23 Aralık 2009 Çarşamba

Portecho: "Seyircimizin performansı harika"

Portecho: "Seyircimizin performansı harika"

Türkiye'de 'elektronik müzik' denilince akla gelen ilk isim Portecho. Grup üyeleri Deniz Duran ve Tan Tunçağ ile bugünkü konserleri öncesi konuştuk

Canlı performansınız birçok gruba göre çok başarılı.  Mesela sizi CD’den dinleyen biri müziğinizden çok hoşlanmasa bile, canlı dinlediğinde hayranınız oluyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Deniz: Konserleri, seyirciyle eğlenerek geçireceğimiz iki saat olarak görüyoruz. Onlara sunduğumuz bir şov gibi değil. Bu da aradaki buzların kırılmasını sağlıyor. Sahnedeyken ön taraftaki izleyicilerle şakalaşıyoruz. Konserin iyi geçmesi için grup performansı kadar, seyircinin de performansının harika olması gerekiyor. Portecho seyircisi de bu işte iyi bence.

Kimse Portecho için “başarısızlar, kötü müzik yapıyorlar” demez. Müziğinizi belli bir kesimdeki herkes beğeniyor ve takdir ediyor. Bunu neye bağlıyorsunuz ve olumlu buluyor musunuz?
Tan: Müziği kaygısızca yapıyoruz. Kendimizi tekrar etmemeye çalışıyor ve farklı etkileşimlerle besleniyoruz. Huzursuz hissedeceğimiz bir televizyon programında yer almıyoruz. Yaptığımız işi sürdürebilmek bizim için önemli.

Elektronik müzik denince Türkiye’den sizin aklınıza başka kim geliyor? Siz kimleri dinliyorsunuz?
Deniz: En son Brazzaville grubunun 'In Istanbul' albümünün prodüktörlüğünü yaptım. Bu proje için Türkiye'de sevdiğim çoğu müzisyen ve grubun bu albümde olması, onlarla beraber çalışabilme imkanını bulmak çok keyifliydi. Sarp Keskiner, Kim ki O, 123, Norrda, Kirika gibi gruplardan arkadaşlarım, hem dinlemekten hem de birlikte müzik yapmaktan zevk aldığım insanlar.
Tan: Türkiye'de sevdiğimiz grupların başında 123 var. İlk albümleri 'Aksel'i yeni çıkardılar. Albüm aynı zamanda bir illüstrasyon kitabı. 

Studio Plastico’nun klibinde çarşaflı kadın ve mini etekli kadın yan yana duruyor. Bu bir tür politik duruş mu? Sizce her müzisyenin politik bir tavrı olmalı mı?
Tan: Studio Plastico sadece bir klip, politik söylem değil. Türkiye'de her gün tanık olduğumuz ironik durumun altını çiziyor, o kadar. Her müzisyenin politik bir tavrı olması gerektiğini düşünmüyoruz. Müzik müziktir, politika da politika.
Deniz: Klipte çarşaflı olanla mini etekli olan aynı kadın. Sanırım gürültü de buradan çıkıyor. Her gün gördüğümüz şeyleri yaptığınız işe taşımak, önyargısız ve artniyetsiz olsanız da izleyiciye her zaman doğru geçmiyor. Politik bir duruştan çok parçanın sözlerinin öne çıkarılması üzerine kurulmuş bir fikirdi.

Bu gece Balans’a gelecek izleyicilere ne vaat ediyorsunuz? Neden gelsinler?
Tan: İlk çıktığında Portecho için 'hüzünlü dans müziği' demişlerdi. Bu iki farklı duyguyu aynı anda yaşamak isteyenler gelmeli.
Deniz: İstanbul giderek daha çok evde buluşulup oturulan bir yer haline geliyor. Şehir için üzücü bir durum. Bu histen kurtulmak için gelebilirler.

Röportaj: Gülüm Dağlı
Siz de reklam vermek ister misiniz?