VİZE SIKINTISI MÜZİĞİ BESLEDİ
Önder Focan’ın son albümü '36 mm Biometric' hem sitemkar hem de esprili. Dokuz besteden oluşan çalışmada her parçanın bir hikayesi var. Focan'la Nardis'teki konseri öncesi buluştuk
Türkiye’nin önde gelen caz gitaristlerinden Önder Focan’ın 12. albüm kaydı '36 mm Biometric'te Focan’a, Şenova Ülker, Engin Recepoğulları, Hakan Çimenot, Erdal Akyol ve Ediz Hafızoğlu eşlik ediyor. Albümde yer alan parçaların hepsinin bir hikayesi var. Kapağından, içeriğine kadar hayatın içinden konulara dokunuyor.
Albümün ismi nereden geliyor?
Bu, vize için gerekli olan fotoğraf normu! Nereden çıktı derseniz; tüm belgelerimi tamamlayıp gittiğim bir vize başvurusu sırasında... Bana, her şeyim tamam olduğu halde fotoğrafımın 32 mm olduğunu, bunun kendi formatlarına uymadığını, 36 mm ve 'biometric' standartta olacak şekilde fotoğraf çektirmem gerektiğini söylediler. Sonra da “şu fotoğçı çekiyor, oraya gidin” dediler. Ben de gittim fotoğrafı çektirdim, hallettim... Ancak eve döndüğümde doğal olarak sinirliydim ve o ruh haliyle bir parça yazdım. Adını '36 mm Biometric' koydum. Sonra böyle bir hikayenin albüme ismini vermesi gerektiği kanısına vardım. Albümde her şarkının bir hikayesi var ama bu herkesi ilgilendiren bir konu!
Diğer şarkıların hikayeleri neler?
'Kısmet', albümün yazılmış son şarkısı. Aranjmanla besteyi birlikte götürdüğüm bir parça. Soyadı Kısmet olan bir arkadaşıma ithafen yazdım. Onun hakkında duyduğum iyiliğiyle ilgili bir hikaye üzerine... Ruby, Florine ve Brad Mehldau adlı arkadaşlarımın ortanca çocuklarının adı. İstanbul’da ve Ankara konser seyahati sırasında iyi anlaştık. Ona 'Fış Fış Kayıkçı'yı öğrettim, hatta bu parçanın sonunda da onun melodisi yer alıyor!
Albümün, diğer albümlerinizden farkı parçaların hikayeleri mi?
Asıl önemli farkı, müzikle ilgili. Son derece karmaşık müzikal fikirlerin gerçeğe dönüştüğü bir albüm bu. Bu albümde benim üç nefesli için yazdığım düzenlemeler var. Yani parçaların tümünü trompet, tenor saksofon, trombon ve gitar, bas ve davuldan oluşan altılıya göre düzenledim. Önder Focan’ın bir gitarist değil de besteci ve aranjör albümü yani bu. Aynı zamanda enstrüman doğaçlayan solist sayısını az ve soloların uzunluklarını kısa tuttuk.
TÜRK KADINLARI CAZSEVER
Caza ilgide bir artış veya düşüş gözlemleyebiliyor musunuz?
Dünyada cazın dinleyici kaybı var. Türkiye adına konuşmayayım ama, İstanbul’da daha farklı canlı bir hava var. Genç gruplar çıkıyor ve kendi dinleyicilerini gertiriyorlar. Kendilerinden önceki neslin müzisyenleriyle birlikte de çalıyorlar. Türkiye’de genç nüfus yoğun ya, aynı durumu ben cazın dinleyici kitlesinde de görüyorum. Kısa zaman önce Berlin’de bir caz kulübe gittim, yaş ortalaması 50 yaş üzeri erkeklerden oluşuyordu. Burada ise yaş ortalaması 30 civarı. Kadın oranı oldukça fazla olduğu bir dinleyici kitlesiyle karşı karşıyayız.
Kadın oranının fazla olmasının sağladığı bir avantaj var mı?
Tabii! Oranının fazla olması önemli, bunun müziğe katkısı oluyor.
Sizi en yakın zamanda nerede dinleyebiliriz?
25 Aralık Cuma günü Nardis’te. Bir de Bursa’da bir konserimiz olacak, o da 16 Aralık Çarşamba günü Nilüfer Kültür Merkezi’nde.







