27 Kasım 2009 Cuma

Günde 6 saat sıkı eğitim!

Günde 6 saat sıkı eğitim!

Cem Yılmaz'ın, genç müzisyenlere burs sağlamak amacıyla 9 Şubat'taki özel konserde Borusan Filarmoni Orkestrası'na konuk şef olması, beraberinde 'sorular'ı da getirdi: "Orkestraşefliği nasıl bir iştir?", "Herkes yapabilir mi?"

Sorular uzayıp gidiyor. Biz de, Borusan Holding'in 2006'dan bu yana yürüttüğü "Konuk Şef" projesi kapsamında daha önce Ahmet Kocabıyık, Rahmi Koç ve Bülent Eczacıbaşı'nı son olarak da Cem Yılmaz'ı yönetecekleri konsere hazırlayan Borusan Filarmoni Orkestrası'nın Onursal Şefi Gürer Aykal ile konuştuk. Orkestra şefliği ve 'konuk şefler' hakkında merak ettiklerimizi sorduk... 

Pek çok kişi, orkestra şefinin aslında tam olarak ne yaptığını bilmez. Aslında kimdir orkestra şefi? Eline değneği alıp orkestranın önüne geçmeden önce hangi eğitimlerden geçer?
Bir orkestra şefinin mutlaka iyi kulağı olmalı. Ayrıca bir enstrümanı profesyonel biçimde çalabilecek eğitimden geçmesi gerekir. Bu düzeye gelen sanatçı, bu kez bestecileri anlayabilmek, kavrayabilmek için bestecilik eğitimi de almalıdır. Bir orkestra şefinin başarısı, yöneteceği eserin bestecisini en iyi biçimde algılayabilmesi, onu kendi vücuduna katacak kadar çalışması ve ardından onu orkestraya çaldırmasıdır. Yani yorum dediğimiz şey de buraya geliyor.
Orkestra şefinin sağ elinde tuttuğu değnekle ilgili teknik dersleri vardır. Bu teknik dersler dünya ölçüsündedir. Yani burada yaptığınız hareketleri Tanzanya’daki orkestracılar da aynı şekilde algılayabilmeli. Onun eğitimini de çok iyi almalıdır. Nasıl ki dişinizi fırçalarken düşünmeden hareket edersiniz, orkestra şefinin sağ eli de bu kadar doğal olmak zorundadır. 

Kaç yıllık bir eğitim bu?
Bir orkestra şefinin eğitimi, ilkokuldan sonra en az 14-15 yıl sürer. Belki bunun için fazla orkestra şefi yok. İnsanlar bunu göze alamıyorlar. 

Niye bizde  çok basit bir işmiş gibi algılanıyor?
Yalnız Türkiye’de değil bu. Amerika’da da orkestra şefini, orkestranın önünde elini kolunu sallayan biri olarak görüyorlar. Zaten orkestra üyeleri iki üniversite bitirmiş, konuyu çok iyi bilen insanlar, önlerinde de notaları var, dolayısıyla şefe gerek yok diye düşünüyor insanlar. Evet bu orkestracılar ikişer akademi bitirmiş ve o çalınan eserleri de son derece iyi biliyor olabilirler. Ama her orkestra şefi sayesinde eser, bambaşka tatlarla çalınır. Şunu unutmayalım; orkestra şefleri olmazsa müzik hep tekdüze olur, hep aynı şekilde çalınır; son derece çekilmez bir şey olur. 

Şefin görevi bu kadar zorluyken nasıl bir çalışma programı uyguluyorsunuz konuk şeflere? Kişiye özel  çalışma metodları mı kullandınız?
Ahmet Kocabıyık, Rahmi Koç, Bülent Eczacıbaşı; üçü de ayrı yönlerden müziği kavradılar. “Onların kavradıklara yola en kolay nasıl ulaşırım” diyerek hareket ettim. Ben yalnız Türkiye’de değil yurtdışında da birçok üniversitede orkestra dersi verdim. Dolayısıyla ben bunu çok çabuk algılayabiliyorum ve kısadan gösterebiliyorum. 

Cem Yılmaz’a nasıl bir metod uygulamaya karar verdiniz?
Vücuduyla müzik çok bağımlı. Müzik onun vücudunu belirli yerlere, belirli hareketlere götürebiliyor. Ben bu hareketlerin orkestraya yardımcı olan taraflarını düzelteceğim. Haftada iki kez bir araya gelip çalışacağız. Nasıl hareket edeceğini, nasıl yaparsa müziği çıkaracağını, üstünde anlaştığımız eserlerde öğreteceğim.

Peki şefin değneği?
Hemen değneği verdik kendisine. Değneği konsere kadar elinde günde en azından 5-6 saat tutması gerektiğini söylüyorum. Çünkü onunla bütünleşmesi gerekiyor. Vücudunun bir parçası gibi, bir tenisçinin raketle uyumu gibi olmalı. O uyum olmazsa olmaz, o devinimleri yapamaz. 

Eser seçimini karşınızdaki kişiye göre mi belirliyorsunuz?
Nedir bildiği, onu araştırıyorum önce. Mesela mırıldanıyoruz bildiği eserleri. Böylece beyninde olan müzikleri dışarı çıkarıyorum. Neler onun içinde anlamış oluyorum. Bu bayağı bir seyir defteri gibi oluyor benim için. Böylelikle çalınacak eserleri de kolaylıkla çıkarabiliyorum.

Çalıştırdığınız ismin sıfır müzik kulağı olsaydı ne yapacaktınız?
O zaman olmazdı. Ben yapamayacağım derdim. Kulaksız bir kişinin orada bir şey yapabilmesine imkan yok.

Cem Yılmaz'ın seçilmesinin nedeni nedir?
Ben onu bilmiyorum. Ben kurumuma “Kulağı olması, şu olması lazım falan” de-rim. Önce ben bir denerim, ondan sonra kurumuma olabileceğini söylerim. Kurum da bundan sonra gazetecilere açıklama yapar. 

Başka isimlerle çalıştınız ve olmadı mı?
Onu söyleyemem.

Cem Yılmaz ile orkestra üyelerinin iletişimi nasıl? Ya o gece gülecekleri tutarsa?
Provalarda gülüyorlar zaten. Provalar ve konser neşeli geçecek. Bu arada  Cem Yılmaz da gülüyor. Kendi hatasını kabullenebilen ve öne koyan biri. Çok eğlenceli geçiyor provalar. Üyeler hayret ediyorlar, çok çabuk kavramasına.

"En çok Bülent Eczacıbaşı'ndan etkilendik!"
Bugüne kadar çalıştığınız isimlerden hangisini daha başarılı buldunuz?
Bu projede çalıştığım dört isim arasından bizi en çok Bülent Eczacıbaşı etkiledi.
Bizi şaşırtacak kadar çabuk ve iyiydi. Hatta ben "Bülentçim biraz daha gidersek benim ekmek de gidiyor" dedim. Çok yetenekli, çok disiplinli bir beyin.

"Orkestranın beni görebileceği şekilde oturuyorum!"
Diyelim ki konser sırasında yanlış bir hareket yaptı. Orkestra bozuluyor. O durumda bir B planınız var mı? Nasıl toparlanacak orkestra?
Ben orkestranın beni görebileceği şekilde oturuyorum. Oturduğum yerden bir el hareketiyle orkestrayı, izleyicilerin çoğunun anlamayacağı biçimde, düzeltme olanağım var. Gerçi buna gerek olmuyor. Ama benim orada olmam, orkestrayı yöneten için de bir güvence oluyor.

RÖPORTAJ: Yasemin Bay
Siz de reklam vermek ister misiniz?
  • SEZEN & AJDA PARTİSİ (KONSER)Life RoofSaat: 21:00Fiyat: 15 TL Tel: 0212 293 66 15
  • BEDÜK FATTISH (KONSER)IndigoSaat: 23:00Fiyat: 35 TL / 25 TL Tel: 0212 244 85 67
  • GECE YOLCULARI (KONSER)Balans Jolly JokerSaat: 21.00Fiyat: 25 TL Tel: 0212 251 77 62
  • SEVİMLİ PERİLER (TİYATRO)Alkış Bomonti SahnesiSaat: 15.30Fiyat: 20 TL Tel: 0212 246 48 16
  • HAYAT BAYRAM OLSA (PARTİ)Studio Live TechnikSaat: 21.30Fiyat: 15 TL Tel: 0212 244 77 12