine iyi bir eğitim aldım. Bu serginin ardından geçen yıl kasım ayında Moskova’da başka bir çalışmam oldu. Yağlıboya resimler, fotoğraflar ve kısa filmlerden oluşan bu çalışma haziran ayında Paris’e sergilenecek. Umarım ülkenize de getirme şansımız olur.

Her zaman dinlenebilecek eskimeyen şarkılar yapmanın formülü var mı?
İlk albümlerimde 'drum & base' tarzını çok kullandım ancak artık bu müzik zamanın gerisinde kaldı. Artık daha çok yalın işler yapmaya çalışıyorum  Belki de eskimeyen şarkılar olmasının nedeni Frank Sinatra ve Chet Baker gibi efsaneleri örnek almam olabilir. Onları birazda modernize ederek bunu başardığımı düşünebilirsiniz.

Röportaj: Emrah SakaFotoğraf: Hüseyin Özdemir
Siz de reklam vermek ister misiniz?
  • BORUSAN FİLARMONİ O.Lütfi KırdarSaat: 20.00Fiyat: 550-85 TL Tel: 0212 296 30 55
  • PALEO REMBETİKOBabylonSaat: 20.30Fiyat: 85 TL / 25 TL Tel: 0212 292 73 68
  • DAR-ÜL LOVEGarajistanbulSaat: 20.30Fiyat: 30-25-25TL Tel: 0212 292 73 68
  • HALE CANEROĞLUBeyoğlu Hayal KahvesiSaat: 22.30Fiyat: 25 TL Tel: 0212 244 25 58
  • LUVSTORYKumbaracı50Saat: 20.30Fiyat: 25 TL / 15 Tel: 0212 243 50 51