07 Aralık 2009 Pazartesi

EVLİLİK BANA GÖRE DEĞİL

EVLİLİK BANA GÖRE DEĞİL

‘Yaprak Dökümü’ dizisinde kötü gelin Ferhunde’yi canlandıran Deniz Çakır, mantık evliliğini anlamsız buluyor. Oyuncu, “Aşkı çıkar ilişkileriyle hiçbir zaman yan yana tutamadım. Kurumsallaşmak bana göre değil” diyor

Deniz  Çakır  ‘Yaprak Dökümü’ dizisinin en çok ‘ah’ edilen kadını.  Gerçek isminden çok, Ferhunde diye hitap ediliyor. Böyle anılmak istemese de, karaktere hayat vermekten mutlu. Ferhunde’nin en çok, renkli oluşunu seviyor. Bomboş iyi karakteri oynamaktansa derinliği olan kötü karakter oynamayı tercih ediyor. Birçok insanın imrenebileceği bir hayatı olduğunu düşünüyor. Yeni filmi ‘40’ henüz vizyona girmese de, tiyatrosuyla oyunculuğundan söz ettiriyor.

Dört senedir kötü karakteri oynuyorsunuz, sıkılmadınız mı?
 Ferhunde’nin bir günü bir gününü tutmuyor.  Hâlâ senaryo geldiğinde sürprizleri olan bir rol. Sıkılmıyorum çünkü dizinin en komik karakteri. 

Ferhunde’nin en çok neyini seviyorsunuz?
 Çok renkli bir karakter. Ferhunde’den her şey olur. Konsomatris de olur, anne de olur. 

Siz de Ferhunde gibi  baskın bir karakter misiniz?
 Durumlara hakim olmayı severim. Korumacı, anaç bir tarafım vardır.

Dizi finale yaklaşırken Ferhunde mutlu sona ulaşacak mı?
 Ferhunde çoktan mutlu olurdu. Ama arayışı, kafa karışıklıkları hiç bitmiyor. Ferhunde’nin hayatında  tamamlanmış hiçbir şey yok.

Peki sizin hayatınızda yarım kalmış şeyler var mı?
Eskiden çok geriye dönük yaşardım. Ama yol almak istiyorsan önüne bakman gerekiyor bunu öğrendim. Bir ara kötümser bakış açısına sahiptim ama şimdi görüyorum ki, birçok insanın imrenebileceği bir hayatım var. 

En son oynadığınız filminiz ‘40’ nasıl bir film?
 Farklı yapıdaki ve farklı dinamizmdeki üç karakterin bir çanta etrafında dönen İstanbul macerası.  Filmde matematiksel yaşayan ve numerolojiye takmış bir hemşireyi oynuyorum.

Sizin takıntılarınız var mı? 
 Rolü çalışırken numaralar beni çok ilgilendirdi, araştırdım ve mantıklı sonuçlar buldum. Mesela her ismin bir sayısı var. O sayıların anlamlarını araştırdığında senin hayatına oturan şeyler çıkıyor. 

Sizin sayınız kaç?
 Benim sayım sekiz. 

Sekizin anlamı nedir?
 Sorumluluk sahibi, hayatta hep bir sonrasını düşünen ve kaygılarıyla yaşayan, kafası karışık tam bir İstanbul insanı. Bu kargaşaya kendini adapte edebilen, maddiyatçı biri. 

Ferhunde kötü karakteri oynamasının yanında hep aldatan kadındı. Siz hiç aldattınız mı?
Kimseyi aldatmadım, aldatılmadım da sanırım. Ben her şey tam olduğunda mutlu oluyorum. Zor ama o insanı bulduğum zaman onunla birlikte uzun süre zaman geçirebiliyorum.

 Aşk evliliği mi, mantık evliliği mi?
 Aşk mantık üzerine kurulu bir şey değil. Mantık evliliğini anlamsız buluyorum. Dünyaya bir kere geliyorum ve duygularımla yaşayacağım. Kendimi küllerimden doğurabilirim. Ayaklarımın üstünde durup mantığımla değil duygularımla hareket ederek kendimi mutlu ederim. Aşkı çıkar ilişkileriyle hiçbir zaman yan yana tutamadım. Diğer insanlara göre daha fazla tökezledim ama bu asla vazgeçebileceğim bir duygu değil. 

‘BİZ BİRBİRİMİZE AŞIĞIZ’
Uzun süredir Nihat Altuğ ile güzel giden bir ilişkiniz var. Basından uzak durmayı nasıl başarıyorsunuz?
Ortada saklanan bir şey yok.  Göz önünde olduğunuz zaman sizi çarpıtıp başka yerlere çekebiliyorlar. Oysa ki aşk çok naif, çok kırılgan bir duygu. Onu birazcık saklamak, korumak gerek. Aşk iki kişilik bir şey ve ne gerek var herkesle paylaşmaya? Biz birbirimize aşığız. Başkalarına afişe etmek çok doğru bir şey değil. Görülürsek görünürüz bu yanlış değil. Ama bu daha keyifli daha kendimize özeliz.

Neler yapıyorsunuz?
 Daha çok sosyal şeyler yapıyoruz. Magazinin gelip gideceği yerler pek ilgimizi çekmiyor. Tiyatroya, sinemaya gidiyoruz. Biz her şeyi birlikte yapmaktan çok keyif alıyoruz. Ama bunu insanlarla paylaşmak gibi bir derdimiz yok. Bu hayata bir kere geliyoruz. Kendimiz için yaşamamız gerek. Başkaları için bir şeyler yaptığımız noktada biz olmaktan çıkarız. Biz böyle mutluyuz.

Yakınlarda evlilik var mı?
 Hayat. Gelecekle ilgili çok büyük cümleler kurmamak gerek, hayat bize ne sunarsa. Benim kurumsal şeylere karşı çok büyük bir ilgim yok. Kurumsallaşmak da çok bana göre değil. Her şey imza değil, hayat, duygularımız bizi nereye götürürse. 

Oyunculuk konusunda birbirinize yardım ediyor musunuz?
 Tabii ki eleştiriyoruz birbirimizi. Yardımcı olmaya çalışıyoruz. Meslektaş olmak bu anlamda birbirimize faydalı bir şey.

Röportaj: Sejda OlcaşFotoğraflar: Bünyamin Aygün
Siz de reklam vermek ister misiniz?
  • LOKAL ANESTEZİBabylonSaat: 20.30Fiyat: 20 TL / 15 TL Tel: 0212 292 73 68
  • İLHAN ŞEŞEN LIVECaddebostan Kültür MerkeziSaat: 21.00Fiyat: 30 TL Tel: 0216 467 36 00
  • BOMBAGarajistanbulSaat: 19.00Fiyat: 19.00 Tel: 0212 292 73 68
  • PIAZZOLLA PROJECTBeyoğlu Hayal KahvesiSaat: 22.30Fiyat: 25 TL Tel: 0212 244 25 58
  • ALTIDAN SONRA TİYATROKumbaracı50Saat: 20.30Fiyat: 30 TL / 20 TL Tel: 0212 243 50 51